AKP-MHP iktidarının tüm devlet olanakları ve zor aygıtlarını kullanarak tek adam yönetimindeki tekçi rejimini, yerel yönetimler ayağıyla tamamlamak için hazırlandığı; HDP’nin ise kayyum rejimine son verme ve AKP-MHP faşizmine kaybettirme stratejisi uyguladığı seçimler dün yapıldı.

 Seçim öncesi sandık taşımadan seçmen taşımaya ve silmeye, sansürden siyasi soykırıma kadar her türlü hukuksuzluğu yapan; seçim sırasında ve oy sayımında hile ve hırsızlıkta tereddüt etmeyen AKP-MHP iktidarına karşı Türkiye ve Kuzey Kürdistan halkı umudunu koruyarak sandık başına gitti.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da 57 milyon 58 bin 636 seçmen, 194 bin 390 sandıkta, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başına gitti. Seçimlerde 30 büyükşehir, 51 il, 519 büyükşehir ilçesi, 403 ilçe, 386 belde olmak üzere bin 389 aday belediye başkanı/eşbaşkanı; ayrıca 50 bin 236 muhtar belirlendi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre dün Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Antep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Maraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Dersim, Urfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis’te ve bu illerde bulunan cezaevlerinde saat 07.00 itibarıyla oy verme işlemi başladı. Bu illerde oy verme işlemleri saat 16.00’da tamamlandı.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Amed, Erzurum, Eskişehir, Antep, Hatay, İstanbul, İzmir, Maraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Urfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı“, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullandı. Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanılacak. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atıldı. Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabildi.

AKP, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Büyük Birlik Partisi (BBP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti (DP), Demokratik Sol Parti (DSP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Saadet Partisi (SP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve Vatan Partisi (VP) seçime katıldı. Türk devletini yöneten İslamcı-Türkçü-Ergenekon ittifakının AKP-MHP şahsındaki ‘Cumhur İttifakı’, Kürt düşmanlığına, dolayısıyla demokrasi düşmanlığına dayalı faşizmin yerel ayağını tamamlayarak yoluna devam etmek istiyor. Düzen içi devlet eksenli muhalefet de ‘Millet İttifakı‘ ile yerel yönetimlere talip. HDP ve demokrasi güçleri ise bu seçimde özellikle kayyum atanan belediyeleri geri alma ve sayısı arttırma, ağırlıkla Türkiye kentlerinde ise AKP-MHP ittifakına kaybettirecek adaylara seçmenlerini yönlendirmeyi esas aldı.

Kayyum rejimine son vermenin önemi

HDP’nin Kuzey Kürdistan’da en çok önemsediği konu, ‘kayyum rejimi’ne son verip kayyum olarak atanan devlet memurlarını def etmek. Bilindiği gibi OHAL gerekçesi ile yayınlanan 674 Sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı’na belediyelere kayyum atama, valilere ise belediyelerin taşınır mallarına el koyma ve çalışanlarını görevden uzaklaştırma yetkisi verildi. Bu KHK’ye dayandırılarak HDP’nin bileşeni olan DBP’den seçilen belediyelere 11 Eylül 2016 itibarıyla el konularak kayyum atamalarına başlandı. 3 büyükşehir belediyesi olmak üzere, 10 il, 63 ilçe ve 22 belde ile DBP’li toplam 95 belediyeye devletin memurları atandı. Buna paralel olarak Kürdistan’da kamuda ve belediyelerde çalışan 15 bine yakın Kürt işçi ve memur, 300’e yakın muhtar ihraç edildi. HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ve milletvekilleri Selma Irmak, İdris Baluken, Gülser Yıldırım, Sabahat Tuncel, Ferhat Encü, Abdullah Zeydan, Çağlar Demirel, Sırrı Süreyya Önder’in yanı sıra 93 belediye eşbaşkanı, yüzlerce belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi ve sayısı binleri aşan parti il ve ilçe teşkilatlarında çalışan parti yöneticisi ve çalışanı tutuklandı. Son derece bilinçi, planlı ve Türk devlet kodlarına uygun olarak belediyelere atanan kayyumlar, yeniden Türkleştirme için seferber olarak sömürge hukukunun tetikçiliğini yaptılar. İşgal eder gibi büyük bir polis gücüyle girdikleri belediyelerde ilk işleri çok dilli belediye tabelalarını indirmek oldu. Belediye binaları karakollara çevrildi, Kürtlerin pek çok tarihsel ve kültürel değerine ve hafıza mekânlarına çeşitli saldırılar gerçekleştirilmiştir. ‘Kayyum Rejimi’ geçmişteki inkâr, asimilasyon ve imha politikalarının bir devamıdır. Kayyumlar, belediye yetkilerini önemli oranda aşan yetkilerle donatılarak, ortak bir amaç çerçevesinde ve planlarını sistemli bir şekilde hayata geçirmeye çalıştı. Onların eliyle bir anlamda sömürge hukuku uygulandı.

