
* Yerel Yönetimler Özerklik Yasası: Yerel Yönetimler Özerklik Yasası bağlamında yetkiyi yerele veren, yerelde demokrasiyi inşa eden düzenleme artık elzemdir. Türkiye, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na şerhini kaldırmalı.
* Demokratik Sivil Toplum Yasası: Kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç var. Toplumun kendini özgürce örgütlemesi son derece önemli. DTK de bu yasa üzerinde bir tartışma ve çalışma yürütmeli; ‘sivil toplumun parlamentosu’ olarak çalışmalı.
İmralı’da HDP-HDP heyeti ile görüşen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, AKP Hükümeti’ni “çözüm süreci”ne ilişkin henüz yasal düzenleme yapmamasını eleştirdiği ve Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ile Demokratik Sivil Toplum Yasası önerilerinde bulunduğu öğrenildi. DTK ve HDP ile ilgili görüşlerini ifade eden Öcalan, KDP’ye de ‘hendek’ konusunda tepki gösterdi. Öcalan, Cumhurbaşkanlığı seçimi için de öneride bulundu.
BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, BDP-HDP heyeti olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile önceki gün yaptıkları görüşmenin ayrıntılarını ANF’ye anlattı. Baluken, Öcalan’ın hem sağlığı hem de moralinin iyi olduğunu gözlemlediklerini söyledi.
Devlet ile iki görüşme
Baluken, toplantıya Heyet olarak yaptıkları aktarımlarla başlandığını ifade ederek, Öcalan’ın son dönemde devlet heyetiyle iki görüşme yaptığını açıkladı. Baluken, şunları söyledi: “Önce tüm toplantılarda olduğu gibi bizim aktarımlarımız oldu. Biliyorsunuz, Kandil’de KCK yetkilileriyle, Ankara’da da hükümet yetkilileriyle görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerle ilgili Sayın Öcalan’a aktarımlarda bulunduk. Yine seçim sonuçlarıyla ilgili ortaya çıkan tabloya dair aktarımlarımız oldu. Bunlardan sonra da kendi gündemini işletti. Daha önce devlet heyetiyle iki toplantı yaptığını, iki gündemin de önemli olduğunu, bu nedenle dikkatli notlar almamız gerektiğini söyledi.”
Seçimlerdeki eksiklikler
Baluken, Öcalan’ın seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandığını aktardı: “Seçimlerde özellikle tüm baskılara, engellere ve seçim sonrasındaki hilelere rağmen halkımızın kararlı iradesinin ortaya çıkardığı sonuç önemlidir. Bunun örgütlü siyasi yapılarca doğru değerlendirilmesi gerekiyor. Tabii beklenti daha büyüktü. BDP’nin, HDP’nin örgütlü yapıları daha büyük beklentiyi açığa çıkarmada yetersizlikler gösterdi. Önümüzdeki dönemde bunların masaya yatırılarak gerekli tedbirlerin alınması konusunda yeniden yapılanma süreci de önemli. AKP’nin seçim hilelerine başvurması kabul edilemez; demokratik siyaseti öngören çözüm sürecine denk düşen bir yaklaşım değildir.”
Milletvekillerinin HDP’ye geçişi
Baluken, BDP’li milletvekillerinin HDP’ye geçişi hakkında da Öcalan’ın görüşlerini aktardı. Öcalan’ın HDP ile ilgili taban düzeyinde parti organlarında yürüyen tartışmaları sorduğunu; bunların ne düzeyde olduğunu ve nasıl tartışıldığını öğrenmek istediğini belirten İdris Baluken, şunları aktardı: “HDP projesinin çok önemli stratejik proje olduğunu ifade etti. Hem Kürt ilkel milliyetçi çevreler hem de bazı Türk sol gruplarının ve sahte aydınların HDP projesinden rahatsız olduğunu kendisinin de takip ettiğini söyledi. Ancak HDP’nin stratejik hamle olarak halka anlatılmasının gerektiğini, emekçiler için stratejik anlamda dostluk hamlesi olduğunu ifade etti. Sorunu kişiye indirgemek ya da BDP’nin bölgeden uzaklaştığını düşünmenin yanlış bulduğunu söyledi ve bu eleştirileri yapanlara demokratik ulus çözümlemesini defalarca okumasını önerdi.”
