Amed’in Bağlar ilçesinde bir eve yapılan baskın sırasında katledilen Mücahit Yılmaz’ın cenazesi ailesi tarafından teşhis edildi.

Karacadağ Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın 3. katına 21 Temmuz sabahı baskın düzenleyen polis, Mücahit Yılmaz (27) adlı kişiyi katletmiş, ev sahipleri Ahmet ve Birsen Yoldaş çiftini de gözaltına almıştı. Türk İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, evde "çatışma yaşandığına" dair herhangi bir ifade kullanmadan Yılmaz'ın "kırsal alandan gelerek şehirde faaliyet yürüten örgüt mensubu" olduğu ileri sürülmüştü. Ancak evdeki bulgular ile görgü tanıklarının ifadeleri, Yılmaz’ın yargısız infaz edildiğini açık çıkarmıştı.

İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklama sonrası Amed’e gelen Yılmaz Ailesi, teşhis için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Baba Abdulkadir Yılmaz, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgunda tutulan oğlu Mücahit Yılmaz’ın cenazesini teşhis etti.

Baba Yılmaz, teşhis sonrası oğlunun cenazesini almak için avukatlarıyla birlikte yeniden savcılığa başvurdu. Fakat DNA testi yapılmadan cenazeyi teslim alamayacakları yanıtını aldı. Bunun üzerine Yılmaz ve eşi cenazelerini almak için kan örneği verdi. Aile, yapılacak DNA eşleşmesi sonucunda çocuklarının cenazesini alabilecek. AMED


 

2 araca sabotaj

HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından yapılan yazılı açıklamada eylem ve operasyonlarla ilgili şu bilgiler paylaşıldı:

Şehit Bager ve Şehit Ronya Devrimci Hamlesi kapsamında 23 Temmuz sabahı Şemzînan’a bağlı Haruna Tepesi’ne doğru asker almak için ilerleyen kontralara ait 2 araca sabotaj yapıldı. 1 aracın imha edildiği ve diğer aracın da darbelendiği bu eylemde 1 kontra öldürüldü, 2 kontra ise yaralandı.

Aynı gün Çelê sınırında bulunan Stuna Tepesi’ndeki Türk güçlerinin mevzi ve barınakları vuruldu; ölü ve yaralı asker sayısı tespit edilemedi.

Türk ordusu, 9 Temmuz’da Besta bölgesine bağlı Çiyayê Fıla alanında çobanlık yapan Vali Çevik ve Hekim Demir’i katletti.

Türk ordusunun 14 Temmuz’da Amed’in Pasûr ilçesine bağlı Dorşin alanındaki operasyonunda yapılan bombardımanda Sorxwin Herekol (Meryem Aksu / Siirt), Roj Botan (Evindar Dursun / Şırnak) ve Viyan Sason (Revşen Akıl / Batman) şehit düştü.  ANF/BEHDİNAN

 
 

Mexmûr ablukada

Hewlêr’de MİT sorumlusunu hedef alan eylemin ardından Mexmûr-Hewlêr yolunu kapatan KDP asayişi, bir haftadır Mexmûr’dan Hewlêr’e gelmelerine izin vermiyor.

Hewlêr’de 17 Temmuz’da bir restoranda MİT’in Federe Kürdistan Sorumlusu olduğu belirtilen Osman Köse’nin öldürülmesi sonrasında KDP asayişi, Hewlêr-Mexmur yolunu kapatmıştı. Aradan 8 gün geçmesine rağmen kapalı tutulan yolda, kimsenin Mexmûr’dan Hewlêr’e gelmesine izin verilmiyor. Hasta ve acil durumlar için dahi Mexmûr’dan kimsenin çıkmasına müsaade edilmiyor.

Kuzeyli ailelere baskı

KDP güçleri Hewlêr, Dihok ve Zaxo’da Kuzey’den gelen birçok ailenin evine baskın yaparak, evlerini terk etmeleri için baskı kuruyor.

Zaxo’da evlerine baskın yapılan kişilerden alınan bilgilere göre, KDP güçleri evlere yaptığı baskınlarda ailelerin bölgeye terk etmeleri için tehdit ederek, “Burada kalamazsınız. Ya Rojava’ya gidin ya da Kürdistan’ın diğer parçalarına gidin” dedi.

Asayiş güçlerinin en az 25 ailenin evine baskın yaptığı ve evlerini terk etmeleri için baskı oluşturduğu belirtildi.

Dihok’un Amediyê ilçesine bağlı Şêladizê beldesinde yaşayan Lezgîn Oremarî de aynı şekilde Asayiş güçlerinin baskılarına maruz kaldı. Çocuklar ve ailesiyle yıllardır Şêladizê’de yaşayan Mexmûrlu Lezgin Oremari, Asayiş güçlerinin zoruyla ilçeden çıkarıldı.

Dihok ve Hewlêr’de de aynı şekilde asayiş güçlerinin çok sayıda Kuzeylinin evine baskın yaparak, aileler hakkında bilgi topladığı belirtildi.

Süleymaniye’de de Asayiş güçleri Mexmûr’dan gelip kentte çalışanları çağırıp bilgi topluyor. Asayiş güçleri, bazı kişileri de imzaya bağladı. Süleymaniye’de bir Mexmûrlunun gözaltına alındığı öğrenildi.

