Ölüm orucu yapan 30 tutsak arasında yer alan Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nden Nesrin Akgül, gönderdiği mektupta Beyaz Tülbentli annelere teşekkür dileklerini ileterek görüşme kapısını birlikte açtıklarını kaydetti.
Nesrin Akgül, tecridin kaldırılması talebiyle 16 Ocak’ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlamış, 30 Nisan’da da eylemini bir üst aşamaya taşıyarak ölüm orucuna dönüştürmüştü. Öcalan’ın avukatları ile görüşme sağlanması ve bu görüşmenin ardından gönderdiği mesajla 26 Mayıs’ta açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri son buldu.
Akgül’ün mektubu şöyle: “Halkımıza ve Laçik Sipî analarımıza ayları deviren, mevsimleri aşan, uzun soluklu ve görkemli zindan direnişimizi Önderliğimizle yapılan görüşme sonrası, Önderliğimizin çağrısıyla sonuçlanmış ve bu hepimiz için yeni bir zamanın kapısını aralamıştır. Bu zaman, faşizmin duvarlarını yıkacağımızın nişanesidir. Bu kapıyı altı aylık direnişimizle zindanlar ve dışarıdan da Laçik Sipili analarımızla beraber açtık ve bu kapıyı açarken direnişe inanan ve direnme inancını çoğaltan herkesin geçeceğine inanıyoruz. Bu direniş hepimiz için başarmanın yeni anlamlarını yaratmıştır. Herkesin bu direnişin mesajlarını ve ortaya çıkarmış olduğu değerlerin doğru okumasını yapacağına, koruyacağına ve yükselteceğine inanıyoruz.
Doğru yoldaşlığı başaracağız
Zindanlar olarak Önderlikle aramızda açılan makası biraz da olsa kapattık. Elbette Önderliğimizi yalnız bırakmayacağız. Doğru yoldaş olmayı başaracağız. Bu esaslarla direnişimizin yarattığı zafer ruhuyla başta kadınlar olarak bu zamanın öncülüğünü sürdüreceğimizin kararlığını ortaya koymak isteriz. Evet, grevimiz 8 yoldaşımızla eksik sonuçlandı. Onların anısına bağlılıkla başarımızı sonsuz kılma kararlılığıyla bu süreçte bizlere desteğini sunan başta analarımızın, ailelerimizin ve dışarıdaki destekçilerimize teşekkür ediyoruz. Zaten yoldaşlarımız her zaman yanı başımızda ve bizler de onların başını göğe değdirme inancıyla yoldaşlarımızı onure etme direncindeydik. Direnişimizin sonuçlandığı şu zaman herkese ikinci bayramı yaşatmıştır. Tüm halkımızın bayramını kutlar ve bu bayramın özgürlük, umut, direniş ruhlu zamanlara vesile olmasını diliyoruz…”