HDP kararlı devam etmeli
Baluken, Öcalan’ın “HDP kararlı bir şekilde yoluna devam etmeli” dediğini ve saldırılara karşı öz savunma çalışması önerdiğini ifade etti: “Sayın Öcalan özellikle devletin de başından beri HDP’ye yönelik engellemelerinin olduğunu, seçimlerde HDP’ye yönelik çok ciddi ırkçı linçler olduğunu, bunun kabul edilemez olduğunu, bundan sonra bu tavrın ortaya konması durumunda farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini söyledi. Çözüm sürecinin demokratik siyasete alan açan ruhuyla HDP’ye saldırıların bağdaşmadığını, dolayısıyla HDP’yi sahiplenme noktasında tüm halkın da duyarlı olması gerektiğini ifade etti. HDP’nin de saldırı, linç olaylarına karşı kendi öz savunmasını öngörecek şekilde politik çalışmalarına ağırlık vermesi gerektiğini belirtti.”
Dışarıya mektuplar
Baluken, Öcalan’ın dışarıya bazı bildiri ve mektuplar hazırladığını söyledi. Baluken, şöyle izah etti: “BDP Kongresi için 4 sayfalık mektup, HDP Kongresi için 4 sayfalık mektup, 1 Mayıs için 2 sayfalık mesaj, Demokratik İslam Kongresi’nde okunmak üzere 6 sayfalık mesaj yazdığını ifade etti. Yine KCK Yürütme Konseyi’ne bir mektup kaleme aldığını; ancak bu mektubun henüz bitmediğini söyledi. KCK’ye yazdığı mektubun büyük ihtimalle 17-18 sayfalık olacağını ve iletilmek üzere yakında heyete ulaştıracağını açıkladı. Ayrıca Sayın Öcalan cezaevindeki bir kadın arkadaşa da 1 sayfalık mektup gönderdiğini ve uzun süreden sonra ilk kez Şakran Cezaevi’nden Nesrin Akgül şahsında tüm kadınlara yazdığını açıkladı. Bu mektubu da Pervin Hanım (Buldan) en kısa zamanda ulaştıracak.”
Hükümete öneri ve eleştiriler
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Öcalan’ın Türk Hükümeti’ne yönelik eleştiri ve önerilerini de şöyle aktardı: “Sayın Öcalan, Türk Hükümeti’nin Kürt meselesinin çözümüne yönelik bugüne kadar yasal düzenlemeler yapmamış olmasını eleştirdi. Kürt meselesinin çözümü için önemli olan bazı hususların mutlaka yasalaşması gerektiğini söyledi. Bunlardan bir tanesinin Yerel Yönetimler Özerklik Yasası, diğerinin de Demokratik Sivil Toplum Yasası olduğunu ifade etti. Yerel Yönetimler Özerklik Yasası bağlamında yetkiyi yerele veren, yerelde demokrasiyi inşa eden düzenlemenin artık elzem olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na şerhini kaldırması gerektiğini söyledi. Bunun tüm kamuoyuna anlatılmasının da önemli olduğunu, bu tarz idari reform süreçlerinin bütün Avrupa’da, dünyada tamamlandığını ama Türkiye’nin bunu başaramadığını ifade etti. Fransa örneğini verdi. İtalya’nın 21, İspanya’nın 17 özerk bölgeden oluştuğunu; Almanya’nın 16 federe bölgesi olduğunu; İngiltere’de 4 özerk bölge, Amerika’da 51 özerk eyalet, Rusya’da 81 özel birliğin olduğunu vurguladı. ‘Türkiye madem Avrupa’yı, Batı’yı taklit ediyorsa, reformlar konusunda niye ağırdan alıyor, cesur davranmıyor’ eleştirisini yaptı. Bütün bu ülkelerde idari sistemle ilgili yapılan reformların Türkiye’de hala yapılmamış olmasını, hala cesurca tartışılmıyor olmasını eleştirdi. Fransa’da reform yapılırken kullanılan ‘Fransa’nın kuruluşunda Fransa’nın bütünlüğü için merkeziyetçilik ne kadar gerekliyse, şimdi ise sürdürülmesi o kadar gereksiz ve sakıncalıdır’ tespitini hatırlattı. Bunun Türkiye için de güncel olarak geçerli olduğunu ifade etti.”
