ESRA SOLİN DAL / MA / AMED
Yerine kayyum atanan Kayapınar Belediye Eşbaşkanı Mehmet Ali Aydın, belediye bütçelerinin tek merkeze bağlanmasının, yerel yönetimleri ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyarlamak için yapıldığını ve bununla yerel özerkliğin tamamen ortadan kaldırıldığını söyledi.
Kayapınar Belediye Eşbaşkanları Mehmet Ali Aydın ve Fatma Arşimet, Aralık 2016’da görevlerinden alınarak yerlerine kayyum atandı. Belediye meclisi feshedilirken, kayyum atanmadan önce Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma gerekçe gösterilerek Aydın gözaltına alındı. Gözaltı süresinden sonra adliyeye sevk edilen Aydın, tutuklandı, hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açıldı, yargılandı. Aydın, Mayıs 2017’de görülen duruşmada tahliye edildi.
Kayyumların faaliyetleri ile Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan “Tek Hazine Kurumlar Hesabı Kapsamına Alınacak Kamu İdareleri ve Hesapların Belirlenmesi Hakkında Karar”ını değerlendiren Aydın, yapılan değişikliklerle yerel yönetimlerin merkeze bağımlı hale getirildiğini söyledi.
Halkla birlikte projelere son
Yerel yönetimlerin özerkliğinin tamamen ortadan kaldırıldığını kaydeden Aydın, belediyelerin halkla birlikte karar vermesinin engellendiğini belirterek, “Şimdi belediyenin kendi arsası ile ilgili yapması gereken projelerin tamamı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda ilgili bir müdürlüğe bağlandı. Müdürlüğün onayı olmadan, belediyelerin kendi içinde bağımsız, halkla birlikte ve özerk proje uygulama yetkileri elinden alındı. Bu uygulamanın özcesi şudur, biz istersek siz hizmet üretirsiniz, bizim izin verdiğimiz kadar hareket edebilirsiniz siz bize muhtaçsınız demektir” dedi.
Kürt belediyeciliğini hedefliyor
Belediye bütçelerinin “tek hesap” ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlanmasının, Kürt siyasal hareketinin demokratik, ekolojik cinsiyet eşitlikçi paradigma kapsamında yürüttüğü belediyecilik anlayışını hedefleyen bir karar olduğuna dikkat çeken Aydın, şunları söyledi: “80 yıllık cumhuriyet tarihinin belediyeciliğini üçe beşe katlayan çok daha büyük hizmetler üreten bir belediyecilik pratiği Kürt siyasetinin belediyeciliğinde hayat buldu. Devlet, var olan üretimin önüne geçmek için kayyum politikalarını devreye koydu ve DBP’li belediyelere kayyum atadı. Yerine kayyum atanan bir çok belediye eşbaşkanları, onlarca yılla mahkum edildi. Bu demokratik ekolojik, cinsiyet eşitlikçi yerel yönetimler paradigmasını tamamıyla tasfiye etmek ve Kürt siyasetini yerel yönetimler boyutuyla yok etmeye dönük bir politikadır.”
Halkın da vicdanında mahkum
Belediyelere atanan kayyumların ilk hedefinin kadın kurumlarını kapatmak olduğunu da hatırlatan Aydın, şunları söyledi: “Belediyelerimizin kadın politikaları ve kadın müdürlükleri, kadın kurumsallaşmaları vardı. Kadın danışmanlık merkezlerinden tutun da kadın sığınma evlerine kadar hizmetlerimiz vardı. Bunların tamamı yüzde yüz tasfiye edildi. Çalışanlarımızım tamamına yakını ihraç edildi. Kayapınar’da hizmet alımı 900’e yakın çalışanımızdan 850’ye yakını ihraç edildi. Açlıkla terbiye etme politikaları devam ediyor. Bunu hukuk ya da demokrasiyle bağdaştırmak mümkün değildir ve bu arkadaşlarımıza hiçbir gerekçe gösterilmedi. Tamamıyla OHAL’in hukuksuz yetkileri ve KHK’lerle ihraçlar gerçekleştirildi. Halkçı belediyecilik tamamen rafa kaldırıldı. Her gün onlarca yüzlerce vatandaşımız bize geliyor, diyaloglarımız devam ediyor. Şunu görüyoruz bu anti demokratik uygulamalar, zaten halkın vicdanında mahkum edilmiştir.”
Totaliter rejimlerin ürünü
Bu uygulamaların ancak totaliter ve antidemokratik rejimlerde görüldüğünü ifade eden Aydın, “tek hesap” konusunun yerel yönetimleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyarlamak için yapıldığını ve bununla yerel özerkliğin tamamen ortadan kaldırıldığını söyledi. Daha önce iyi veya kötü bütün kıt imkanlara ve küçük demokratik kazanımlara rağmen Türkiye’de belediyelerin özerk bir yapısı olduğunu hatırlatan Aydın, “Örneğin 2013-14 yıllarında Kayapınar Belediyesi olarak 17 halk toplantısı yaptık. Bunu çoğunlukla da halkın talepleri doğrultusunda parklarda yaptık. Ve binlerce insan katıldı ve o toplantılar neticesinde açığa çıkan önermeler, kararlaşmalar neticesinde 5 yıllık stratejik planlarımızı hayata geçirdik. Bu stratejik planlamalar halkımızın dile getirdiği ve talep ettiği uygulamalardır. Şimdi bu resmi gazetede yayınlanan genelgeyle ortadan kalktı” diye konuştu.