Seçim öncesi neler yapıldı?

AKP-MHP faşizminin sezim öncesi yaptıkları, demokratik, adil ve dürüst seçim ilkesine göre yürütülemeyeceğinin  habercisiydi:

YSK’nin yetkisi alındı

 OHAL ortamında 16 Nisan 2017’de yapılan referandumda, Yüksek Seçim Kurumu’nun (YSK) kanuna aykırı olarak mühürsüz oy pusulası ve oy zarflarını geçerli kabul eden kararıyla ciddi bir güven sorunu ortaya çıktı. 9 Şubat 2017’de çıkarılan 687 sayılı OHAL KHK’sıyla YSK’nin televizyon ve radyo üzerindeki yetkisi kaldırıldı. Böylece TV’lerin ve radyoların yanlı yayın yapması halinde cezalardan kurtulması sağlandı. Bu KHK’yle YSK’nın anayasal yetkisi elinden alındı. Nitekim bu KHK’yle 24 Haziran 2018 seçim sürecinde iktidar partisi lehine muhalefet aleyhine basın yayın alanında bir durum yaratıldı.

Liste ve sandıklarla oynandı

 AKP-MHP iktidarının 13 Mart 2018’de çıkardığı 7102 sayılı kanunla 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda önemli değişiklikler yapıldı. Bu kanuna göre, aynı binada oturan seçmenler farklı sandıklara kaydedilebildi. Böylece aynı binada oturan komşuların hangi sandıkta oy kullandığı seçmen kütük listelerinden öğrenilemedi. ‘Seçim güvenliği’ açısından vali veya il seçim kurulu başkanının talebi üzerine o yerde bulunan yerlerdeki sandıkların başka seçim bölgelerine taşınmasına veya sandık bölgelerinin birleştirilmesine YSK kararıyla imkan tanındı.

98 bin seçmeni etkiledi

Kuzey Kürdistan’da, ağırlıklı olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeninin bulunduğu illerde sandık taşınma ve birleştirme talepleri kabul edildi. Ancak güvenlik sorunu var diye 98 bin seçmeni etkileyecek sandık taşınması ve birleştirilmesi kararlarının verilmesi iktidarın emrindeki valilerin isteği üzerine oldu. Böylece bu seçimlerin manipüle edilmesine zemin hazırlandı. Seçmenlerin özellikle köylerdeki seçmenlerin il veya ilçe merkezlerine veya korucu köylerinin bulunduğu yerlere gidip oy kullanması oldukça zorlaştırıldı.

Mühürsüz oylara geçerlilik

 7102 sayılı kanunun 11. maddesi ile 298 sayılı kanunun 101. maddesinin 2. fıkrasına yeni bir bent eklendi. Buna göre; sandık kurulunun ihmali ile mühürlenmemiş olan oy pusulalarına geçerlilik kazandırıldı.

