Kürt Halk Önderi üzerindeki yoğunlaştırılmış tecridin kırılması amacıyla Fransa’nın Strasbourg kentinde, 17 Aralık 2018 tarihinde başlayan süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 93. gününe girdi. Sağlık sorunları ağırlaşan eylemciler yatağa bağımlı hale geldiler.
BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG
Strasbourg’da devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemcileri dün sağlık kontrollerinden geçti. Dr. Fahrettin Gülşen, eylemin ilk dönemlerinde ortaya çıkan ve giderek artan sağlık problemlerinin ciddi sorunları da beraberinde getirdiğini belirterek, eylemcilerin son durumunu değerlendirdi.
Dr. Fahrettin Gülşen, eylemcilerin sağlık durumlarında ki komplikasyonların yol açtığı fiziksel sorunların yanı sıra, giderek artan sağlık sorunlarını şu şekilde sıraladı: “Baş ağrıları, görme ve duyma yetisindeki azalmalar, kulak çınlamaları, burun ve boğaz enfeksiyonları, karın ağrıları, sıvı alamama, tansiyon düşüklüğü, nabız yüksekliği, gribal enfeksiyonlar, kas erimeleri ve buna bağlı kas ağrıları, aşırı kilo kaybı, kokuya hassasiyet, denge bozukluğu.” Dr. Gülşen, bütün bu sorunlardan kaynaklı eylemcilerin yatağa bağımlı hale geldiğini belirtti.
Tek başlarına ayakta kalamıyorlar
Açlık grevcilerin durumunun kritik aşamaya geldiğini, tespitlerinin bilimsel olduğunun altını çizen Dr. Gülşen, “Eylemciler ayağa kalktığı anda nabızları yükseliyor. Birilerinin yardımıyla günlük ihtiyaçlarını giderebiliyorlar. 92 gün açlık grevinde olmak demek her an ölümlerin yaşanması anlamına gelen bir kritik süreci ifade ediyor” diye konuştu.
Uykusuzluk ve unutkanlık
Doktorlar olarak endişelerinin artığını belirten Dr. Fahrettin Gülşen şöyle devam etti: “Artık 24 saat boyunca kendilerinin sağlık durumunu takip ediyoruz. Eylemciler sabaha kadar uyuyamıyorlar. Uyumaları için yaptığımız çeşitli tıbbi destekler işe yaramıyor. Uykusuzluk ise dikkat dağınıklığına ve unutkanlığa yol açmış durumda. Yaptığımız tetkiklerde, eylemcilerin sinirsel kontrol sistemlerinde ciddi sorunlar tespit etmiş durumdayız.”
Felç riski var
Kendileri için kaygı verici problemin kardiyak sorunları ve kalp ritmi bozukluğu olduğunun altını çizen Fahrettin Gülşen, “Hemen hemen tüm eylemcilerde ciddi boyutta kalp ritmi bozukluğu tespit ettik. Nabız yüksekliği, tıp dilinde emboli dediğimiz sorunun ortaya çıkmasına ve beyinde kan pıhtısının oluşmasına yol açarak, kişinin felç geçirmesine sebep olacak ciddi bir sorundur” uyarısında bulundu.
Eylemcilerin böbrek ve akciğerinde ise çalışma bozukluklarının ise aşırı şekilde fazlalaştığını vurgulayan Dr. Fahrettin Gülşen, “Bütün bu bulgular bizi korkutan sorunlardır” dedi. Kas ağrılarının arttığını, mide yanma ve bulantılarının süreklileştiğini, sıvı almanın zorlaştığını da sözlerine ekledi.
Çağrımıza kulak verilmeli
Çözüm bulunamaması durumunda ileriki süreçte eylemcilerin ciddi yaşam tehlikesi altında olduğuna dikkat çeken Dr. Fahrettin Gülşen, telaşlı ve tedirgin olduklarını belirterek, uluslararası kurumlara, başta Kürt halkı olmak üzere, Kürt halkının dostlarına şu çağrıda bulundu: “Herkesin bu vicdani ve insani bir duruma karşı duyarlı olması gerekiyor. Bir an önce eylemcilerinin taleplerinin karşılanması için eylemselliklerle, eylemcilerin sesi olmalıyız. Strasbourg’dan her an istemediğimiz ve vicdanımızı sonsuza kadar yaralayacak olumsuz bir durum ile karşılaşmak istemiyorsak, çağrımıza kulak verilmelidir.”