MEXMÛR/DİHOK

 

Yüzlerce sivil kaçırıldı

Efrîn’deki işgalci Türk ordusu ve bağlı çeteleri, son 20 gün içerisinde 300 sivili kaçırdı.

Türk devleti ve bağlı çetelerin işgali altındaki Efrîn’deki zulmü devam ediyor. Efrîn İnsan Hakları Örgütü, kentteki güvenilir kaynakları aracılığı ile yaşanan hak ihlali ve savaş suçlarını bir bir belgeliyor. İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre; Efrîn’in işgal edildiği günden bu yana 5 bin kişi, Türk askeri ve çetelerce kaçırıldı ve bunlardan 2 bin kişinin akıbeti ise halen bilinmiyor. İşgalci güçler, kaçırdıkları sivillerin serbest bırakılmasına karşı ailelerinden yüksek miktarda fidye alıyor.

Efrîn İnsan Hakları Örgütü, son 20 gün içerisinde kentte 300 sivilin kaçırıldığını belgeledi. İnsan Hakları Örgütü, kaçırılan sivillerin isim ve kaçırılış tarihlerini de açıkladı.

Efrîn İnsan Hakları Örgütü Resmi Sözcüsü Îbrahîm Şêxo, kaçırılan sivillere her türlü fiziki ve psikolojik işkencenin uygulandığını ve serbest bırakılmaları karşılığında ailelerinden fidye istendiğini söyledi.

Tarihi mekanların talanı

İnsan Hakları Örgütü’ne göre Türk devleti Cindirês’deki tarihi höyükte 15 Temmuz günü kazı yaptı. Kazıda bulunan tarihi eserler Türk askerleri ve çetelerce çalınırken, bu höyükte askeri üs kuruldu.

Türk askerleri, Cindirês ilçesine bağlı Sendîkan köyünde bulunan tarihi höyükte de 16 Temmuz günü kazı yaptı. Burada bulunan tarihi eserler, Türkiye’ye götürüldü. İşgalci ordu, Raco’nun Derwêş köyünde de aynı tarihte askeri üs kurdu.

Bağ ve bahçeler ateşe verildi

Efrîn İnsan Hakları Örgütü, işgalcilerin kentteki doğa katliamını da belgeledi. Örgütün verilerine göre; işgalciler son olarak 5 Temmuz günü Efrîn kent merkezi etrafındaki 200 ağacı, Şêrawa ilçesinde de 17 Temmuz günü 300’ü aşkın buğday ve arpa tarlasını ateşe verdi.

EFRÎN

 
 

İstanbul’dan sürülener Efrîn’e yerleştiriliyor

İstanbul Valiliğinin kararıyla gözaltına alınarak, “gönüllülük” propagandası ile zorla kentten çıkarılan Suriyeliler, Efrîn’e yerleştiriliyor. Yaklaşık 100 kişilik bir grup Salı günü öğleden sonra Türk işgalindeki Efrîn’e taşındı.

Türk İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla İstanbul’daki Suriyelilere yönelik arama, denetleme ve sınır dışı kararı sonrası tutuklananlardan yaklaşık 100 kadarı Efrîn’de gönderildi. Edinilen bilgilere göre Suriyeliler, Salı günü öğleden sonra Efrîn’e ulaştı. Dört araçla Efrîn’e getirilen Suriyeliler arasında Kürtlerin de olduğu belirtiliyor.

İstanbul Valiliği, 22 Temmuz günü kentte kaydı olmayan Suriyelilerin İstanbul’u terk etmeleri için 20 Ağustos’a kadar süre vermişti. Türk İçişleri Bakanlığı talimatı doğrultusunda alınan kararda söz konusu Suriyelilerin kayıtlı oldukları illere sevk edilecekleri açıklanmıştı.

Suriye savaşının başladığı günden beri mültecileri Avrupa’ya karşı ”şantaj” aracı olarak kullanan Türk devletinin son günlerde Suriyelilere yönelik aldığı kararlar dikkat çekiyor.

Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu yıl 80 bin mültecinin sınır dışı edileceğini söyledi. Soylu, geçtiğimiz günlerde de “Kapıları açtığımızda hükümetleri 6 ay dayanamaz” diyerek Avrupa ülkelerini tehdit etmişti.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise İstanbul Valiliğinin açıklamasıyla eşzamanlı olarak Avrupa Birliği’yle (AB) geri kabul anlaşmasının askıya alındığını duyurdu.

 
 

Girê Spî sınırına hendek

Girê Spî sınırında yığınak yapmaya devam eden işgalci Türk ordusu, sınır hattında hendek kazıyıp obüs yerleştiriyor.

İşgalci Türk ordusu, Girê Spî Kantonu’nun sınır hattındaki Munbetih Mahallesi yakınlarında, Kuzey - Doğu Suriye bölgesine yönelik işgal hazırlıkları kapsamında hendek kazmaya ve obüs konuşlandırmaya devam ediyor. Erdoğan’ın Tıl Rıfat ve Girê Spî’ye yönelik tehdit açıklamalarının ardından işgalci Türk ordusu, son iki haftadır sınır bölgelerinde askeri yığınaklarını arttırdı. Önceki gün saat 18.20 sıralarında sınır hattında hendekler kazıldığı; tank, obüs ve benzeri ağır silahlar yerleştirildiği görüldü. 

 GIRÊ SPÎ