
İlk kadın aday
Kentin ilk kadın belediye eşbaşkan adayı olan Zarife Karasungur, direnişi ve öncülüğü ile PKK tarihinde önemli bir yeri olan PKK'nin kurucularından Mehmet Karasungur'un kardeşi. PKK'nin öncü kadrolarından olan ve PKK'nin kuruluş aşamasında çalışmaların içinde yer alan Mehmet Karasungur'un mirasını devralan Zarife Karasungur, Paris'te katledilen PKK'nin kurucu kadrolarından Sakine Cansız ile 1978 yılında Bingöl'de birlikte çalışmalarda yer aldı. Yaşamı boyunca devletin baskılarıyla yaşayan Karasungur, şimdilerde tarihi adımların atıldığı kenti yeniden inşa etme hedefinde.
15 yıl sonra dönüyor
Ağabeyi Mehmet Karasungur'un mücadele içindeki rolü nedeniyle aile olarak devletin baskısına maruz kaldıklarını dile getiren Karasungur, bu baskılardan dolayı 15 yıl boyunca Bingöl'den uzak yaşamak zorunda kaldıklarını belirtti. Bu 15 yıllık sürecin hayatının en zor ve dayanılmaz zamanı olduğunu dile getiren Karasungur, baskıların yoğunlaştığı dönemde "başı ezilecekler" sınıfına alındığını da aktardı. Karasungur, "Ben başımın ezileceği bir şey yapmamıştım. Sadece Karasungur'un kardeşiydim. Dik durduğum için, boyun eğmediğim için başım ezilecekti. Gittiğim yerde hep sürgün hayatı yaşadım. Hiçbir zaman 'bu benim evim' diyemedim. Ama Bingöl'e de dönmeye cesaretim olmadı. Gücüm yetmedi ya da. Yaşadığım şeyler acı ve gözyaşı doluydu. Belki tüm Kürdistan'ın kadınlarının, analarının acılarıydı. Ben de onlarla aynı acıyı yaşadım" diye konuştu.
"Yürütülen onurlu mücadele sayesinde kente geri döndüm" diyen Karasungur, neden aday olduğunu ise şu sözlerle açıklıyor: "Mehmet ağabeyim ve Sakine yoldaşın bayrağını layık olduğu yere taşımalıyım. Bu büyük sorumluluk istiyor. Yükü ağırdır ama Bingöl halkına güveniyorum. Özellikle kadınlarına güveniyorum. Onlarla birlikte yürüyeceğiz."
'Örnek bir kent olacak'
Seçimlerde kazanmaları halinde kentin sorunlarına halka birlikte karar alarak çözüm getireceklerini söyleyen Karasungur, "Kararı verecek olanda halktır. Yapılacak projelerin tümünde halkın beyanını dikkate alacağız. Tabandan başlayıp daha sonra merkeze doğru meclisleşmeyle kararlarımızı alacağız. Onurlu bir yaşam ve özgür kimlik diyoruz. Onurlu yaşamda halkın kendi yönetimini kurmasıdır. Bingöl halkına yakışacak şekilde bunun sürdürülmesi için mücadele edeceğiz. Şu anki duruma Bingöl halkı layık değil. Bizimle birlikte Bingöl örnek bir kent olacak" diye konuştu.
'Seçimler milat olacak'
Bingöl halkının 1925'ten günümüze kadar Kürt özgürlük mücadelesinde aktif olarak yer alan bir halk olduğunu belirten diğer eşbaşkan adayı Dr. İlhan Çakabay ise, seçimlerde halka güvendiklerini ifade etti. Seçimlerin Kürt halkı açısından bir referandum niteliğinde olduğu gibi Bingöl özelinde de bir referandum niteliği taşıdığını söyleyen Çabakay, "80 yıllık inkarın ve asimilasyonun getirdiği sorunlar sadece merkezden çözülemez. Kürt kültürünün ve dilinin özgür olmadığı bir kentte asimilasyon ve inkarın getirdiği sorunlarda çözülemez. Sorunlar, özerk yönetimler ve yerel parlamentolarla halkın kendi sorunlarını çözüme kavuşturulabilinir. Asimilayon ve inkar politikaları sonucunda şehrin kendine yabancılaşması kaçınılmazdır" dedi.
