Ağrı’daki provokasyonu deşifre olan devlet, açıklama üstüne açıklama yaparak durumu kotarmaya çalışıyor. Vali Genelkurmay’ı, Genelkurmay Başbakan’ı, Bakanlık Genelkurmay’ı yalanlıyor. 

İçişleri Bakanlığı, Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Yukarıtütek Köyü bölgesinde Cumartesi günü düzenlenen operasyonla ilglii bir kez daha açıklama yaptı.

Bakanlık, gerillaların HDP’lilere “HDP propagandası” yapacağı istihbaratı alındığı şeklindeki iddiayı yineledi. İlk ateşi gerillanın açtığını savunan Bakanlık, “Bölgeye geçiş sırasında saldırı olması, kamu düzenine ilişkin hassasiyetimizi doğrulamakta ve alınan tedbirlerin gerekliliğini göstermektedir” dedi. Açıklamada, “Gerekli tedbirlerin” alınmaya devam edileceği ifadesi de dikkat çekti. 


Kenarından tutmak suretiyle!

Bakanlığın açıklamasındaki dikkat çekici husus ise, günlerdir Hükümet yetkilileri-Vali ve Genelkurmay’ın açıklama üstüne açıklama yaptığı, operasyon bölgesindeki askerlerin siviller tarafından kurtarılması hususu oldu. 

Bakanlık, önceki gün Genelkurmay’ın “takdire şayan” olarak nitelendirdiği yardım açıklamasına karşılık, “Jandarmamız, kendilerine ait uyku tulumları ile yaralılarımızı helikopterlerin bulunduğu yere nakletmeye çalışırken, bölgeye giren vatandaşlar uyku tulumunun kenarından tutmak suretiyle taşıma faaliyetine katılmışlardır” dedi. 


Durmadan birbirlerini yalanlıyorlar

Ağrı operasyonu ardından HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın,  “ölüme terkedilen 8 yaralı asker HDP’liler tarafından bölgeden çıkarıldı” açıklamalarına karşı Türk Başbakanı Davutoğlu “Sayın Demirtaş yalan söylüyor. Demirtaş’ın yalancı şahitliğine ihtiyacımız yok” demişti. Sivillerin askerleri taşıdığı görüntülerin ortaya çıkması üzerine Genelkurmay açıklama yapmak zorunda kalmış; Davutoğlu’nu yalanlayarak halkın tutumunun “takdire şayan” olduğunu belirtmişti. 


 HABER MERKEZİ




Paket’le gelen provokasyon


Ağrı’da 1’i gerilla, 1’i sivil olmak üzere 2 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan askeri operasyon emrini veren Vali Musa Işın’ın olaydan bir gün önce TRT’de “vatandaşın özgür iradesinin sandığa yansıması için gerek kırsal alanda olsun, gerek şehir merkezinde olsun gerekli tedbirleri alacağız” dediği ortaya çıktı. 

Dikkat çekici biçimde olaydan bir gün önce, 10 Nisan’da TRT Haber’e konuk edilen Vali Işın, spikerin “Türkiye seçim atmosferine girdi. Acaba bölgedeki vatandaş özgür iradesini ortaya koyabiliyor mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Devlet olarak, vatandaşın özgür iradesinin sandığa yansıması için gerek kırsal alanda olsun, gerek şehir merkezinde olsun gerekli tedbirleri alacağız.” 


Paket yetki vermişti

Bu açıklamadan 24 saat sonra, Vali Işın “kamu düzeni” bahanesiyle operasyon emri verdi. Geçtiğimiz ay Meclis’te kabul edilen “İç Güvenlik Paketi” ile Hükümet’e bağlı Valilere operasyon, ‘lüzumu halinde suç faillerinin bulunması için kolluk amir ve memurlara emir yetkisi’ tanındı. Buna aykırı davrananlar, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması da paket içindeki maddelerden. 


‘95’te Beytüşşebap’ta denemiş


Ağrı Valisi Işın’ın, 1995 yılında Beytüşebap’ta HADEP’e karşı korucuların belediye başkanlığını kazanması için seçim hakiminin tehdit edildiği dönemde Beytüşebap Kaymakamı olduğu ortaya çıktı. 
İddialara göre, 24 Aralık 1995 seçimlerinde HADEP’e karşı devlet destekli DYP’li Belediye Başkanı Hüsnü Timur’un seçimleri kazanması için birtakım hilelere başvuruldu. Başkan Timur’un kardeşi korucubaşı Nesim Timur, Seçim Kurulu Başkanı Hâkim Ümit Gerin’e giderek tehditlerde bulunur. 
Seçim günü de sandık başındaki memurlara, “Burada herkesin yerine biz oy kullanacağız” diyerek baskı yapılır.  Seçim Müdürü ve memurlar buna karşı çıkınca “PKK’lı müdür, DYP karşısında örgütün partisi HADEP için çalışıyor” propagandası yapılır. Hilelerin ortaya çıkması üzerine Nesim Timur tutuklanınca, Timur’a bağlı korucular adliyeyi basar. Tüm bu olaylar sırasında 

Beytüşşebap Kaymakamı bugünkü Ağrı Valisi Musa Işın’dı.  




