
Ortadoğu'da sular bir türlü durulmuyor. Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Yemen'e müdahalesiyle birlikte, Ortadoğu'da zaten onlarca yıldan beri süregelen kaosa yeni bir boyut eklendi. 'Arap Baharı' ile başlayan neo liberalizm ve kapitalizm karşıtı isyanlar, yerini bölgede mezhepsel iç çatışmalara ve bölge devletlerinin müdahale ettiği çatışma alanlarına dönüştürmüş durumda.
Irak, Libya, Bahreyn, Mısır, Suriye ve şimdi de Yemen. Bölgesel ve küresel güçlerin Ortadoğu’da nüfuz kazanma mücadelesi bugün Yemen'de devam ediyor. Çatışmaların bir tarafında İran’ın desteklediği ileri sürülen Şii Husi milisler varken diğer tarafında Sünni Suudi Arabistan öncülüğündeki dokuz ülke var. Peki Husiler kimdir ve ne istiyor? Ülke niye bölgesel bir savaşa sürüklendi? Üçüncü ülkeler neyin peşinde? Daha düne kadar Bahreyn'i işgal ederek insanları, sokak ortasında katleden Suudi Arabistan neden bugün havadan Yemen'e saldırıyor? Yemen'de yaşanılan gerçekten mezhepsel bir iç savaş mıdır? İşte tüm bu soruları Filistinli Ortadoğu uzmanı kimya doktoru Muhammed Aburaus'a yönelttik.
Kaostan BM de sorumlu
Muhammed Aburaus, Suudilerin 1963 Cumhuriyet Devrimi'nden bu yana Yemen'e yönelik askeri müdahalelerine değinerek, bu saldırılara seyirci kalan kalan Birleşmiş Milletler'i de kaosun sorumlusu olarak görüyor. Askeri müdahale kararının BM Güvenlik Konseyi kararıyla alınmadığına dikkat çeken Aburaus, Yemen'de şu anda hukukun hiçe sayıldığını ifade etti. Suudilerin, Husilerden daha çok ülkenin alt yapısını bombaladığını belirten Ortadoğu uzmanı "Buna sessiz kalan BM de haksız ve hukuksuz bu saldırıların bir parçası durumuna gelmiştir" dedi.
Gövde gösterisi yapılıyor
Suudi Arabistan ile İran arasındaki Ortadoğu'da üstünlük sağlama mücadelesinin Yemen'de sürdüğünü ifade eden Dr. Muhammed Aburaus, "Suudi Arabistan, Yemen'e saldırılarını büyük bir kararlılıkla sürdürüyor. Bu çerçevede Yemen de bölgesel ittifaklar kurarak, İran'a yakın olan Husilerin hakimiyeti ele geçirmesine karşılık, mevcut devleti desteklemektedir" tespitini yaptı.
Suudiler demokrasiyi engelliyor
Aburaus devamla, Suudi Arabistan'ın 1963'ten beri Yemen'de demokrasinin inşaa edilmesine karşı saldırı halinde olduğunu söyledi ve ekledi: "Bugünkü harekat da şimdiye kadar süregelen saldırıların devamıdır. Suudilerin her müdahalesi Yemen'de demokrasinin inşaasını engellemeye yöneliktir."
Yemen menfaat savaşına kurban ediliyor
Uluslararası medyanın Yemen'de olan biteni mezhepsel savaş gibi lanse ettiğini belirten Aburaus, bunun aksini iddia ederek şunları söyledi: "Uluslararası medya ve kamuoyu Yemen'deki çatışmaları bir İran-Suudi çatışması yani Sünni-Şii mezhep çatışması olarak ele alıp işlemektedir. Halbuki Yemen'de yaşananlar mezhep çatışması değil, farklı güçlerin ülkede hakimiyet kurma mücadelesidir. Yemen'de mezhepsel bir iç savaş yaşanmamaktadır. Mevcut durumda Yemen; Batı, Suudi Arabistan ve İran arasında menfaat savaşlarına kurban edilmiş durumdadır. Fakat Yemen'deki bu üç gücün menfaat savaşı ülke içinde bir mezhepsel savaşa dönüşme tehlikesi taşıyor."
Kuzeyde 3 farklı yapı var
Ortadoğu uzmanı şu anda ülkenin kuzeyinde üç farklı yapı olduğuna dikkat çekiyor: "Bunlar, eski Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in taraftarları, Husiler ve Zeydiyye kolundan olan Ahmar ailesine bağlı Yemen Müslüman Kardeşler Hareketi'dir. Bu 3 oluşum arasında ilişkiler, pragmatik bir şekilde devam etmektedir."
Zira ülkeye eski rejimi geri getirmek isteyen Ali Abdullah Salih ve onun sadık askerleri Husilere asker ve gerekli ekipman vermektedir.
Müdahale Husileri zorladı
Suudilerin, hava operasyonları ile birlikte Husilerin bir hayli zorladığını dile getiren Aburaus, Yemen'de hiçbir grubun tek başına bir hakimiyet kuramayacağını belirtiyor.
Kriz nasıl sona erer?
