Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilmelerinin yıldönümünün yaklaştığı bir sırada Almanya’da üç MİT ajanı tutuklandı. Federal Başsavcılık Sözcüsü Frauke Köhler, "ajanların Türkiye’den gelen göçmenler ve Türkiye kökenlilere ait yapıların izlenmesiyle ilgili faaliyet içinde oldukları gerekçesiyle tutuklandığını" açıkladı.
Türk hükümeti ise söz konusu kişilerin MİT'le hiçbir bağlantısı olmadığını iddia ediyor. Ancak 3 Türk'ü Karlsruhe Başkonsolosu Serhat Aksen ziyaret etti. Üstelik dışişleri bakanlığı hemen iki avukat tuttu. Eğer bu üç kişi MİT elemanı değilse bakanlık neden bu 3 kişiye sahip çıkıyor?
Davutoğlu’nun Ocak ayında Berlin’e yapmayı planladığı ziyaret öncesi tutuklanan ajanlarla ilgili iddialar dikkat çekici. Bild gazetesine konuşan bir Alman istihbaratçısı ajanların 'PKK ve Gülen cemaati’ için gönderildiğini söyledi. Diğer bir iddia ise bu kişilerin 'Suriye muhalefetine adam’ topladığı yönünde.
Bir süre önce Almanya Dış İstihbarat Servisi (BND)-MİT işbirliğine dair Alman hükümetine soru önergesi veren Sol Parti Federal Milletvekili Ulla Jelpke ajanların tutuklanmasıyla ilgili gazetemize verdiği demeçte, "Hemen aklımıza Paris Katliamı geliyor" derken, KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal ise, "Çok dikkat çekici. Paris’teki katliam gibi bir süreç gelişebilir. Benzer planlamalar içinde olabilirler" dedi.
Bu yılın Ağustos ayında BND'nin Türkiye'yi dinlediği ortaya çıkmıştı. Almanya resmi açıklamasında gizli dinlemelerin PKK nedeniyle yapıldığını söyledi. Davutoğlu’nun "Doğruysa vahimdir, mazur görülmez" açıklaması dışında Ankara’dan bir tepki çıkmadı.
Nitekim Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach'ın "BND'nin Türkiye'yi takip etmesi, izlemesi, dinlemesi için yeterli nedeni var" açıklaması, ister istemez Berlin’in elinde Ankara’yla ilgili çok ciddi bilgiler olduğunu düşünmemize yol açıyor.
Geçen yıl Der Spiegel dergisi, Alman istihbaratının Sakine Cansız’ın öldürülmesinde MİT’in rol aldığına dair şüphelerinin olduğunu yazdı. Dergi, bu şüpheden ötürü Alman istihbaratının MİT ile bilgi paylaşımını dondurmuş olabileceğini, güvenlik çevrelerinin PKK’lilere ait bilgilerin Türk makamlarına aktarması konusundaki 'özel hassasiyet’ içinde olduğunu belirtti
O zaman şu soruları sormamız gerekiyor? BND’nin Türkiye dinlemesinde PKK’lilere yönelik suikast planları var mıydı?  Almanya, Türk devletinin hedefindeki PKK yöneticilerinin listesini mi ele geçirdi? Tutuklanan 3 kişinin hedefinde Kürt siyasetçileri mi varrdı?
"Evet bir plan vardı" diyor KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal.
Görüşlerinize başvurduğumuz Kartal’a göre, "Ortada çok ciddi bir durum var ki 3 ajan tutuklanıyor. Yoksa basit bir dinleme, fişleme olayından ötürü bir tutuklamanın yapıldığı gerçekleri pek yansıtmıyor" diyor.
Türk istihbaratının uzun yıllardır Almanya’da derin bir örgütlemeye sahip olduğunu söyleyen Kartal, Paris’te daha cinayet günü üç kadın devrimcinin cesetleri yerdeyken AKP’li M. Ali Şahin’in "Almanya’da benzer olaylar yakında olabilir", Erdoğan’ın "Bakın Almanya sırada. Bundan sonra Almanya da ciddi sıkıntılar ile karşı karşıya kalabilir" sözlerinin aslında bir suç itirafı ve uyarı olduğunu söylüyor.
1990’lı yılların başından beri PKK’yi kriminalize etmek için Türkiye ve Almanya’nın birlikte çalıştıklarını anlatan Kartal, Paris’teki suikast sürecinde Avrupa’ya cinayet timlerinin gönderildiğini belirterek, "Ben ve bazı yönetici arkadaşlarımıza yönelik suikastler için farklı gruplar görevlendirilmişti. Bu grupların geldiği bilgisini aldık, çok açık bir şekilde bize yönelik suikastlerin olabileceği uyarısını yaptılar. Paris’teki cinayetin yarattığı büyük kamuoyu infiali nedeniyle bu grupları geri çekme durumları oldu. Ancak bu risk her zaman var" dedi.
Gözaltına alınan 3 kişinin hangi faaliyet içinde olduğunun Alman hükümeti tarafından açıklanmasını isteyen Kartal şöyle diyor: "AKP ikili bir politika izliyor. Bir taraftan ateşkes ve diyalog, diğer yandan sürecin gelişmemesi için Paris Katliamı benzeri bir planlamanın içinde olabilir. Benzer olaylar olabilir."
Cevap bekleyen iki soru daha var…
2003-2011 yılları arasında Bavyera’da yaşayan Ömer Güney’in Alman istihbartıyla bir ilişkisi var mıydı?
Paris Katliamı Almanya’da mı planlandı?