Almanya’da özgür olacağını, güvence altına alındığını düşünen Karayiğit, bir süre sonra Kürt derneğine gitmesi, yine Kürtlerin etkinliklerine katılması üzerine polis takibine alınır.Alman polisi Karağiyit’i çağırarak derneğe gitmemesini söyler. Ancak Karayiğit bunu dikkate almayınca kendisine yönelik baskı artar. Roza Karayiğit, önce polisin kendisinin çalıştığı iş yerine baskı yaptığını ve kendisinin 6 yıl çalıştığı işyerinden bu baskılar nedeniyle çıkarıldığını belirtiyor. Önce iki yıllık oturma müsadesi elinden alınır, süre 2 aya düşürülür. Daha sonra, bu süreler haftalık imzaya tabi tutulur ve sürekli ev çeşitli gerekçeler gösterilerek basılır.
Kızı için sınırdışı kararı
Bir anne olarak Karayiğit, genç kızı Sultan’ı okutma istiyor. Sultan, gündüz çalışarak gecede akşam lisesinde okumaya başlıyor. Polisin baskı, yıldırma, korkutma ve onları kendi kimliğinden soğutma yönündeki uygulamalarına tüm aile fertleri maruz kalır. Sultan henüz 14 yaşındayken bile polis sorgusuyla karşılaşır. Ona derneğe gitmemesi, folklor kurslarına katılmamasını söylerler ve oturumunun elinden alınması için mahkemeye verilir. Tüm bunlardan sonra, Sultan Karayiğit hakkında sınırdışı kararı verilir. Polis, 14 Kasım ve 22 Kasım tarihlerinde iki defa Roza Karayiğit’in evine baskın düzenler. Ona, Sultan’ı yakalayıp, sınırdışı edeceklerini bildirirler. Aile birleşimi ile Sultan’ın Almanya’ya geldiği belirten anne Karayiğit, Sultan’ın 18 yaşına girdikten sonra hakkında sınırdışı kararı verildiğini belirtiyor. Karayiğit,”Dernekte folklor kurslarına katılıyor diye birinin sınırdışı edilmesinin yasal bir gerekçesi olamaz. Ailemizin bu şekilde cezalandırılması kabul edilemez” diye konuşuyor. Roza Karayiğit, diğer çocuklarının da 15 yıldan beri Almanya’da yaşadıklarının, 18 yaşına gelince bunlarında sınırdışı tehlikesiyle karşılaşabileceğini belirterek, polisin baskınlarından korkmadığını ve bu baskınların kendisini yıldırmayacağını söylüyor.
ALİ KARTAL/NÜRNBERG