Kürt Özgürlük Hareketi karşısında 1998’de yıkılma noktasına gelen soykırımcı sömürgeciliğin, uluslararası ve bölgesel gericiliğe dayanarak komplo gerçekleştirdiğini hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP-MHP şahsında soykırımcı sömürgeciliğin yeni bir komployu dayattığını söyledi.

 Eşbaşkanlık, şunları vurguladı: Çürüme her yerdedir. Kürt Özgürlük Hareketi’ni bastırmak için tüm kurumlar, kurumsal biçimler, toplumsal değerler, yasalar ve devlet geleneği bir tarafa bırakılmıştır. Güçsüzlüğünün ve yıkılmasının ifadesi, kendisini böyle ortaya koymaktadır.

AKP-MHP faşist iktidarı tüm imkanlarını kullanarak tasfiye için saldırmaktadır. Uluslararası Komplo dönemindeki Kürt düşmanlığı, Kürt’e ait her şeye saldırma bugün de aralıksız yapılmaktadır. Bedeller verilerek yürütülen tarihi direnişle yeni komplo da boşa çıkarılacaktır.

Saldırılardan sonuç alamadıkça daha fazla destek isteyen, soykırımcı saldırılarına ortak arayan, kendisini her konuda bir şantaj aracı haline getirerek soykırımcı sömürgeciliğinin yıkılışını önlemeye çalışan AKP-MHP yönetimindeki Türk devletine karşı kırılmaz bir iradeyle direnişle gösterildiğini vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, ”Bu direniş, İmralı’daki tecridi de kıracak, saldırılar püskürtülerek Kürt halkının özgürlüğü temelinde Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkeleri demokratikleştirilecektir” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında Kürdistan halkını hedef alan Uluslararası Komplo’nun yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. 9 Ekim 1998’de starı verilen Uluslararası Komplo’nun 22. yılına girildiğini hatırlatan Eşbaşkanlık, komploya karşı mücadelede şehit düşenleri minnet ve saygıyla andı.

Komplo Kürtleri durduramadı

Kürdistan halkının komploya öfkesinin özgürlük mücadelesine yönelik her türlü komployu yenilgiye uğratacağını kaydeden Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: ”Uluslararası Komplo, Kürt halkını iradeli kıldığı ve Ortadoğu’da halkların kardeşliğine dayalı demokratik bir sistemi yaratmak istediği için Önder Apo’yu hedeflemiştir. Önder Apo hala da özgür Kürt gerçeğini yarattığı ve Ortadoğu’da halkların kardeşliğine dayalı bir siyasi sistem mücadelesi yürüttüğü için İmralı’da ağır tecrit altında tutulmaktadır. Ancak uluslararası komplo Kürt halkının özgürlük ve Ortadoğu halklarının demokrasi mücadelesini durduramamıştır. Önder Apo’nun dediği gibi; bu tarihsel komplo gelişmeleri hızlandırmıştır.”

Komplo korkunun sonucuydu

Tarihte görülmemiş böyle çok aktörlü bir komplonun gerçekleşmesinin, Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin devrimci, değiştirici ve dönüştürücü gücüne duyulan korkunun sonucu olduğu belirtilen açıklamada, ”Ancak çağa uygun bir devrimci düşünce ve eylem ortaya çıktığında bunu ne ordular ne şu zenginlik ne de şu baskı durdurabilmiştir. Bu nedenle Önder Apo kendisine yönelik tarihsel komplonun tüm gerçekliği ve potansiyel devrimci güçleri açığa çıkaracağını belirtmiştir. Nitekim o günden bugüne hem Kürdistan’da hem de Ortadoğu’da önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır. Bugün Kürdistan genelinde özgürlük bilinci, iradesi ve ortaya çıkardığı sonuçlar 21 yıl öncekinden çok fazladır. Ortadoğu halkları ise üzerlerindeki ölü toprağı atarak tarihlerine yaraşır toplumsal mücadeleler içine girmişlerdir. Ortadoğu’nun tarihsel toplumsal gücü ayağa kalkmış durumdadır. Önderliğine kavuştuğunda hiçbir bölgesel ya da uluslararası güç bu ayağa kalkışın önünde duramayacaktır” denildi.

Yeni bir komplo tezgahlanıyor

Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da esaretiyle sonuçlanan bu komployla istenen sonuç alınamadığı için şimdi PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi üzerinde yeni bir komplo tezgahlanmak istendiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi: ”Bölgenin sorunlarını çözemeyen, aksine ağırlaştıran güçler Özgürlük Hareketi şahsında halkların özgürlük özlemlerini boğmak istemektedirler. 3 PKK yöneticisi hakkında ödüllü arama kararı çıkarılması ve bu temelde saldırıların her yerde artırılması çeşitli güçlerin ortaklığında Özgürlük Hareketi’ne yönelik bir komplo içinde olunduğunu göstermektedir.