Mevcut siyasal iktidarın, Türkiye’deki bütün muhalefet partilerinin ellerinde bulunan belediyelere yönelik bir tasarruf geliştirmek istediğine işaret eden Aydın, tüm belediyeleri, kendilerine mecbur hale getirmeye çalıştıklarını söyledi. Aydın, seçilmişlerin alacağı kararların da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya Hazine Bakanlığı’na bağlı müdürlüklerin iki dudağı arasındaki olura mahkûm edildiğini kaydetti.
“Bu tek adam rejiminin bütün yerel kurumlara sirayet etmesi ve uygulamanın bütün Türkiye belediyelerine yayılması politikasının bir devamıdır” diyen Aydın, bu politikanın Türkiye’nin hayrına olmadığını, bunu kayyumların uygulamalarında gördüklerini söyledi.
Çözüm önünde engeldir
Bu yasanın Türkiye’de sürdürülebilir bir politika olmadığına dikkat çeken Aydın, “Halk kayyumu içine sindirememiştir ve asla kabul etmemiştir. Bu Türkiye’deki kesimlerin 80 yıllık sınırlı kazanımlarını tümden ortadan kaldırmaktır. Yine Kürt sorununun demokratik çözümü ününde çok büyük bir engeldir. Türkiye’de yaşan 80 milyonun aşkın vatandaşımıza yapılacak çok büyük bir kötülüktür” dedi.
Türkiye’de belediyelerinin bütçelerine dönük sınırlamalar olduğunu kaydeden Aydın, muhalif belediyelere yönelik daha çok baskı ve sınırlama olduğunu ifade etti. Belediyelere İller Bankası üzerinden verilen payların kısıtlı olduğunu, bu bütçelerle istedikleri tüm hizmetleri yapma olanağı bulamadıklarını kaydeden Aydın, kendi dönemlerinde belediyenin Kooperatif Projelerini hayata geçiremeyerek eksikliğe düştüklerini kaydetti. Aydın, tüm eksikliklere rağmen kendi ilkelerinden taviz vermemeye çalıştıklarını ifade etti.
AKP’liler kayyumla tehdit ediyor
AKP’liler, Van’da halkı ‘HDP’ye boşuna oy vermeyin, yine kayyum atanacak’ diye tehdit ediyor. HDP İl Eşbaşkan Yardımcısı, “Halkın moralini bozmaya dönük açıklamalardır“ dedi.
Van’da 30 Mart 2014 seçimlerinde BDP’ye farklı bir şekilde mağlup olarak 14 belediyenin 12’sini kaybeden ancak 2 yıl sonra kayyumlar vasıtasıyla gasp eden AKP, önümüzdeki seçimler için yalan ve tehditlerle çalışmaya başladı.
Van’da yerel seçimlerde bazı kayyumları aday göstermeyi planlayan AKP’nin eski milletvekilleri de mahalle ve köylerde çalışmalar yürütüyor. Geçen hafta Erçek ilçesinde yandaşlarına hitap eden AKP Van İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, “HDP’ye verilen oylara yazık olacak. HDP kazanırsa yine kayyumlar atanacak. Bu yüzden HDP’ye değil, bize oy verin ki iktidar avantajlarıyla sizlere hizmet edelim“ diye konuştu.
Saray’da kararlar alındı
Türkmenoğlu’nun bu konuşmasından sonra AKP eski Van Milletvekili Burhan Kayatürk de Tuşba ilçesine bağlı Kasımoğlu köyünde bir etkinliğe katıldı ve halka hitap etti. Kayatürk, HDP’nin yerel seçimlerde yine bölgenin tamamında belediyeleri kazanacağını itiraf etti. Hatta şu anda AKP’nin elinde olan Tuşba ve Gevaş belediyelerini dahi HDP’nin kazanacağını söyleyen Kayatürk, “Ancak Saray’da yaptığımız bir toplantıda yerel seçimlere dair bazı kararlar alındı. Bu karara göre seçimlerden en geç bir ay sonra yine HDP’li belediyelere kayyumlar atanacak. Bu yüzden oylarınıza yazık etmeyin. HDP’ye verilen oylar boşa verilmiş olacak. Herkes bu seçimde mührünü AK Parti’ye vursun” ifadelerini kullandı.
Halkın moralini bozmak içindir
Daha önce halkı beyaz toroslarla tehdit eden AKP’nin şimdi de kayyumlarla tehdit ettiğini kaydeden HDP Van İl Eşbaşkan Yardımcısı Azim Yacan, “Bin tane kayyum da atasalar halkımız yine oyunu HDP’ye verecektir. Halkımızın umudunu, moralini bozmak için yapılan açıklamalardır. Halkımız inanıyoruz ki bir kez daha bunlara gereken yanıtı sandıkta verecektir” diye konuştu.
Kayyum arsa satmaya başladı
Edremit Belediyesi’ni yüklü miktarda borçlandıran kayyum Atıf Çiçekli, parasız kalınca belediyeye ait arazileri satışa çıkarmaya başladı.Şener Şen’in ’Satılık Köy Haraptar’ filmi Van’da gerçek oldu. Edremit Belediyesi’ni yüklü miktarda borçlandıran kayyum-Kaymakam Çiçekli, Eski Cami Mahallesi’nde 182 ada 2 parsel arsayı ilanla satışa çıkardı. Arsanın satılacağı devletin tüm ilanlarının yayınlandığı ilan.gov.tr de duyuruldu. İlanın ardından 24 Eylül 2018’de satış ihalesi yapılacak ve en uygun fiyatı veren kişi ya da kişiler bu arsanın sahibi olacak. Kayyum Çiçekli, 2019 yerel seçimlerinde HDP’nin seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılan Edremit ilçesinde enkaz bırakmayı düşünüyor. Çiçekli, 24 Haziran seçimlerinde HDP’nin ilçede yüzde 60 oy almasının ardından ilçe halkı için ‘nankörler’ demişti.