DTK nasıl çalışacak?
Öcalan’ın, Demokratik Sivil Toplum Yasası ile ilgili olarak kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirttiğini söyleyen Baluken, “Toplumun kendini özgürce örgütlemesinin son derece önemli olduğunu söyledi. DTK’nin de sivil toplum ihtiyacını karşılayacak bu yasa üzerinde bir tartışma ve çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Sayın Öcalan DTK’nin ‘sivil toplumun parlamentosu’ olarak çalışması gerektiğini ifade etti” diye konuştu.
Gündemde olmayan konu
Baluken, ‘silahlı güçlerin geri dönüşü’ hakkında özel bir gündemin olmadığını açıklayarak, “Nihai hedefinde tabii silahlı güçlerin geri dönüşü var ama toplantı esnasında çok konuşmadık. Dışarıya vereceğimiz mesajı yazdırırken belirtti, ancak toplantının içeriğinde ayrıntılı şekilde geri dönüş yasasıyla ilgili gündemi çok konuşmadık” dedi.
Hasta tutsaklar beklentisi
İdris Baluken, Öcalan’ın ‘KCK davası’nda yargılananların bazılarının tahliye edilmesiyle ilgili olarak ise şunları ifade ettiğini söyledi: “Onlar zaten rehine pozisyonundaydı. Bırakılmaları bu pozisyonun sona ermesi açısından önemlidir. Ancak hala cezaevlerinde olan siyasi tutsaklarla ilgili önümüzdeki günlerde bazı gelişmelerin, daha önemli gelişmelerin olması gerekiyor. Yine hasta tutsaklarla ilgili de hükümetin hızla bazı adımlar atması beklentisi içindeyim.”
Rojava ile ilgili sorular
Baluken, Öcalan ile Rojava gündemini de konuştuklarını şöyle anlattı: “Rojava’daki durumu öncelikle bize sordu. Kobanê’ye yapılan saldırılar ve oradaki direniş düzeyinin ne olduğunu sordu. Biz de bu konuyla ilgili hem Heyetimizdeki bilgileri hem de KCK yetkilileriyle yapmış olduğumuz toplantıdaki bazı konuları kendisine aktardık. Rojava’daki saldırlar konusunda İran, Türkiye ve Suriye rejiminin rolünü özellikle sordu. Kobanê’deki direnişin ve bütün Rojava’daki direnişin; oradaki kazanımları boğmaya çalışan bu saldırıların halk tarafından püskürtülmesinin önemli olduğunu ifade etti. Rojava halkına selamlarını iletti.”
Hendekçilerin rezilliği
Öcalan’ın KDP tarafından Rojava sınırında kazılan hendeklere de sert tepki gösterdi. Baluken, Öcalan’ın tepkisini şöyle dile getirdi: “Sayın Öcalan hendek kazma işiyle kimsenin sonuca ulaşamayacağını ve hendek kazmanın kendini rezil etme dışında bir işe yaramayacağını ifade etti. Hem KDP’ye hem de Türkiye’ye eleştirileri oldu. ‘Türkiye’nin özellikle Rojava politikasında bazı değişikliklere gitmesi gerekiyor; beklentim budur’ dedi. Sınır kapılarının açılmasıyla ilgili bazı adımların hızla hayata geçirilmesiyle ilgili gelişmelerin olması gerektiğini söyledi. Rojava politikasıyla ilgili bazı gelişmelerin olabileceğini, bunu beklediğini söyledi. KDP’nin de AKP ile birlikte hareket ettiğini ifade etti.”