Görev süreleri doldu, gitmediler

 YSK üyelerinin görev süreleri dolasına rağmen yapılan yasa değişikliği ile kurul üyelerinin görev süresi en az bir yıl daha uzatıldı. Bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne açılan davada, söz konusu değişiklik Anayasa’ya uygun bulundu ve istem reddedildi.

Seçmen artışı nüfustan fazla

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2009 yılı nüfus istatistiğine göre Türkiye ve Kuzey nüfusu 72 milyon 651 bin 312 kişidir. YSK’nın 2009 yılı yerel seçimlerinde oy kullanma hakkı bulunan seçmen sayısı 48 milyon 6 bin 650 kişidir. Aradan 10 yıl geçtikten sonra TÜİK’in nüfus istatistiği 2018 yılı sonu itibariyle 82 milyon 3 bin 882 kişidir. YSK’nın 2019 yılı yerel seçimlerinde oy kullanma hakkı bulunan seçmen sayısı ise 57 milyon 58 bin 636 kişidir. Bu durumda Türkiye ve Kuzey Kürdistan nüfusu 9,5 milyon artmasına rağmen seçmen sayısı 11 milyon artmış oldu. Matematiksel olarak böyle bir şey imkansız. Son 10 yılda nüfus artış hızı göz önüne alındığında seçmen sayısında 1,5 milyonluk artış izah edilemez. Bu veriler bile seçmen kütüklerinin hatalı ve her türlü manipülasyona açık olduğunu gösteriyor.

 Devlet güçleri için 142 belgesi

 Sçimlerde önemli bir sorun ise “142 belgesi” ismiyle anılan seçimlerde görevli devlet güçlerinin kayıtlı olmadıkları sandıklarda oy kullanabilmeleri halidir. Bu seçmenlerin hem kayıtlı oldukları sandıklarda hem de görevli oldukları sandıklarda mükerrer oy kullanmalarını önleyecek sağlıklı bir mekanizma kurulamadı ve dünkü seçimde devlet güçleri bu zorbalığı yaptı.

MİT fişlemelerinin yayınlanması

 Türkiye’de ilk defa il ve ilçe seçim kurulları tarafından onaylanıp aday listesine konan belediye başkanı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelik adayları ile ilgili olarak “istihbarat niteliğindeki gizli veriler” iktidar partisi tarafından ‘ele geçirildi’ ve bu parti tarafından çeşitli basın yayın kuruluşlarında yayınlanarak kişilik hakları ihlal edildi.

Cumhurbaşkanlığının kesesi açıldı

 Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler, kamu kurum ve kuruluşlarının imkanlarını kullanırken diğer partiler bakımından bu durum aleyhte sonuçlar yarattı. Örneğin, partili Cumhurbaşkanı partisinin seçim kampanyasını sürdürürken Cumhurbaşkanlığı’nın her türlü imkanından yararlandı. İktidar sözcüleri nefret söylemini had safhaya vardırdı, özellikle Türk İçişleri Bakanı muhaliflere yönelik hakaret, tehdit, karalama, hedef gösterme gibi söylemlerle seçim ortamını adeta zehirledi.

 Medya HDP’ye yer vermedi

 Türkiye’deki medyanın yüzde 90’ından fazlası siyasi iktidarın denetimi altındadır. Devlet televizyonu olan TRT’nin HDP’nin hiçbir propaganda faaliyetine yer vermemesi gibi. TRT’nin şubat bültenlerinin dökümü şöyle:

AKP: 49 saat 58 dakika 12 saniye lehte. Aleyhte yayın hiç yok.

MHP: 3 saat 32 dakika 26 saniye lehte. Aleyhte yayın hiç yok.

CHP: 5 saat 47 dakika 25 saniye lehte, 5 saat 56 dakika 15 saniye aleyhte.

İYİ Parti: 55 dakika 32 saniye lehte, 1 saat 11 dakika 53 salise aleyhte.

Cumhur İttifakı: 53 saat 30 dakika 38 saniye lehte. Aleyhte yayın yok.

