Türk-İş’in Kasım ayında açıkladığı bin 417 TL’lik açlık sınırın karşın hükümet ve işveren temsilcileri asgari ücreti bin 404 TL olarak açıkladı. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yeni yılda asgari ücreti net bin 404 lira olarak açıkladı. 1 Ocak 2017 itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni düzenleme ile 1300 lira olan asgari ücrete yılda tek seferliğine 104 lira zam yapılmış oldu. Müezzinoğlu, asgari ücretin belirlenmesinde hükümet ve işveren tarafının imzası olduğunu, Türk-İş’in yer almadığını vurguladı. 

Önceki toplantılarda işçi kesimini temsil eden Türk-İş 2016 başında bin 300 liraya yükseltilen asgari ücretin yeni yılda bin 600 TL olmasını talep etmişti. Asgari ücret komisyonunda yer almayan DİSK, asgari ücretin tümüyle vergi dışı bırakılması gerektiğini talep etti. Konfederasyon, 2017 yılı için asgari ücretin en az 2 bin lira net olmasını istiyordu.

İşçi kesiminin bin 600 TL’lik talebine karşın işverenler, geçen yılki artış nedeniyle zam yapılmaması gerektiğini belirtiyordu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcileri yapılan son toplantıda “ağır”, “orta ağır” ve “hafif işlerde” çalışan bir işçinin net yaşam maliyetine ilişkin rakamları komisyon ile paylaşmıştı. Bir işçinin aylık net yaşam maliyeti “ağır” işlerde bin 668 lira 90 kuruş, “orta ağır” işlerde bin 485 lira 30 kuruş, “hafif işlerde” ise bin 379 lira 40 kuruş olarak açıklanmıştı.

Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt bin 647 lira, vergiler ve kesintiler düşüldüğünde net bin 300 lira 99 kuruş olarak uygulanıyor. Apartman görevlilerinde ise normal işçilerden farklı olarak gelir ve damga vergileri kesilmediği için net bin 399 lira 95 kuruş olarak hesaplanıyor.

Açlık sınırı bin 417 TL 

Hükümet ve işverenlerin açıkladığı bin 404 TL’lik asgari ücret, Türk- İş’in Kasım ayında yayımladığı bin 417 TL’lik açlık sınırın altında kaldı. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 4 bin 615 lira olarak açıklanmıştı. 

HDP: 2 bin 350 TL olmalı

HDP Ekonomiden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Sezai Temelli, AKP ve patronlarca belirlenen asgari ücrete ilişkin açıklama yaptı. Temelli, Asgari Ücret Tespit Komisyonu üyesi olan konfederasyonun dört kişilik bir aile için yapmış olduğu araştırmaya göre, bugün yoksulluk sınırının yaklaşık 4 bin 700 TL olduğunu, bu rakamın yarısı olan 2 bin 350 TL’nin net asgari ücret olması gerektiğini belirtti.

Asgari ücretin Türkiye’de minimum ücret düzeyini göstermek yerine, artık ortalama ücret haline geldiğine dikkati çeken Temelli, emekçilerin çok büyük bir kısmının asgari ücretle çalıştığını, ailelerin asgari yaşamın altında bir hayat sürmeye mahkûm edildiğini ifade etti. Temelli, şu eleştirilerde bulundu: “Türkiye’de yoksulluk görüntülerinin tüm ülkeyi kaplamasının yegâne nedeni, Erdoğan-AKP iktidarının on yılı aşkın süredir uyguladığı emekçi karşıtı politikalardır. Bu politikalar düşük ücret, güvencesiz çalışma ve iş güvenliğinin olmadığı istihdam koşulları; nöbetleşe işsizlik ve taşeronluk gibi uygulamalarla yeni bir çalışma rejimi yarattı. 

Bu anlayış, ücreti sadece bir maliyet öğesi olarak görmekte ve insani, sosyal hiçbir ihtiyacın ücret talepleriyle yan yana getirilmesine izin vermemektedir. Erdoğan-AKP iktidarı, bu düzeni çalışanları işsizlikle tehdit ederek, hak mücadelesi sürdürenleri de baskı ve şiddetle sindirerek bugüne kadar getirdi ve bunu sürdürme peşindedir.  

Üstelik ‘tek adam yönetimi’ dayatmasıyla derinleşen kriz koşullarında, emekçilere yönelik faturalar daha da artmaktadır. Artan fiyatlar, vergi düzenlemelerinin çalışanlar aleyhine gerçekleşmesi, ücretlilerin satın alma gücünde de ciddi kayıplara yol açacaktır. Kriz koşullarında ücretlilerin kayıplarının giderilmesi gerekirken, hükümet derinleşen krizi, ücretli çalışanları daha fazla sömürerek aşmaya çalışmaktadır.” 


46,9 milyar TL açık veriyor 

2017 bütçesinde 645,1 milyar lira gider, 598,3 milyar lira gelir öngörüldü. 2017 yılı bütçesi, 46,9 milyar TL açık verecek. 

