
Amed kent merkezinde 15 Şubat 2011’de gerçekleştiren protesto eylemine katıldığı için “Örgüt üyesi olmamak birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla hakkında dava açılan Ahmet Bayar (53) cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine cezaevine konuldu.
5 yıl süren ve bir defa Yargıtay tarafından cezası bozulan Bayar, yeniden görülen duruşmada verilen 3 yıl 45 günlük cezanın onaylanması üzerine 31 Mart’ta evinde gözaltına alınarak, cezaevine gönderildi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bayar, 2 yıldır tedavisini gördüğü akciğer kanserinden dolayı evde yatalak bir şekilde yaşıyordu. Kanserin son evrelerini yaşayan Bayar’ın, sağlık durumu her geçen gün ciddileşiyor. 5 çocuk babası Bayar’ın ailesi tutuklamasına tepki göstererek, bir an önce serbest kalmasını istedi.
Zaten ev hapsi yaşıyordu
Eşinin tutuklanmasına tepki gösteren Emine Bayar, eşinin 2 yıldır hastalığından kaynaklı evde yatalak olduğunu anlatarak, “Gelip eşimi evden alıp götürdüler. Cezaevi koşulları ortadadır. Hastalığından dolayı eşim zaten evde ev hapis yaşıyordu. Kanser olduğu için temiz koşullarda tedavisi yapılması gerekir. Bir taş atmayla 3 yıl 45 gün ceza vermişler. 4 yıl önce bize temyiz kağıdı geldi. Dosya kapanmıştı. Gelip evden aldılar, tedavi bile ettirmediler” dedi.
Daha ne diye tutukluyorsun!
Cezaevine her görüşmeye gittiklerinde kendileriyle konuşmada bile güçlük çektiğini ifade eden Bayar, “Görüşmede ayakta duracak hali yok. Durumu iyi değil. Bu kadar hukuksuzluk olmaz. 2 yıldır yatalak olan bir hastayı ne diye cezaevine atıyorlar? Hasta bir insan o koşullarda nasıl 3 yıl 45 gün yaşar? Dışarı bile çıkamıyordu. Zor bir şekilde onu hastaneye götürüyorduk. 6 defa ışın ve kemoterapi tedavisi gördü. Eşim yüzde 85 akciğer kanseri. Sürekli tedavi altında olması gerekir. Ben ve çocuklarım çok kötü durumdayız” diye konuştu.
‘Ben burada dayanamıyorum’
Eşinin “Ben burada dayanamam” dediğinin altını çizen Bayar, “Ev hapsine alınırsa en azından tedavisini hijyenik koşullarda yaparız. Orda yatsa ellerine ne geçecek? Orda ne başını yıkayabiliyor ne de yemek yiyebiliyor. Evde su bardağı bile tutarken elleri titriyordu” diyerek, eşinin serbest kalmasını istedi.
DİHABER/AMED