Millet İttifakı: 6 saat 52 dakika lehte, 7 saat 8 dakika aleyhte yayın.

HDP’ ye ayrılan süreye dair ise herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

En çok baskı HDP’ye

  İHD Dokümantasyon Birimi’nin yapılan başvurular ile partilerden edindiği bilgiler ve basına yansıyan haberlere dayanarak oluşturduğu bilançoya göre; 31 Mart yerel seçim öncesi partilerin seçim bürolarına, araçlarına, adaylarına, mitinglere ve çalışanlarına yönelik baskın, saldırı, tehdit ve polis baskınları tavan yaptı. HDP’ye 9 saldırı yapıldı. HDP’ye yönelik 3’ü milletvekili olmak üzere 7 yaralama gerçekleştirildi.

713 HDP’li gözaltına alındı

Yine son iki gün hariç HDP’den 713 kişi gözaltına alınırken, 107’si tutuklandı.

AGİT gözlem yapamadı

Yerel seçimlerde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nden bir heyet sınırlı olarak gözlem yapabildi. AGİT, bu seçimlere gözlemci gönderemedi. İHD ve ESHİD’in bağımsız seçim gözlemi talepleri ise YSK tarafından reddedildi. Avrupa’dan giden bağımsız gözlemci heyetleri ise gözaltına alındı, sınır dışı edildiği, geri kalanları da çalıştırılmayıp engellendi.

ANKARA


Amed’de 19 bin asker ve polis

Amed’de ‘seçim güvenliği’ni sağlamak amacıyla 8 bin 340 polis ve 10 bin 364 asker görevlendirildi. Kentte HDP İl Örgütü binası önünde 20 Kasım’dan beri konuşlandırılan polisler bile seferberliğe katıldı.

Diyarbakır Valiliği, 31 Mart Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimleri’nde görevlendirilen polis ve asker sayısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Huzur ve güven içerisinde gerçekleşmesi, vatandaşlarımızın hür iradesini hiçbir baskı ya da tesir altında kalmadan sandığa yansıtabilmesi, seçim öncesi, seçim sonrası ve seçim anında hiçbir aksaklığa meydan verilmemesi amacıyla, kolluk kuvvetlerimiz tarafından sandık alanları ve çevresinde oy verme ve sayım işlemleri ile sonuçların seçim kurullarına intikallerinin sağlıklı olarak yapılabilmesi için gerekli bütün tedbirler alınmıştır” denildi.

Valilik, 1 milyon 48 bin 250 kişinin oy kullanacağı kent genelindeki 3 bin 624 sandıkta 8 bin 340 emniyet personeli ve 10 bin 364 jandarma personeli olmak üzere toplam 18 bin 704 güvenlik görevlisinin görevlendirildiğini açıkladı.

Kentte 18 bin 704 devlet gücü görevlendirilirken HDP İl Örgütü binası önünde 20 Kasım 2018’den bu yana konuşlandırılan polisler, dün geri çekildikleri görüldü. HDP’li yöneticiler bu duruma dair “Bugün polisler için sandıkların abluka altına alınması daha önemli” yorumunda bulundu.


Son güne kadar siyasi soykırım

HDP, seçim çalışmalarının başından beri iktidarın talimatıyla 713 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Seçimden önceki gün de İstanbul merkezli yoğun gözaltı devam etti.

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, seçimden bir gün önce şu bilgileri verdi: “30 Mart sabahı, yerel seçimlere 24 saat kala İstanbul’da çoğu 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde belediye meclis üyesi adayımız olan 53 kişi gözaltına alınmıştır. Dün ise Süleyman Soylu’nun hedef göstermesi sonrasında gözaltına alınan, aralarında Adana İl Eşbaşkanımızın da olduğu 8 partilimiz tutuklanmıştır. Iğdır’da gözaltına alınan 15 HDP ve DBP yöneticisi 12 gün sonra adliyeye çıkarılmış ve 9’u tutuklanmıştır. Van’da gözaltına alınan 24 kişiden de 14’ü tutuklanmıştır. Urfa’da ise aralarında partimizin belediye meclis üyesi adaylarının da olduğu 11 kişi gözaltına alınmıştır.

