Yiğitlik diyorum, çünkü tamda bugünlerde düşmanlığın, ihanetin, cehaletin, barbarlığın ve sömürgeciliğin canavarlaştığı ve gün görmeyen mazlum halkımızın, ülkemizin üzerine yürüyen yarasa sürülerine karşı koyacak, insanlık onuruna sahip çıkacak yiğitlere veya yiğitliğe ihtiyaç var.
Son otuz yılı kapsam dışı bırakırsak, tarihten bugüne baktığımızda yiğitliğinde toplumlar arasında, özellikle orient toplumlarda sadece erkeğin tekelinde olduğu, yazılan ve anlatılan tüm yiğitlik destan veya hikayelerinin erkek tarafından yazıldığı ve başrolü erkeğin oynadığıdır. Çünkü yiğitlik, cesur olma, güçlülük ve yüreklilik erkekle özdeşleştirilmiş ve erkeğe yakıştırılmıştır. Tüm yiğitlik ve kahramanlık destanları, erkeğin nasıl silah kullandığı, at bindiği ve düşmanını alt ettiği birçok rivayetle doludur.
Bütün bunların yanı sıra konuyu daha fazla eşelediğimizde, erkeğin baskıya, despotizme ve sömürgeciliğe karşı mücadelesi değil, bir kadını veya karşı cinsini ne kadar köleleştirdiği, teslim aldığı ile ölçülmüştür. Yani akıldan yoksun kas gücü, kadın üzerinde uyguladığı şiddetin dozuyla alakalı bir yiğitliktir.
Kadını döven, hor gören, aşağılayan, bıçaklayan, burnunu kesen ve öldüren erkek, bu eril toplumlarda neredeyse en yiğit erkek olarak saygınlık görür.
Bu içi boşaltılmış, çarpıtılmış ve yozlaştırılmış yiğitlik kavramına bir de namus kavramını eklersek ortaya daha kaotik bir durum çıkıyor. Yani "namuslu" erkeğin "namusluluğu" kendisinin ahlaki ölçüleriyle değerlendirilmeyip, tam aksine, en yakınındaki kadının yani eşi, annesi, kız kardeşinin vs. ahlaki duruşuyla ölçüldüğünü görebiliriz. Bu yüzden erkek "namuslu" olabilmek için tüm ömrü boyunca eşine ve yakınındaki tüm kadınlara zavallıca bir bekçilik yapar. Ve buna da yiğitlik deniyor. Yani en iyi bekçi, yiğit-namuslu bekçi misali. Her toplum ve sınıfta bir ast-üst ilişkisi olduğu gibi, erkekte bu ilişkinin tamda uygulayıcısıdır ve en özne figürüdür. Dışarıda, patronundan, amirinden, komutanından vs. yani üstünden gördüğü kötü ve aşağılayıcı muameleyi kendi diktatörlük alanında, yani evinde daha katmerli olarak eşine ve çocuklarına uyguluyor. Kısacası kadının başında bir otorite, bir sistem veya bir devlet haline geliyor. Bu yüzden her erkeğin sömürgesi olan bir veya birkaç kadın vardır. Yani, hangi erkek kadınına göz açtırmayıp, sindirmiş ve koydumu oturtmuşsa o kadar yiğit, kahraman, hükümdar veya erkek olmuştur.
Bütün bu efsanevi yiğitlik hikayelerinde tabi malumunuz kadından neredeyse hiç bahsedilmiyor. Evde oturan, bekleyen, "namusuna el sürdürmeyen" ya hanım hanımcık yada erkek gibi kadınlar bu yiğit-Kahraman erkek destanlarında küçük bir yer edinen veya kabul gören kadın tiplemeleri sadece.
Aslında erkeğin sadece kendi tekelinde zannettiği yiğit duruş, 38'de Dêrsim'de, erkek ve kadının birlikte, omuz omuza direnişini özetleyen "Şêr şêr e, çi Jin e ûw çi Mêr e" vurgusuyla yiğitliğin bir cinse ait olmadığı gerçekliğini, günümüzün sahte yiğitlerinin yüzüne bir tokat gibi vurmuştur. Bununla birlikte kahraman Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesi ve direnişi, erkeğin tekelinde yozlaşan ve anlamsızlaşan yiğitliği, elinden alıp içini doldurarak gerçek anlamına kavuşturmuştur.
İnsanın zulme karşı koyan yeteneği olan yiğit duruşu, tekrar insanlık onuruna yakışan eylemliliğe dönüştüren, yüzlerce yiğit kadınlarımız ve gençlerimiz ne güzel kanıtladılar bunu.
Kobanê de her yiğit yürek sadece yarasa sürülerine mermi sıkmıyorlar, aynı zamanda bildiğimiz bu sahte ve kof yiğitliği görmemiz için ayna tutuyorlar bize.
Demek ki yiğitlik bir kadını hücrelerine kadar köleleştirmek değil, yiğitlik Kobanê'de, Şengal'de kadınla mevzide omuz omuza insanlığın kara yüzü olan yarasa sürülerine karşı direnmektir.
Yiğitlik eril-cinsiyetçi düzene, haksızlık ve eşitsizliğe karşı duran, mazlum halkların özgürlüklerini kendilerine amaç edinmiş o yiğit insanları anlamaktır.
Yiğitlik, açlık grevinde bedenini ölüme yatırabilmektir.
Yiğitlik, alanlarda avazının çıktığı kadar sağır kulaklara haykırabilmektir.
Yiğitlik yaşamı uğrunda ölebilecek kadar onurlu durabilenlerin eylemidir.
Yiğitlik Kobanê'ye sahip çıkmaktır.
Yiğitlik... İnsan olmayı başarabilmektir.
Yiğit olmak!