Sömürgeciliğin yıkımını önlemek için

Kürt Özgürlük Hareketi karşısında 1998’de yıkılma noktasına gelen soykırımcı sömürgeciliğin, uluslararası ve bölgesel gericiliğe dayanarak bir komplo gerçekleştirdiği hatırlatılan açıklamada, AKP-MHP şahsında soykırımcı sömürgeciliğin bugün de yıkılma noktasına geldiği vurgulandı. Bu nedenle yine kendisini dayatarak, pazarlayarak çeşitli güçlerin desteğini alıp Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek istediği kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi: ”Öyle ki saldırılardan sonuç alamadıkça daha fazla destek verin, benim soykırımcı saldırılarıma ortak olun diyerek bağırmakta ve çağırmaktadır. Kendisini her konuda bir şantaj aracı haline getirmesi soykırımcı sömürgeciliğinin yıkılışını önlemek içindir.

Çürüme başını alıp gitmiş

Türkiye’nin ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel durumu 1998’e benzemektedir. Çürüme her yerde başını alıp gitmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi’ni bastırmak için tüm kurumlar, toplumsal değerler ve devlet geleneği bir tarafa bırakılmıştır. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır, sözünün tek ideolojik, tek siyasal ve toplumsal değer hale getirilmesi, bu iflasın ifadesi olmaktadır. Artık tüm kurumsal biçimler, yasalar ve her türlü kural bir tarafa bırakılmıştır. Güçsüzlüğünün ve yıkılmasının ifadesi, kendisini böyle ortaya koymaktadır.

Bu komplo da boşa çıkarılacak

AKP-MHP faşist iktidarı tüm imkanlarını kullanarak Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek için saldırmaktadır. Uluslararası Komplo dönemindeki Kürt düşmanlığı, Kürt’e ait her şeye saldırma bugün de aralıksız yapılmaktadır. Ancak buna karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ direnişi şehitlerinin ruhuyla her yerde fedaice direnilmektedir. Bedeller verilerek yürütülen bu tarihi direniş günümüzde gerçekleştirilmek istenen komployu da boşa çıkaracaktır. Bugün kırılmaz bir irade ile gösterilen bu direniş, İmralı’daki tecridi de kıracak, saldırılar püskürtülerek Kürt halkının özgürlüğü temelinde Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkeleri demokratikleştirilecektir. Bu temelde Ortadoğu’da demokratik uygarlık çağına ulaşılacaktır.”

 

BEHDİNAN

 
 

PAJK: Rojava’da da kaybedecekler

 

PAJK, 9 Ekim Komplosu’nun boşa çıkarıldığı gibi, Rojava’ya saldırıların da büyük bir direnişle karşılanacağına dikkat çekti.

PAJK Koordinasyonu, Uluslararası 9 Ekim Komplosu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı.

AKP-MHP rejimi ve onun destekçisi güçlerin Öcalan’ı hedeflemesinin temel amacının; demokratik, kadın özgürlükçü sistemin yıkılması ve yerine halkların, kadınların köleliğine dayalı sistemin yerleştirilmek istenmesi olduğu belirtilen açıklamada, ”Halkların özgürlük iradesi ve gücü kırılamadığı için İmralı’da tecrit ağırlaştırılmakta, Kuzey’de belediyelere kayyum atanmakta, Güney Kürdistan işgal edilmek istenmekte ve Kuzey Suriye’ye yönelik savaş çığırtkanlığı yapılmaktadır” denildi.

PAJK Koordinasyonu, ancak Kürtlerin insanlık adına direndiğini ve bu direnişi zaferle taçlandırmanın kararlılığını sergilediğini belirterek, şöyle devam etti: ”Halkımız özgür varlığını sürdürebilmek ve kazanımlarını korumak için hiç olmadığı kadar kararlıdır. Nasıl ki 9 Ekim ile başlayan komplo sürecinin karşısında büyük direnip komplocu güçlerin planlarını bozdularsa, bugün de komplonun devamı olan saldırılara karşı görkemli direnecek ve bu temelde Rojava’ya dönük saldırılar boşa çıkarılacaktır.

Kürtler ve kadınlar; sömürgen güçlerin yürüttüğü tüm komplo hesaplarını bozacak, direniş ve kararlılıkla seferberliğe geçecektir. Buna olan inancımızla 9 Ekim 1998 Uluslararası Komplo’ya karşı başta ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ eylemleriyle direnişimizin can damarına dönüşen kahraman şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, dün gerçekleşen komplo karşısında hareketimiz etrafında kenetlenen ve bugün de güncellenen komplolar karşısında kenetlenecek olan direngen halkımızı selamlıyoruz.”