Çocuk istismarlarının önlenebilmesi ve cezaların caydırıcı nitelik kazanması için çeşitli çalışmalar yapan Diyarbakır Barosu üyesi Avukat Gazal Bayram Koluman, çocukların haklarını ele alan yasalara değindi.
Çocuk evlilikleri arttı
TCK'nın 103'ncü maddesinde çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarını önlemek amacıyla, 'herhangi bir gerekçe istenmeden çocuğun cinsel istismara uğramış olduğunun kabul edileceği' hususunu içerik olarak desteklediklerini, gerçekten uygulandığı takdirde bir nebze de olsa çocukların uğradıkları cinsel istismar vakalarının önlenebileceğini dile getirdi.
Ancak 103'ncü madde aksine, 104'ncü maddede yer alan "Reşit olmayanla cinsel ilişki" çocuk yaştaki evliliklerin yolunu açtığını belirten Koluman, cinsel istismar vakaları hakkındaki yasalar arasında büyük çelişki olduğuna dikkat çekti. Reşit olmayan ve 15 yaş altı çocukların evlendirilmesinin yasal olarak önünün açılmasını değerlendiren Koluman, "18 yaşın altında olan çocukların kanunda, anne baba rızasıyla, hakim önünde evlilik izni alınabiliyor. Bu yasayla birlikte, çocuk evliliğinde rakamlar ciddi oranda arttı. Bir an önce 18 yaş altı çocukların evlenmesine onay veren her türlü yasanın kaldırılması gerekiyor. Çocuk gelin kavramı da ancak bu şekilde ortadan kaldırılabilir" dedi.
Bakanlığın verileri yok!
TCK'nın 104'ncü maddesinin yarattığı cinsel istismar vakaları ile ilgili, Adalet Bakanlığından veriler istediklerini dile getiren Koluman, ancak "herhangi bir istatistiki veri bulunmadığı" şeklinde kendilerine bilgi verildiğini aktardı. İlgili bakanlığın dahi elinde çocuklara yönelik cinsel istismar verilerinin olmamasının, bu tür vakalara olası bir yaptırım uygulanmamış olduğunu da gösterdiğini dile getiren Koluman, "Çok ciddi bir araştırma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Böylece bu suçun ne kadar yaygın ve ne kadar artmış olduğunu, bu suçla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini gösterecektir" diye ifade etti.
Çocuk İzleme Merkezleri açılmalı
Yaşadıkları bu tarz acı olaylar karşısında geri dönülmez travmalar yaşayan çocuklar için kendilerini son derece güvende hissedecekleri bir ortamın oluşturulması gerektiğini söyleyen Koluman, "Diyarbakır'da da acil olarak Çocuk İzleme Merkezleri (ÇİM) açılmalıdır. Ancak bu şekilde korunan ve yalnız bırakılmayan çocuklar düşük bir ihtimal de olsa bu durumu atlatabilirler. Çocukların 'yalnız değilim' farkındalığının oluşması ile bir defaya mahsus ifadesinin alınması da yaşadığı travmanın tekrar yaşanmaması açısından önemlidir" dedi.
Takipsizlikle sonuçlanabiliyor
Cinsel istismar suçlarıyla ilgili cezaları yeniden düzenleyen kanun tasarısının meclis gündemine gelmesini gerektiğini kaydeden Koluman, bu suçlar için yaptırım uygulanması gerektiğini dile getirdi. Yine istismara maruz kalan çocuğun yaşadığı travmayı bir süre kimseyle paylaşamadığını ve bu sürenin aşınması halinde polise başvursa da davanın takipsizlikle sonuçlandığını belirten Koluman, bu durumun da kanun tasarısı ile kaldırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Koluman, çocukların kendi bedeni hakkında karar alabilme ve koruma içgüdüsünün gelişebilmesi için öz savunma mekanizmalarının eğitim gördüğü aile içi veya eğitim kurumlarında temel mevzu olması gerektiğinin altını çizdi.
DİHA/AMED