Ortadoğu uzmanı Aburaus krizden çıkış için ise şunları öneriyor: "Yemen'de çok farklı mezhepsel kabilelerin varlığı, ülkede hiçbir grubun tek başına ülkeyi yönetmesine izin vermeyecektir. Bundan ötürü, Suudilerin bu müdahalesinin derhal önüne geçilmesi gerekir. Bu şekilde ülke içindeki kabileler arasındaki çatışmaların önüne geçilmekle birlikte mezhepsel bir iç çatışmanın da önü alınır."
Dr. Muhammed Aburaus kimdir?
1979'da Filistin'de doğan Dr. Muhammed Aburaus, Avusturya- Innsbruck Üniversitesi kimya bölümünden mezun oldu. Aburaus halihazırda İntifada Dergisi'nin yayın editörlüğünü yapıyor.
MUSTAFA İLHAN
Yemen'de kim, ne istiyor?
Şii mezhebinin Zeydiyye kolu, ismini Hz. Hüseyin'in torunlarından olan Zeyd bin Ali'den almaktadır. Ülkenin kuzeyinde nüfusun yüzde 20'sini oluşturan Zeydiyyeler gerek monarşi gerekse de cumhuriyetin kuruluşunda, gerekse de ülkedeki tüm ana krizlerde rollerini oynamışlardır. Zeydiyye olan Husi aşireti de adını 2004 yılında dönemin Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’e karşı ayaklanmayı başlatan Hüseyin Bedrettin el Husi’den alıyor. İlerleyen süreçte Şii halkın Sünni azınlık tarafından yönetimden dışlandığı gerekçesiyle dönem dönem ayaklanan Husiler, 'Arap Baharı'nın etkisiyle Yemen’e de sıçrayan hükümet karşıtı eylemlereyse destek vermedi. Ancak bu süreçte ülkede doğan siyasi boşluğu değerlendiren Husiler, 2013’te düzenlenen 'Ulusal Diyalog Konferansı‘na katılarak önemli kazanımlar elde etti.
Husiler, o konferansta alınan karar doğrultusunda kurulmasına karar verilen ulusal birlik hükümetinin Salih’in ardından göreve gelen Abdurabbuh Mansur Hadi tarafından da hayata geçirilmemesi üzerine yeniden ayaklandı. Diğer yandan, Husiler ülkeyi altı federal bölgeye ayıran anayasa taslağını da reddediyor ve kendilerine daha fazla söz hakkı tanıyacak iki bölgeli yapıya geçilmesini istiyordu.
Operasyon hala sürüyor
Ancak, Husi milislerinin uluslararası toplumun ilgisini çekmesi, başkent Sana’yı ele geçirip Yemen meclisini feshederek bir geçiş hükümeti kurmalarının ardından oldu.
Husilerin, başkenti alması ve ABD destekli Devlet Başkanı Hadi’nin sığındığı Aden’e doğru ilerlemesi üzerine Suudi Arabistan öncülüğünde oluşturulan koalisyon, Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik 26 Mart'ta operasyon başlattı. Hadi Riyad'a sığınırken, Yemen'deki operasyon da halen devam ediyor.
İran Husileri destekliyor
Savaşın bir de görünmeyen tarafları var. Uzmanlar, İran ile Suudi Arabistan'ın nüfuz mücadelesinin Irak'ın ardından şimdi de Yemen'de devam ettiğine dikkat çekiyor. Şii Husileri silahlandırdığı iddia edilen İran, Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri müdahaleye ilk günden bu yana karşı çıkıyor.
ABD denge politikası yürütüyor
ABD ise Yemen'de, Suudi Arabistan'ı desteklerken Irak'ta DAİŞ ile savaşan İran'ın liderliğindeki Şii milisle ittifak yapıyor. Ayrıca ABD, İran ile nükleer uzlaşmaya giderek de bölgede önemli bir hamle yapmış görünüyor. Kimi uzmanlara göre Obama yönetimi, Ortadoğu politikasında dengeyi kurmayı hedefliyor.
Rubaiş Yemen'de öldürüldü
Arap Yarımadası'ndaki El Kaide'nin üst düzey yöneticilerinden İbrahim Rubaiş, Yemen'de ABD'ye ait insansız hava aracının saldırısında öldürüldü. Saldırının 2 gün önce gerçekleştiği belirtilen El Kaide'nin açıklamasında, Rubaiş'in Yemen'in hangi bölgesinde öldürüldüğüne dair bilgi ise verilmedi.
Yemen'de faaliyet gösteren Arap Yarımadası'ndaki El Kaide'nin üst düzey liderlerinden İbrahim Rubaiş, ABD'nin arananlar listesinde bulunuyordu ve başına 5 milyon Dolar ödül konmuştu. Aslen Suudi Arabistanlı olan İbrahim Rubaiş daha önce Afganistan'da savaşıyordu. Daha sonra gözaltına alınan Rubaiş birkaç yıl Guantanamo'da kaldıktan sonra 2006 yılında serbest bırakılmıştı. Rubaiş sonra Yemen'e giderek burada bulunan El Kaide'ye katıldı. Rubaiş, Yemen'de Husi liderlerin yanı sıra onlara destek veren devrik lider Ali Abdullah Salih'in öldürülmesi çağrısında bulunmuştu.
HABER MERKEZİ