Erdoğan-AKP iktidarı kısa dönemde kitle desteğinin sürdürmek ama esas olarak sermayenin krizini aşmaya yönelik olarak uygulamaya soktuğu yeni politikanın büyük bir kaynak israfına yol açacağı bütçe kompozisyonundan da anlaşılıyor. Özellikle AKP’nin kamu fonlarını kendi siyasi çıkarları için kullanma gayreti, maliye politikasının en temel ilkeleriyle çelişkili uygulamalara yol açacaktır. Bütçe açığı bu çerçevede tahmin edilenin çok daha üzerinde gerçekleşeceğini şimdiden söyleyebiliriz. 

‘Gizli hizmet’ rekor kırdı 

Maliye Bakanlığı, Kasım ayı bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Örtülü ödenek harcaması, 2016 yılının rekorunu kırdı. “Gizli Hizmet Giderleri” kaleminden Kasım ayında yapılan harcama 228 milyon 238 bin lira oldu. Nisan ayında örtülü ödenekten 210 milyon harcanmış, bu kalemin Ekim ayı sonucu ise 119 milyon olarak açıklanmıştı. Güvenlik ve savunma harcamaları da Kasım ayında tavan yaptı. Güvenlik ve savunma için 837 milyon 350 bin TL harcandı. Ekim ayında bu kalem için 477 milyon TL harcanmıştı. Kasım ayında silah, araç gereç ve savaş teçhizatları için 384 milyon 557 bin TL harcandı. Ekim ayında bu rakam 103 milyon olarak tabloya yansımıştı. 

Her geçen gün şiddeti ve savaşı tırmandıran iktidar, halkın öz kaynaklarını halka karşı kullanmaya devam ediyor. Bundan öte, iktidar bu kaynakların nereye ne kadar kullanıldığını da örtülü ödenek harcamaları adı altında gizleyerek kirli savaşı finanse ediyor. Savaş suçları nasıl örtülemezse, örtülü ödenek harcamaları da gizli kalmayacak, eninde sonunda halkın bilgisine sunulacaktır.

Bu konuda örtülü ödenek dışında yapılan, bütçe hukukunu iğdiş eden harcamaların olduğu da ayrıca bilinmektedir. 

Borç stoku 751,8 milyar lira 

Hazine Müsteşarlığı, 30 Kasım itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı. Buna göre, Merkezi Yönetim brüt borç stoku 751,8 milyar lira olarak hesaplandı. Borç stokunun 468,2 milyar lira tutarındaki kısmı Türk lirası cinsi, 283,6 milyar lira tutarındaki kısmı ise döviz cinsi borçlardan oluştu. 

Borç stokunun hızla artmaya devam ettiği görülmekte. Özel sektör borçluluğunun da bu rakamlara eklendiğinde borçluluğun GSYH’ye oranı hızla yükselerek yüzde 60’ın üzerine çıkmış durumda. Borç oranı kadar borçların çevrilebilirliği de büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin içinde bulunduğu politik ve iktisadi koşullar bu oranda bile bir borcun çevrilmesinde ciddi sorunlar yaratmaktadır. Düşük borç oranı ile övünülerek geçiştirilen yıllar boyunca finansal yapının kırılganlığını sürdürmesi ve bu konuda önlemler alınmaması nedeniyle düşük borçluluğun bile çevrilemezliği durumu ile karşı karşıya. 

Elektrik sıkıntısı

30 yıldan fazla hizmeti olan memur emeklilerine ikramiye ödenecek. Yeni düzenlemeye göre, en düşük memur emeklisi 10 bin liradan fazla ikramiye alabilecek. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak, kalıcı yaz saati uygulamasının daha fazla enerji tasarrufu getireceğini ileri sürmüştü. Kararın ardından Kasım ayında enerji tüketiminde rekor kırılırken, tasarruf iddiaları yalanlanmış oldu. Milyonlarca yurttaş karanlıkta işe ve okula giderken, enerji şirketleri yaptıkları kârla sabah karanlığından beklentilerine ulaşmış oldular. 


Ekonomik güven dibe vurdu

Ekonomik güven endeksi Aralık ayında yüzde 18,5 düşüşle 70,5 seviyesine inerek tarihinin en düşük seviyesine geriledi. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2016 Aralık Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Ekonomik güven endeksi aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 18,5 oranında azalarak 86,55 değerinden 70,52 değerine düştü. Böylece, Ekonomik Güven Endeksi hesaplanmaya başladığı 2012 yılı Ocak ayından bu yana en düşük seviyeye inmiş oldu. 

Ekonomik güven endeksindeki düşüş, tüketici, reel kesim (imalat sanayi) ve hizmet sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı.

Aralık ayında tüketici güven endeksi 63,38 değerine, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi 103,6 değerine ve hizmet sektörü güven endeksi 93,35 değerine geriledi.

Aralık ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi 96,13 değerine, inşaat sektörü güven endeksi ise 76,15 değerine yükseldi.



 ANKARA