Cumhurbaşkanlığı adaylığı
Baluken, Öcalan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili mesajını da şöyle aktardı: “Cumhurbaşkanlığı seçimi önemli. HDP’nin kendi potansiyelini önemsemesi ve bu potansiyeli birleştirecek şekilde kendi adayıyla seçime girmesi önemlidir. Yerel yönetimler seçiminde ortaya çıkan düzeyi çok aşan bir başarı yakalanabilir. Tüm emekçi halkları kucaklayacak etkili bir aday etrafında bu çalışmanın yürütülmesi gerekiyor. Ortaya çıkacak sonuçlar siyasal, sosyal anlamda bireysel ya da örgütsel hakların elde edilmesinde önemli katkılar sunacak. Kendi adayımız etrafında buluşup oyları çoğaltacağız.”
Görüşmeden sonra yazılı açıklama
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda görüşen BDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP Müzakere ve Çözüm Sürecinden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder, görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yaptı.
Heyetin yaptığı yazılı açıklama ise şöyle: “Heyetimiz bugün (cumartesi) İmralı Adası’nda Sayın Öcalan’la üç saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Sayın Öcalan, öncelikle 30 Mart yerel yönetimler seçiminde seçim süreci boyunca katkı sağlayan, destek sunan, çalışmalarda aktif rol alan tüm halkımıza teşekkür ettiğini ifade etti. Seçim öncesi ve seçim döneminde ortaya konan tüm baskılara, engellemelere ve başvurulan seçim hilelerine rağmen halkımızın kararlı iradesiyle ortaya çıkan sonucun önemli olduğunu, bu sonucun demokratik siyaset zemini ve sağladığı imkanlar bakımından örgütlü siyasal kurumlar tarafından doğru değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
1 Mayıs’la ilgili bütün Türkiye emekçilerinin 1 Mayıs emek ve direniş bayramını selamladı. Emek mücadelesi başta olmak üzere bütün demokratik hak mücadelelerinde HDP’nin toplumsal muhalefet alanlarının tamamında örgütsel öncü ve birleştirici işlevinin tarihsel olduğunu belirtti. 1 Mayıs emek bayramına yönelik Türkiye emekçilerine daha kapsamlı bir mektup yazdığını ve bu mektubu 1 Mayıs’tan önce Türkiye emekçilerine ulaştırılmak üzere ileteceğini ifade etti.
Öcalan’ın süreçle ilgili mesajı: Dönem karakter değiştiriyor. Her an derinlikli çözüm imkanları da, çatışma olasılıkları da devrededir. Özellikle hükümetin atacağı adımlar çatışma olasılığını ortadan kaldıracağı gibi çözümü de yeni formatta derinleştirerek geliştirebilir. Çok zorlanmama rağmen süreci bugüne taşımaktan pişman değilim. Hatta çok önemli buluyorum. Süreç Türkiye’nin derinlikli, dışa açılımcı, demokratik hamlesine en önemli katkıyı sunacak bir yetkinliktedir. Tüm tarafları bu temelde üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyorum. Eğer siyasi iktidar silahlı güçlerin topluma dönüş yapmasını istiyorsa gereken yasal çalışmaları hızla hayata geçirmek zorundadır. Dönüş yasası dahil olmak üzere tüm yasal düzenlemelerin biran önce yapılması tarihi önemdedir.”
ALİ BARIŞ KURT/ANF/ANKARA