'Çözümü en iyi bilenleriz'
Kentin kaderini değiştirerek kentin kültürüne ve kimliğine uygun bir yönetim anlayışını hayata geçireceklerini de kaydeden Çakabay, "Adil dürüst ve şeffaf bir yönetim yerelin olmazsa olmazıdır. Sadece bize oy verenlere değil, kentte yaşayan bütün insanlara aynı duyarlılıkla yaklaşacağız. Biz bu kentin sokaklarında, mahallelerinde, parklarında yaşayıp büyüyen insanlarız. Dolayısıyla Bingöl'ün sorunlarını en iyi bilenlerindeniz. Dışarıdan gelmiyoruz. Dolayısıyla bu halkı, bu esnafı en iyi tanıyanlar bizleriz. Sorunlarını da bu anlamda daha rahat çözebileceğimize inanıyoruz. Mevcut uygulanan yöntem anlayışı, inkar ve asimilasyon üzerinden gidiyor. Dolayısıyla sorunlarını çözme noktasında mevcut anlayış tıkanmıştır. Kentin alt yapı, su ve ulaşım sorunları kangrenleşmiş. Tüm bunlar halka bilinçli olarak dayatılan bir anlayışın ürünüdür" dedi.
'Şêx Said şehrin gerçek kimliği'
Kentteki mevcut ulaşım, altyapı ve yoksulluk başta olmak üzere sorunları sıralayan Çakabay, çözümün halkın yerel yönetimde aktif olarak yer almasıyla gelişeceğini belirtti. Yine kentin kendi tarihinden koparılmak istendiğini ifade eden Çakabay, "Kentin tüm sokak ve caddelerini kentin gerçek tarihini yansıtan isimlerle değiştireceğiz. Çünkü gelecek nesiller bu kentin kime ait olduğunu bilemezler. Şêx Said'in kimliği bu kentin gerçek kimliğidir. Özgürlük kimliğidir. Bu kentin hiçbir caddesinde ve sokağında isimlerini göremezsiniz. Ergenekon Caddesi'ni görürsünüz. Kürt kimliğini yok sayan İnönü Mahallesi'ni görürsünüz" diye konuştu.
Yerel yönetimlerde oluşturulacak meclislerle sorunları çözüme kavuşturma noktasında halkın karar organı olacağını dile getiren Çakabay, "Bizim bu halkı yönetme gibi bir iddiamız yok biz bu halkla paylaşmaya geliyoruz. Kadınlarımızla, gençlerimizle, inanç gruplarımızla ortaklaşarak burada olacağız" dedi.
Kürt halkının tarihi bir süreçten geçtiğine işaret ederek, bu sürecin de "demokratik özgür yaşamı" inşa etme süreci olduğunun altını çizen Çakabay, şunları belirtti: "Bu coğrafyada, ülkede halkların siyasal eşitliği sağlanacaktır. Bu sağlandığı zaman ülkede huzurun, barışın inşası mümkün olacaktır. Bu 2014 yerel seçimleriyle ilgili bir durumdur. Kürt halkı da bu anlamda gereken cevabı seçimlerde verecektir. Kürtlerin yereldeki başarısı bu sürecin başarısını getirecektir. Bu sürecin sonunda halkımız özgürleşecektir. Ortadoğu ve Türkiye halkı özgürleşecektir. Kürt halkının 21. yüzyıldaki statüsünü belirleyecek bir dönemdeyiz. Herkesin bu duyarlılıkla seçimlere yaklaşması gerekiyor."
HAYRİ DEMİR/EDİP KAYNAR/DİHA/BİNGÖL