HDP, düzenlediği çalıştayla ‘yerelden demokrasiyi nasıl inşa edeceğiz’ sorusuna cevap aradı. Taşdemir, “Yerelden örgütlenme aslında kadınlar için öz savunmadır. Yani siz mahalleyi, sokağı, iş yerini, yaşamın diğer alanlarını örgütlediğinizde burada gelişen erkek şiddetini de durdurabilirsiniz. Kadınlar arası dayanışma tüm toplumsal sorunlara çözüm üretir. Yerelden demokrasi anlayışının tüm ülkeye yayılacağına inanıyoruz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Wan’da Demokratik Yerel Yönetimler Eğitim Çalıştayı düzenledi. Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, tartışmaların kapsamına ve kadınların nasıl bir yol haritası belirlediğine dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulundu.

Çalıştayın ilk iki gününde kadınlar olarak yerel yönetimlere nasıl öncülük edeceklerini tartıştıklarını ifade eden Taşdemir, “Özellikle demokratik, ekolojik yerel yönetim anlayışımızı kadınlar olarak nasıl hayata geçireceğimizi, yine bununla bağlantılı olarak eşbaşkanlık sistemiyle toplumsal olarak yeniden eşitliği, özgürlüğü ve adaletin nasıl örüleceğine dair ciddi bir tartışma yürüttük” diye konuştu.

Eşbaşkanlıkla tarihi deneyim 

1999 yılında 4 belediye başkanlığıyla başlayan ve 2014 yılında dünyada bir örneği olmayan eşbaşkanlık sistemiyle yerel yönetimlerde eşit temsiliyeti uyguladıklarını söyleyen Taşdemir, bu sistemle kadın özgürlük mücadelesine ciddi anlamlar kazandıran tarihsel bir deneyimin açığa çıktığını ifade etti. 2016 yılında atanan kayyumların kadın mücadelesini geriye çekme hamlesi olarak ortaya çıktığını dile getiren Taşdemir, kayyumlardan geri alınan belediyelerde enkaz devraldıklarını belirtti.

Yerelden demokrasinin inşası

Eski deneyimleri görmezlikten gelmeden, onlardan ders çıkararak yeniyi inşa edeceklerini söyleyen Taşdemir, şu vurguyu yaptı: “Çalıştayda ‘yerelden demokrasiyi nasıl inşa edeceğiz?’ sorusuna cevap arandı. Demokrasiyi kadınlarla birlikte örgütlemek gerektiğini tartıştık. Yerel demokrasinin bir ayağının kadınlarla birlikte mahallelerde kurulması gerektiği yönündeki demokrasi perspektifimizin önemi açığa çıktı. Bu sisteme özellikle 3’üncü yol siyaseti dediğimiz; yani kadın özgürlüğünün öncülük edeceği, demokratik alanların da bir anlamda yerel yönetimlerle bir bağı olduğu ihtiyacı ortaya çıktı.”

 

Anlayış yayılacak

Çalıştayda iktidar, koltuk, mevki, elitleşme, toplumdan kopma, kadın siyasetinde neler olmayacağını ve neler inşa edileceği gibi konuların da tartışıldığını belirten Taşdemir, şöyle devam etti: “Kadınlar her gün eve hapsedilmek isteniyor. Tacizin, tecavüzün ve çocuk istismarının yüzde bin artığı bir dönemde kadın mücadelesinin önemi daha çok ön plana çıkıyor. Bunun için burada kadın mücadelesiyle, halkla birlikte demokrasi için hareket etme siyasetini geliştirmemiz gerektiği de çok tartışıldı. Yerelden örgütlenme aslında kadınlar için öz savunmadır. Yani siz mahalleyi örgütlediğinizde, sokağı örgütlediğinizde, iş yerini örgütlediğinizde, yaşamın diğer alanlarını örgütlediğinizde burada gelişen erkek şiddetini de durdurabilirsiniz. Kadınlar arası dayanışma tüm toplumsal sorunlara çözüm üretir. Yerelden genele siyasetin şekillenmesi için kadın gücü önemlidir. Bu çalıştayla Türkiye siyasetinin değişeceğine inanıyoruz. Çünkü yerelden demokrasi anlayışının tüm ülkeye yayılacağına inanıyoruz.”

Belediyeler mücadele alanı

Baskı ve engellemelere rağmen mücadeleden vazgeçmeyen bir toplum gerçeği olduğunu kaydeden Taşdemir, mücadelenin toplumsallaşmasının özgürlük, demokrasi ve adalet getireceğini belirtti. Alışagelmiş sistem belediyecilik anlayışından farklı bir sistem ortaya konulması gerektiğinin altını çizen Taşdemir, “Yerel yönetimler olarak kimi eksikliklerimiz oldu. Kimi yerlerde halkı örgütlememe, halkı demokratik hareketlere katamama, bunlarla birlikte iş yürütememe ve bilinen iktidar alışkanlıklarını sürdürme, bunları çatışma zeminleri haline getirme,  belediyeleri demokratik mücadelemizin alanlarından biri olarak görmekten ziyade geleneksel belediyecilik anlayışına kayma oldu. Halkımız da bu durumu eleştirdi. Bunları tartışıp ders çıkarmalıyız. Merkezden bir akılla yönetme anlayışına karşı yerelden demokrasi iddiasıyla yerel yönetimlere girdik. Bu anlamda ciddi değişimler de yaşadık. Çünkü kayyum anlayışı sıradan bir anlayış değildi. Sömürge anlayışıydı. Tehlike olarak gördükleri, toplumsal değişimdi” değerlendirmesi yaptı.

Yapılmayanları tespit etmeliyiz

Yaptıklarıyla övünen kadın hareketi olmadıklarını, aksine yapılmayanları tespit edip ona göre hareket eden bir anlayış içerisinde olduklarını söyleyen Taşdemir, “Son 4 yılda kadınların eve hapsedilmesi, tacizin, tecavüzün ve çocuk istismarın bu derece artmasından şunu çıkarmamız gerekiyor; demek ki kadınları demokrasi mücadelesi etrafında tam anlamıyla örgütleyemedik. Bunun için de yeni dönemde tüm halkı yerelden demokrasi sürecine dahil ederek sorunları çözmeliyiz” dedi.

 

HABER MERKEZİ