Savaş nedeniyle yerinden edilmiş bir grup kadın, kıyı kenti Cartagena’daki fakir bir mahallede kendileri için yaşam alanı inşa etti.

Kolombiya’da yarım yüzyıldan fazladır süren FARC ve hükümet arasındaki çatışmaları sırasında yaklaşık 8 milyon insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Özellikle kadınlar ve Afro-Kolombiyalılar, çatışmada daha fazla şiddetle karşılaşan kesimler olurken, çoğu zaman hiçbir şeyleri ve hiç kimseleri olmayan uzak şehirlere gitmek zorunda kaldılar.

Kadınlar birliği kurdular

 Evlerini terk etmek zorunda kalan kadınlar, “Yerinden Edilmiş Kadınlar Birliği”ni kurdu. BBC’de geçen habere göre 2003 yılında kendi toplulukları için bir yaşam alanı inşa etmeye başlayan kadınlar, kıyı kenti Cartagena’de “Kadınlar Şehri”ni inşa etti. Şehir, kadınların kendi elleriyle inşa ettiği 100 evden oluşuyor.

Kolombiya’daki silahlı çatışmalar sırasında kadınlar sistematik olarak cinsel şiddete maruz bırakıldı. Şehirdeki kadınların birçoğu bu şiddete maruz bırakılmış direnen kadınlar.

Suçlar cezasız bırakılıyor

Şehir, hem evlerinde hem de sürgünler sırasında katledilme, tecavüz, tehdit ve diğer şiddet türlerine maruz bırakılan kadınlara ve ailelerine sığınma imkanı sunuyor. Kolombiya’da kadına karşı şiddet suçları cezasız bırakıldığı için kadınlar alternatif olarak kendi güvenli alanlarını oluşturuyor.

Kadınlar, kendilerine karşı işlenen suçlara karşı adalet için mücadele etti ancak cinsiyete dayalı şiddet ve yerinden edilme temelli 159 davanın tümü çözülmüş değil.

 Düzenden kendileri sorumlu

 Kadınların ailelerinden erkekler de şehirde ikamet ediyor.  Erkekler, eşit iş bölümü ve görevlerle şehrin kurallarına uyarak yaşıyor. Ayrıca çocukların eğitimlerinin sekteye uğramaması için okullar var. Kadınlar etkin konumda ve şehirdeki hayatın akışından sorumlu.

 

 HABER MERKEZİ