Raporda, saldırgan politikaların, ekosistemde ciddi tahribatlara yol açtığı gibi insanların temel yaşam hakkı olan temiz ve yaşanılabilir bir çevrede yaşama, eğitim, sağlık, beslenme ihtiyaçlarını karşılama ve güvenlik içinde yaşama hakkını gasp ettiğine vurgu yapıldı.
Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Kürdistan’da devam eden sokağa çıkma yasakları ve ablukalar sonucunda yaşanan tahribatlara ilişkin hazırladığı raporu Mimarlar Odası Şubesi’nde kamuoyu ile paylaştı. Sur, Bismil, Nusaybin, Dargeçit, Yüksekova, Şemdinli, Şırnak, Cizre, Silopi, Beytüşşebap ve Wan’ın Süphan, Yeni Mahalle, Karşıyaka, Hacıbekir mahalleleri ile Edremit ilçesinde, 24 Ekim-10 Kasım tarihleri arasında yapılan incelemelerin sonucunda oluşturulan raporu, Mezopotamya Ekoloji Hareketi Aktivisiti Nihat Kıratlı açıkladı. Sivil toplum örgütü ve gönüllülerin de katılımıyla saha gurupları oluşturulduğunu dile getiren Kıratlı, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı merkezlerde yüz yüze görüşmeler yaptıklarını söyledi. Kıratlı, yasakların yaşandığı yerlerde 800 aile ile görüştüklerini dile getirdi.
‘100’e yakın çocuk katledildi’
Sokağa çıkma yasaklarının konulduğu yerlerde sivil insanların barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve yaşam gibi en temel haklarının devlet tarafından ihlal edildiğine dikkat çeken Kıratlı, saldırılarda kadın, genç, çocuk ve yaşlı denmeden sivillerin katledildiğini hatırlattı. Şiddet ortamında 100’e yakın çocuğun katledildiğine işaret eden Kıratlı, “Bölgelerdeki çocuklar yaşam boyu unutamayacakları psikolojik travmalar, vicdani olarak bardağı taşımaya yeterli sebeptir. Ablukaya alma, sokağa çıkma yasakları ve toplum üzerinde oluşturulan şiddet öncelikli baskılar, can, mal, tarihsel ve kültürel yapı tahribatlarını beraberinde getirmiştir” dedi.
Hayvanlar da bombalandı
Ekoloji Hareketi’nin hazırladığı rapordaki tespitler şöyle:
* Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ilçelerde genellikle bahçeli evler olarak yapılaşma bulunmaktadır. Bahçelerde meyve ağaçları bulunmakta, bazıları da bostancılık yapmakta. Yurttaşlar bahçelerinde ve evlerinin bodrum katlarında hayvancılık yaparak geçimini sağlamakta. Sokağa çıkma yasaklarından ve çatışmalardan dolayı bu geçim kaynaklarının çok büyük zarara uğradığını belirtmişlerdir. Evlerine yakın yerlerde kurdukları tarım arazilerine gidememişler ve hasat yapamadıkları için de ürünlerini alamadıklarını dile getirmişlerdir.
* Hayvanlara, patlamalardan etrafa dağılan şarapnel parçaları isabet edilmiş; kullanılan gazlar ve mermilerden dolayı telef olmuştur. Sokağa ya da başka alanlara çıkamadıkları için ölen bazı hayvanlar, kireçlenerek bahçeye gömülmüştür. Çatışmalardan dolayı insanlar evlerini terk ettiklerinden ya da evden dışarıya çıkamadıklarından bostanlar ve ağıllardaki hayvanların bakımsız kaldığı tespiti yapılmıştır.
* Dağlık bölgelere yakın olan yerlerde (özellikle Şırnak, Şemdinli, Yüksekova, Dargeçit) meralarda küçük ve büyük baş hayvancılık yapılmaktadır. Özel güvenlik bölgesi ilan edilerek bombalandığı için, buralarda bulunan hayvanlar meralarda bırakılmak zorunda kalınmıştır. Bombalamalar sonucu bazı hayvanların da telef olduğunu tespit edilmiştir. Bu alanlarda arıcılık faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, bununla uğraşan halkın çok büyük maddi zararlara uğradığı görülmüştür. Yine bombalamalar sonucunda orman yangınları çıkmış, ormanda yaşayan canlıların yanarak can verdiklerini tespiti yapılmıştır.