KENAN KIRKAYA / MA / ANKARA
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte açıklanan yeni yönetim kabinesi her adımda tasarlanmış mesajlarla dolu. Hem törende verilen mesajlar hem de kabineye alınan isimler, Erdoğan’ın önümüzdeki süreci “sistem dönüşümünü tamamlama” olarak ele alıp, işi sıkı tutacağının göstergesi.
AKP, 16 yılda adım adım ördüğü sistem değişikliğini önceki gün resmen hayata geçirdiğini bütün dünyaya deklare etti. Üstelik bunu da son derece şatafatlı ve gösteriş yönü ön planda olan bir törenle gerçekleştirdi.
Erdoğan’ın yemin töreni için Beştepe’den Meclis’e gelirken hazırlanan ritüeller, yeni dönemde Genelkurmay ve diğer pek çok kurum gibi Meclis’in de Saray’a bağlandığının mesajını içeriyordu. Meclis, Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıkları’nın bulunduğu Eskişehir Yolu’nun tercih edilmesi de bu mesajın pekiştirilmesi amacını taşıyordu. Alınan yoğun polisiye önlemler bir yönüyle yeni sistemin vatandaşa tam olarak güvenmediğini gösterirken, diğer yandan bu güvenilmez kesime karşı güç gösterisini barındırıyordu.
Görüntüler ve son birkaç gündür yaşananlar, yine “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözünün hayata geçirilmesi anlamına geldi. Erdoğan ve AKP, toplumun bir yarısının bir diğer yarısına yönelik egemenliğini, atılan fiili adımlar ve tek taraflı irade ve güç gösterisiyle hayata geçirildiği bu törenle ilan etti. Muhalefetin ve gelişmeleri benimsemeyen toplumun diğer yarısının izleyici kaldığı bu gidişat, “hızlı, seri ve ne yapacağını önceden tasarlamış” adımlarla hayata geçirildi.
Bu önceki günkü güç gösterisi aynı zamanda gelişmeleri kabul etmeyen toplumun diğer yarısına verilen açık bir gözdağı olarak kayıtlara geçti.
Anıtkabir’de 'zafer' ilanı
Erdoğan’ın hem Meclis’teki yemin töreni hem de Anıtkabir’i ziyaret ettiğinde dile getirdikleri ise rejimin değiştiğini “muhataplarına ilan etme ve göze sokma” amacını taşıyordu. Erdoğan Meclis’ten ayrılırken daha önce hazırlandığı belli olan bir soruya verdiği “Bana başkan deyin” sözüyle aslında sistemin “Cumhurbaşkanlığı sistemi değil, Başkanlık Sistemi” olarak tasarlandığını gösterdi. Erdoğan’ın Anıtkabir’de üstüne basa basa iki kez yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı olduğunu söylemesi de “Eski sistemin mabedinde zaferini ilan etme” amacı taşıyordu. Dünkü törende “sembolik” para basımı ile de Erdoğan, artık sistem değişiminin bütün kurum ve kurallarıyla geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini güçlü bir şekilde vurguladı.
Ben yaptım oldu
Ayrıca son ana bırakılan ve üst üste açıklanan “yeni sisteme geçiş” kararnameleri ile iş “oldu bittiye” getirildi. Her biri yüzlerce kanunda değişiklik anlamına gelen kararnamelerin bu kadar yoğun, üst üste yayınlanması insanların bunları takip edememesini, içeriğinden doğru dürüst haberdar olmamasını da beraberinde getirdi. Lağvedilen veya birleştirilen bakanlıklar, yeni düzenlemeler, yeni fermanlar gibi peşi sıra birbirini takip ederken insanlar ne olup bittiğini tam anlamadı bile.
İki temel ayak
Erdoğan, bütün bu güç ve şatafat gösterisi içerisinde işinin bitmediğini ve dönüşümü tamamlaması için önünde uzun ve zorlu bir yol olduğunun bilincinde. Yeni kabine “dönüşümü tamamlama süreci”nin ilk kabinesi olarak değerlendirilebilir. Erdoğan, bu dönüşüm projesini de iki temel ayak üzerine oturtuyor.
Ekonomik alanda yapılacak kimi iyileştirmeler ile “rıza üretme”, diğer baskı ve zor aygıtlarıyla insanları “bu kabullenme sürecine mecbur bırakma” yöntemlerini uygulanacak. Bu sistem rıza üretimini “insanların istek ve beklentilerine cevap olabilecek” bir formattan yoksun olduğu için ikinci yol daha da ağırlıklı bir yöntem olarak devrede olacak. Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da Milli Savunma Bakanı yapılması bunun göstergesi. Bu iki ismin seçilmesi “iç ve dış operasyonlar ve çatışmaların süreceğini” ilanı oldu.
Tahvil faizi uçuyor
Erdoğan’ın ekonomi yönetimi tercihine piyasa sert tepki verdi. Döviz kurları açıklama sonrası fırladı. 10 yıllık tahvil faizi tarihin en yüksek seviyesine geldi.
Yeni kabinede ekonomi yönetimi baştan aşağı değişirken, dolar/TL 4.75 seviyelerine kadar yükseldi. Euro/TL ise 5,57 seviyesinin üzerinde çıktı. Böylece TL'de yüzde 4'e yakın değer kaybı yaşandı. Dolar/TL, saat 23.30 itibariyle 4.7390 seviyesinde yer aldı. Dolar kabinenin açıklanması öncesi 4.58 seviyesinde hareket ediyordu.
Bugüne bakıldığında dolar gece gördüğü seviyelerden biraz aşağıda seyrediyor. Kur sabah 07.40 itibariyle 4.72 seviyelerinde yer aldı. Aynı dakikalarda euro da 5.55 liradan işlem görüyor. Saat 12.00 itibariyle 10 yıllık tahvil faizi tarihin en yüksek seviyesinde seyrediyor. TL varlıklardaki satışlar tahvil piyasasında gösterge tahvil faizini yüzde 20,09'a çıkardı. İki yıllık gösterge tahvil faizi 32 baz puan yükseldi.
10 yıllık tahvil faizi de yüzde 10,78 ile rekor yeniledi. 10 yıllık tahvil de ihraç edildiğinden bu yana en yüksek yüzde 17,74'ü görmüştü.
Bir ülkenin tahvil faizlerindeki artış, o ülkenin daha yüksek faizle, daha maliyetli borçlanacağı anlamına geliyor. Türkiye'nin borçlanma maliyeti zirveyi gören 10 yıllık tahvil faizi ile daha da artacak.