Almanya’nın, güneybatı Afrika ülkelerinden Namibya’da soykırım yaptığını belirten yerli halkların temsilcilerinin açtığı dava, ABD’nin New York kentinde başladı. Ülkenin yerli halklarından Herero ve Namaların temsilcileri, sömürgecilik dönemindeki soykırımdan dolayı Almanya’dan resmen özür dilemesini istiyor. Tanzanyalı gruplar da 1905–1907 yılları arasındaki sömürge ordusuyla savaşta ölen 100 ila 250 bin kişi için tazminat talep ediyor. Bağlayıcı olmayan kabul DW Türkçe’den Daniel Pelz’in haberine göre, bu dava aynı zamanda Almanya’nın sömürgeci geçmişiyle yüzleşmesine de vesile olacak. Almanya adına geçmişte Namibya’da işlediği soykırım suçuna ilişkin açıklama yapsılsa da bu, Alman devletini bağlayan bir açıklama değildi. Almanya’nın eski Ekonomik İşbirliği Bakanı Heidemarie Wieczorek-Zeul 2004 yılındaki Namibya ziyareti sırasında “Almanya’nın tarihi, siyasi, etik ve ahlakı sorumluluğunu ve suçunu kabul ettiğini” söylemişti ancak bu, sadece Bakan’ın beyanı olarak kaldı. Almanya’nın resmi olarak yaptığı bir açıklama değildi. Bakan’ın bu açıklaması, Herero ve Namaların bir süre oyalanmasını da beraberinde getirdi. Zira, temsilciler bu sözler üzerine Almanya ile sorunu görüşerek çözebileceklerini düşündü. Ancak, Almanya’da bu yönlü bir adım gelmeyince de çözümü New York’taki mahkemeye başvurmakta buldu. Temsilciler yüzleşmenin bizzat kendileriyle yapılmasından yana ve Namibya Hükümeti’nin kendilerini temsil etmeyeceğini düşünüyor. Bunu söylerken de o dönemde Namibya gibi bir devletin olmadığını da belirtiyorlar. Ne olmuştu? 20.yüzyılın başlarında İmparatorluk Almanyası’nın askerleri, Namibya’da Alman sömürgeciliğini kabul etmeyen yerli halklar Herero ve Namalara saldırmış bu topluluklara mensup onbinlerce kişiyi öldürmüştü. Esir alınan ve sayıları onbinlerle ifade edilen yerliler de toplama kamplarında yaşamını yitirmişti. Bu soykırım için 20.yüzyılın ilk soykırımı diyenler tarihçiler de var. Namibya’daki soykırım hakkında bugünlerde tarihçiler görüşlerini dile getiriyor. DW’nin haberinde görüşlerine yer verilen Afrika tarihi uzmanı Profesör Jürgen Zimmerer, sömürgecilik mirasıyla ilgili tartışmaların önem kazandığını belirtti. Zimmerer, “Almanya, Eski Doğu Almanya ve Nazi dönemi gibi sömürgecilik geçmişiyle de yüzleşmek zorundadır” dedi. Çalınan tarihi eserler Soykırım tartışmalarında sadece o dönemde topluca öldürülen ve esir olarak toplama kamplarında tutulan insanlar konu edilmiyor. Dönemin sömürgecisinin gerçekleştirdiği ve bir nevi hırsızlık durumunu ihtiva eden tarihi eserlerin taşınması da tartışma konusu. Gelecek yıl Berlin’de açılacak olan etnolojik koleksiyon sergisi aktivistler tarafından eleştiriliyor. Berlin’deki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen dinozor iskeleti sömürgecilik döneminde bugünkü Tanzanya’dan İmparatorluk merkezine getirilmişti. Tanzanyalı sivil toplum kuruluşları iskeletin iadesini talep ediyor. Almanya’da bazı müzeler kemikleri iade etmeye hazır olduğunu duyurdu. ANF/HABER MERKEZİ