24 Eylül seçimlerinin ardından 4 yıl boyunca Almanya'yı yönetecek koalisyon hükümetinin kurulması için kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar sürüyor.
Merkel hükümetlerinin derin ismi Wolfgang Schaeuble CDU, FDP ve Yeşiller Partisi'ni biraraya getirecek koalisyon için olumlu konuşurken, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yeni ortaklarının nasıl anlaşacağı bilinmiyor. 24 Eylül'de yapılan genel seçimlerin ardından Almanya ilk kez federal çapta denenecek bir koalisyon hükümetine hazırlanıyor.
Hristiyan Demokratlar Birliği (CDU), Hür Demokratlar Partisi (FDP) ve Yeşiller Partisi'nin siyah, sarı ve yeşil renklerinden ötürü "Jamaika" adıyla anılan bu koalisyon için henüz resmi görüşmeler başlamadı.
Fakat başkent kulislerinin kapalı odalarında her 3 partinin temsilcileri arasında sıkı görüşmelerin başladığı belirtiliyor. Aşağı Saksonya Eyaleti'nde 14 Ekim günü yapılacak erken seçimlerin hemen ardından her 3 parti görüşme masasına oturacak. Çünkü bu eyaletteki seçim sonuçları partilerin pazarlık elini gülendirecek.
Schaeule: Jamaika'ya inanıyorum
Zira Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) "Artık Merkel hükümetlerinin ortağı değiliz" çıkışıyla gündeme gelen Jamaika Koalisyonu'nun kurulmaması halinde Almanya'nın erken seçime gitme olasılığı yüksek. Bu yüzden olacak ki Merkel'in partisi CDU cephesinin tek umudu Jamaika modeli.
Merkel hükümetlerinin derin ismi olarak bilinen Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble yeni hükümet modeline sıcak bakan isimlerin başında gelmesi dikkat çekti. 40 yılı yakındır CDU'da siyaset yapan Schaeuble, Jamaika modeli için "Bunun kesinlikle başarılı olacağına düşünüyorum. Sadece biraz zamana ihtiyacımız var" dedi.
Hristiyan Demokrat, liberal ve Yeşiller çizgisinde olacak yeni hükümetin Avrupa yanlısı olacağını söyleyen Schaeuble, partilerin arasındaki müzakerelerin sonuç vereceğini düşünüyor. CDU'nun meclis başkanlığı için önereceği isim olacağı belirtilen Schaeuble'nin aksine her 3 partinin nasıl bir yelpazede biraraya geleceği ise merak ediliyor.
Enerjiden, mültecilere, vergi indiriminden çevre siyasetine kadar her 3 parti arasında ciddi görüş ayrılıkları var. Her 3 partinin özellikle şu başlıklardaki konularda mutabakata varması gerekiyor:
Avrupa:
Liberallerin temsil edildiği FDP, euro krizini yaşayan ülkelere yönelik uygulanan ve Merkel'in başını çektiği kemer sıkma politikalarının sürdürülmesinden yana. Hatta FDP krizle boğuşan Yunanistan'ın gelecekte eurodan atılmasını istiyor. Bunun aksine Yeşiller, AB içerisinde dayanışmacı politikalardan yana. Her halükarda Yunanistan'ın euroda kalmasını ısrar ediyor.
Polis devleti:
Her 3 parti artan terör saldırılarından dolayı ülkedeki polis sayısının artırılması artırılmasından yana. CDU güvenlik kameralarının sayısının artırılmasını ve vatandaşlara yönelik daha fazla istihbarat bilgilerinin toplanması gerektiğini düşünüyor. Bunun aksine Yeşiller güvenlik siyasetinin vatandaşın kişisel bilgilerin korunmasını öngören yasaların ihlal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Mülteciler:
Partilerin uzlaşmaya gideceği konuların başında ülkeye alınacak mülteci sayısında üst sınırın belirlenmesi. Merkel, Yeşiller ve FDP bu sınıra karşı çıkarken CDU'nun 'kardeş partisi' CSU üst sınırda ısrar ediyor. Yeşiller ayrıca Afgan sığınmacıların artık sınırdışı edilmemesini talep ediyor.
Enerji:
Merkel'in müstakbel ortakları Yeşiller ve FDP arasındaki en büyük çelişkilerden biri de enerji ve küresel ısınmaya yönelik alınacak tedbirler. FDP ve CDU 'Yenilenebilir Enerji Yasası'nın iptal edilmesini talep ederken, bu yasanın daha da gülenmesinden yana. Yeşiller, 2030 yılına kadar ülkenin bütün enerji ihtiyacının "yenilebilinir" olmasını planlıyor.
Vergi:
Her 3 parti arasındaki bir başka önemli görüş ayrılığı ise vergi konusu. Yeşiller Partisi yıllık geliri 100 bin eurodan fazla olan vatandaşların en yüksek vergi dilimine tabii tutulmasını isterken, bunun aksine FDP zenginlerden daha az vergi alınmasını talep ediyor.
ANF/BERLİN