Siyasi operasyonlar da başladı


HDP karşısında düşüşe geçen AKP, seçim öncesi siyasi soykırım operasyonlarına da başladı. 3 kentte 11 kişinin gözaltına alındığı operasyonlarda yaşlılar, 3 yaşındaki çocuklar yere yatırılarak dipçikle dövüldü, ağızlarına silah sokuldu. 



Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde önceki gece özel hareket timleri tarafından çok sayıda zırhlı araç eşliğinde Cumhuriyet, Esentepe, Güngör mahallelerinde evlere baskın düzenlendi. Baskınlarda en az 6 genç gözaltına alındı.  Gözaltına alınan Hüseyin Kına, Jıhat Geylani, Sedat Kızıltaş, Aydın Kızıltaş, Erdal Başaran ve Vedat Duman Hakkari Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. 

Özel harekat timleri, çok sayıda evin kapı ve camlarını kırarken,  evde bulunan çocuk, kadın, yaşlılar yere yatırılarak üzerlerine silah doğrultuldu, tartaklandı, dövüldü. Birçok evi dağıtarak ev sahiplerini tartaklayarak arama yapan polisler daha sonra “yanlış adres” diyerek çıkıp gitti. 


Duvarlara çarptılar

Güngör Mahallesi’nde Hüseyin Kına’nın evine yapılan baskın sırasında 60 yaşındaki baba Şemsettin Kına duvarlara çarpılarak dipçikle dövüldü, ağzına silah sokuldu. 

Kalp hastası Kına, baskın sonrası rahatsızlanarak Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 


3 dişi kırıldı

Kışla Mahallesi’nde “yanlış adres” denilerek yapılan baskın sırasında özel timler, ev sahibi 40 yaşındaki Mesut Yakış’a saldırdı. Yakış’ın 3 dişini kıran polisler daha sonra Yakış’ı “bizden şikayetçi olma” diyerek tehdit etti. 
Yaşananlar üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunan Yakış, “Gece saat 03.00’de evimizin etrafı sarıldı. Daha sonra polisler ‘dışarı çıkın ve yere yatın’ dediler. Evin camlarını kıran polisler, çocuk ve kadınları yere sererek silah dayadılar. Yapılan bu hakarete tepki gösterdiğim sırada bana bazı isimler sordular. Tanımadığımı söyleyince silah dipçiğiyle ağzıma vuran polisler 3 dişimi kırdı. Daha sonra ‘pardon yanlışlık oldu’ dediler” şeklinde konuştu. 


 
3 yaşındaki çocuğa silah


Baskınlarda polislerin 3 yaşındaki Barış Kızıltaş’a da silah doğrulttuğu belirtildi. Kızıltaş’ın babası Nahit Kızıltaş, “Eve baskın sırasında söyledikleri küfürler ve çocuklara bağırmaları nedeniyle adeta zulüm uygulandı. 2 oğlumu gerekçesi belli olmadan gözaltına alan polisler, 3 yaşındaki oğlum Barış’a silah dayayarak yere yatırdılar. Oğlum hastadır ve korkudan yerde kıvranıyordu. Ben polisler onun adı Barış’tır, barışa silah dayamayın dedim. Bunun üzerine polisler ayaklarıyla ellerimi çiğnediler. Eşime bağırarak küfrettiler” diye konuştu.



Ceylanpınar’da 4 gözaltı



Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde dün sabah saatlerinde özel hareket polisleri ile İlçe Jandarma Komutanlığı‘na bağlı askerler, ilçe merkezi ve köylerde evlere baskın düzenledi. Yapılan baskınlar sırasında evler dağıtılırken, ilçe merkezinde Lütfi Akçan, Süleyman Tilhat ve Mehmet Akif Kayacan isimli gençler ile Yukarı Doruklu (Humera Jorin) köyünde ikamet eden Mehmet Fırat gözaltına alındı. Gözaltına alınan gençlerin Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenilirken, 30 kişilik bir gözaltı listesi olduğu öğrenildi. 

Yapılan ev baskınlarında, arama yapılan evleri dağıtan özel harekat polislerinin Yukarı Doruklu (Humera Jorin) köyünde, “Biz HDP’li olduğumuz için bunarı yapıyorsunuz” diyerek tepki gösterdiğini söyleyen Köy Muhtarı Musa Dağtekin, polislerin “Siz HDP’li değil, PKK’lisiniz” diye cevap verdiğini söyledi. Ayrıca, baskın anında evde bulunmayan Hanefi Dağtekin’in kapısını kırarak içeriye giren Özel Harekat polislerinin, ev sahibinin olmadığı evi de dağıtarak arama yaptığı öğrenildi. 



Kızıltepe’de ev baskını



Mardin’in Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi’nde, Serhat Özel, evine yapılan basınla gözaltına alındı. Yüzleri maskeli özel harekat polisleri tarafından gözaltına alınan Özel, Mardin Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, gözaltı gerekçesi olarak  6-8 Ekim Kobanê serhildanları ileri sürüldü. 


 DİHA/HABER MERKEZİ