Kürdistan’da aylardır devam eden işgal operasyonları ve yıkım ardından “Master Planı”nın diğer uygulamalarını devreye koyan AKP hükümeti, yasal düzenlemeleri de plana uyarlıyor. İlk bölümü 13 Nisan Çarşamba günü Genel Kurul’dan geçen “torba kanunun” ikinci bölümü muhalefetin eleştirilerine rağmen önceki gece Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Kanunla, özellikle Amed’in Sur ilçesinde itirazlara rağmen hükümetin ısrar ettiği inşanın yasal altyapısı da oluşturuldu. Yasaya göre göre, “Kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; yapı ve altyapısı hasarlı alanlar Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak” kararlaştırılabilecek. Riskli alan kararına karşı Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilecek. Uygulama işlemleri üzerine ise riskli alan kararına karşı dava açılamayacak.

Sur’da 16, Amed’in Yenişehir ilçesinde ise 2 mahalle olmak üzere 18 mahalle için acele kamulaştırma kararı alınmıştı. Diyarbakır Barosu, acele kamulaştırma kararının mülkiyet hakkını ağır bir şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle kararı Danıştay’a götürmüştü. Amed’de bugün ise Sur’a el koymaya karşı HDP, DBP, KJA, DTK, DEM-GENÇ öncülüğünde Amed il binası önünde eşbaşkanların da katılacağı bir miting düzenlenecek. 

AKP’nin Kürdistan’da devreye koyduğu savaşla birlikte yakıp, yıkılan kentlere dönük işgal kararı ilk olarak Ocak 2016’da alındı. Binlerce dönümlük alanın hazine adına tescil edilmek üzere İçişleri Bakanlığı‘nca “acele kamulaştırma” adı altında gasp edilmesi için harekete geçildi. Yasak süresince yakılıp yıkılan Sur’da 6 bin 300 parsel için 25 Mart tarihinde “acele kamulaştırma” kararı alındı. Aynı gün Silopi’de de çok sayıda parsele ilişkin gasp kararı alındı. Tepkilere rağmen Hakkari, Mardin, Amed ve Şırnak’ta yaklaşık 120 bin metrekareye yakın alanda “acele kamulaştırılması” kararı Resmi Gazetede yayınlandı. 

Katliam ve tutuklamalarla yetinmeyen AKP hükümeti, Kürt işverenlerin mallarına da göz dikti. Yapılacak düzenlemeyle birçok şirkete el koymanın önü de açıldı. ’Terörizmin finansmanının önlenmesi’ başlığı altında Maliye Bakanı’na yeni bir yetki verildi. Buna göre ‘Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da sayılan işlemler, bir şahsın mal varlığını aklama veya terörü finanse etme suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’na şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara aktarmak amacıyla yedi iş günü süreyle askıya alınabilecek.

Kanunla 15 bin polis ve 2 bin 610 sosyal güvenlik denetmeni kadrosu açılacak. 

Torba Yasa, İstanbul ekosistemine öldürücü bir darbe vurmasına kesin gözüyle bakılan Kanal İstanbul’a da yasal statü kazandırdı.  


 HABER MERKEZİ