31 Mart 2019 yerel seçim çalışmalarımızın başlamasından bugüne 713 gözaltı ve 107 tutuklama olmuştur. Seçim süresince partimize saldırarak; belediye eşbaşkan adaylarımızı, belediye meclis üyesi adaylarımızı, il-ilçe eşbaşkanlarımızı, üyelerimizi, sandık görevlilerimizi, parti temsilcilerimizi hedef göstererek; gerekçesiz ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alıp tutuklayarak seçim kazanmayı hedefleyen AKP-MHP ittifakı amacına erişemeyecektir.”

Bu saldırıların, iktidarın talimatıyla gerçekleştirildiğine işaret eden Başaran, şunları belirtti: “AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partimize yönelik saldırı içerikli açıklama ve talimatları, emri altındaki kolluk ve yargı mensupları tarafından yerine getirilmektedir. AKP-MHP faşizmine dün direndik, bugün direniyoruz ve yarın da direneceğiz. Bu gayrimeşru yöntemler, seçimlere şimdiden gölge düşürdü, seçimleri tartışmalı ve şaibeli hale getirdi.”

HDP İstanbul Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Arzu Kayaoğlu, gözaltına alınanların birçoğunun sandık kurulu üyesi ve il, ilçe meclis üyeleri ve çocukların da olduğuna dikkat çekti. Gözaltına alınanların büyük kısmına şiddet uygulandığına işaret eden Kayaoğlu, “Gözaltıların çok büyük bir kısmında, yoğun şiddete ve işkenceye maruz kaldıkları iddiası var. Hukukçu arkadaşlarımızla birlikte biz gözaltı takiplerini en iyi bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. AKP’nin başlattığı bu gözaltı furyasını boşa çıkartabilmek için de yarın ki sandıklarımıza sahip çıkabilmektir” dedi.


Meclis’e 83 yeni fezleke

Aralarında HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu 43 isim hakkında 83 fezleke Meclis’e gönderildi.

 43 milletvekilli hakkında dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 83 fezleke hazırlanarak, Anayasa ve Adalet Komisyonuna gönderildi. HDP’li 38 milletvekili hakkında hazırlanırken aralarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu 2 CHP’li hakkında fezleke hazırlandı. Hakkında fezleke hazırlanan milletvekilleri şöyle: HDP’nin Urfa Milletvekili Ömer Öcalan hakkında 3,  Hüseyin Kaçmaz 1, Mehmet Rüştü Tiryaki 2, Musa Farisoğulları 5, Murat Sarısaç 1, Mensur Işık 1, Mahmut Toğrul 2, Nuran İmir 1, Tayip Temel 1, Tuma Çelik 2, Semra Güzel 5, Abudullah Koç 1, Berdan Öztürk 5, Salihe Aydeniz 5, Ayşe Acar Başaran 4, Sait Dede 2, Şevin Coşkun 1, Ayşe Sürücü 4, Remziye Tosun 5, Feleknas Uca 1, İmam Taşçıer 2, Dersim Dağ 5, Meral Danış Beştaş 1, Pero Dündar 1, Erdal Aydemir 2, Pervin Buldan 2, Kemal Bülbül 1, Sezai Temelli 1, Gülistan Kılıç Koçyiğit 1,  Serpil Kemalbay 1, Selçuk Mızraklı 2, Bedia Özgökçe Ertan 1,  Ebru Günay 1,Hüda Kaya 1, Fatma Kurtulan 1, Dilan Dirayet Taşdemir 1, Nusrettin Maçin 1

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaorğlu hakkında 1, Murat Bakan 1, Kamil Okyay Sındır hakkında 1 fezleke hazırlandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Barış Atay hakkında bir fezleke hazırlandı.