
Cizre'nin sokaklarında enkazlar üzerinde oturuyor kadınlar, yaşananlara şaşırmış değil birçoğu. Her biri başka bir hikaye taşıyor heybesinde. Ya eşleri gitmiş, ya da çocukları... Hemen hemen hepsinin evlerinin ikinci yakılışı. Yıllar öncede köyleri yerle bir edilen kadınlar, şimdi oturdukları evlerinin enkazından anlatıyor yılların devlet zulmünü.
O kadınlardan biri de Asya Oğlağı. Asya 16 yaşında akrabası olan Hadi ile evleniyor. Cizre'ye bağlı Robar köyünden devlet baskısı nedeniyle çıkmak zorunda kaldıklarını ifade eden Asya, devam etti: "Sürekli insanlar tutuklanıyordu. İnsanlar katledildi. Çok sıkı bir baskı vardı. Bütün köyleri yaktılar, boşlattılar. Çevrede bulunan bütün köylüleri şehirlere topladılar. İnsanlar şehre geldiği zaman sıkıntılar çektiler. Sonra toparladılar. Eskisinden daha güçlü bir şekilde harekete bağlandılar."
60 yaşındaki anneme işkence yaptılar
1989 yılında annesi Nure Şerifoğlu ile birlikte yengesinin gözaltına alındığını anlatan Asya, "Annem 60 yaşındaydı. Anneme işkence yaptılar. Akciğerleri gitti. Yengemi aldılar hamileyken işkence yaptılar. 6 yıl acı çeken annem yaşamını yitirdi" dedi. Kendileri gibi binlerce ailenin benzer şeyler yaşadığını aktaran Asya, "Ailemin içinde işkence görmeyen kalmadı. Ben hayatta annemi unutmam" diye kaydetti.
Eşi gittiğinde 4 çocuğu var
Asya, anlatmayı sürdürdü: "Baskılar nedeniyle eşim Hadi özgürlük saflarına katıldı. Evden çıktı ve bir daha görmedik. Eşim evden gittiği zaman 4 çocuğum ve kayınvalidemle bir başımıza kaldık. Yoksulluk içerisinde onlara baktım. Aradan o kadar yıl geçti. Evimizi görüyorsunuz bir battaniye bile alamadık. Bu evi eşim yapmıştı, onun hatırasıydı. Evimizden tek bir şey bile kalmadı. Ben bunu gördüm gençliğimde. Bak şimdi torunlarım oldu, aynı baskıyı onlar da görüyor. Üzerimdeki elbiselerden başka bir şey kalmadı.
Tam 28 yıldır kanımızı emiyorlar
Kardeşlikten bahsediyorlar… Tam 28 yıldır ailemin kanını emiyorlar. 28 yıldır kardeşlikten bahsedip kanımızı emiyorlar. Kardeşlik bahsedip önce köyümüzü yaktılar, sonra evimizi yaktılar. Bize işkence yaptılar. Böyle bir kardeşlik olur mu?
Biz burada ve Kürt olarak doğduk
Biz doğarken bu dille, bu ırkla doğduk. Biz kendimizi inkar mı edelim? Zorla mı Türkçe konuşalım? Biz kimsenin toprağını istemedik. Bizim evimizi yaktılar. Dedem tam 4 yıl askerlik yaptı. Oğlum onların askerliğini yaparken evimizi yaktılar. Gel de kardeşlikten bahset. Bütün psikopatları buraya getirmişler Cizre'yi yakmışlar. Ahirete kadar onlardan davacıyım. Bunlar burada bunları yaparken birileri de gidip Silopi'de Cuma namazı kılıyor…
Daha ne yapacaklar?
Bize yapmadıklarını bırakmadılar. Asla dilimizden vazgeçmeyeceğiz. Kendi tırnaklarımızla kazandığımızı da yaktılar. Şuanda binlerce aile bizimle aynı durumda. Buradan yemin ediyorum; asla teslim olmayacağız. İçecek bir bardak su bile bulamazsak asla davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Bunlar daha ne yapacaklar? Eşimi öldürdüler, anneme işkence yaptılar, çocuklarımı babasız bıraktılar. Daha ne yapacaklar? Onlar ne yaparsa yapsın asla toprağımızı bırakmayacağız. Gerekirse çadır kurarız ama teslim olmayız. Onların istediği gibi yaşamayız."
JINHA/ŞIRNAK