ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un devreye girmesiyle Türk ordusu ve bünyesindeki çeteler Minbic’e doğru saldırılarını durdururken Cerablus Askeri Meclisi de güçlerini Sacur suyunun kuzeyinde sabitledi. Bunun üzerine yine ABD’nin taraflara ‘telkini’ sonucu önceki gün öğleden sonra çatışmasızlıkta karar kılındı. CENTCOM Sözcüsü ‘gevşek mutabakata’ varıldığını ve geçicici ateşkese geçildiğini duyurdu. YPG’nin Koalisyon Temsilcisi de teyit etti. Cerablus Askeri Meclisi de Türk ordusunun Cerablus’ta işgalci olduğunu vurgulayarak geçici ateşkes sağlandığını açıkladı. Beyaz Saray da memnuniyetini paylaştı. Ancak Türk devleti, bunun alenileşmesinden rahatsız oldu. Türk ordusu ve devletinin Cerablus Askeri Meclisi ile eşit iki taraf gibi gösterildiğini belirten Türk tarafı, ABD’ye sitem etti, alındı ve “Fırat’ın batısı” saplantısını tekrarladı. Bu arada zaten Fırat’ın batısında olan Efrîn’den Bab’a doğru üç köy daha DAİŞ’ten kurtarıldı.

AFP’ye önceki gün öğleden sonra konuşan ABD Merkez Komutanlığı‘ndan Albay John Thomas da Türk ve Kürt güçlerinin “Suriye’nin kuzeyinde” birbirleriyle savaşmama konusunda “gevşek bir anlaşmaya (loose agreement)” vardıklarını söyledi. Thomas, son birkaç saatteki görüşmeler sonucunda, taraflardan birbirleriyle savaş değil IŞİD tehdidine karşı odaklanma konusunda garanti aldıklarını kaydetti. Thomas, bu “gevşek anlaşma”nın en azından birkaç günlüğüne olduğunu, yakında “sağlamlaştırmayı” umduklarını da sözlerine ekledi.


QSD’ye desteğe devam

CENTCOM’dan yapılan açıklamada, “salı günü tarafların IŞİD’le mücadeleye odaklanarak birbirlerine ateş etmeye son verecekleri” belirtilirken, varılan uzlaşma için “gevşek mutabakat” tanımı kullanıldı. CENTCOM açıklamasında, “Türk Ordusu ve Suriye’deki IŞİD karşıtı diğer güçler arasındaki son yaşanan sakinleşmeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin, bölgede faaliyet gösteren tüm IŞİD karşıtı kuvvetler arasında daha fazla düşmanlık ve can kaybının önlenmesine yol açmasını teşvik ediyoruz. Koalisyon, IŞİD’i yenmeye odaklanmaya devam ediyor. Türkiye’nin IŞİD’i Cerablus’tan temizleme çabasına destek olmaya devam ediyoruz. Ayrıca, Suriye toprağında IŞİD’i yenme çabası içinde olan IŞİD karşıtı yerel kuvvetleri de destekliyoruz. Suriye Demokratik Güçleri, yetkin bir güç olduğunu kanıtladı ve bizim IŞİD’le savaşta QSD’ye olan desteğimiz devam edecek.”

Harekâtı yürüten CENTCOM’un komutanı Orgeneral Joseph Votel de Pentagon’da gazetecilere yönelik düzenlediği basın toplantısında, lokasyon belirtmeden Türkiye’ye Cerablus için başta destek verdiklerini ancak harekâtın güneydeki QSD bileşenlerine yönelmesi üzerine desteği geri çektiklerini söyledi. Votel, bölgedeki IŞİD unsurlarının halen IŞİD’in hâkim olduğu El Bab bölgesi ve Reqa’ya gitmiş olabileceklerini söylerken, bölgeden ayrılan IŞİD elemanlarının ÖSO şemsiyesi altında hareket etmelerinden endişe duyup duymadığı sorusuna ise “Bilmiyorum. Bu bizim dikkat ettiğimiz bir şey ama şu aşamada buna yönelik bir işaret var mı, bilmiyorum” diye cevap verdi.

Uluslararası Koalisyon’un YPG Temsilcisi Polat Can da resmi twitter hesabından yaptığı açıklamada, Cerablus Askeri Meclisi ile Türk ordusu arasında Uluslararası Koalisyon’un himayesinde geçici ateşkes sağlandığını teyit etti.


Meclis de açıklama yaptı

Cerablus Askeri Meclisi Genel Komutanlığı da akşam saatlerine doğru yazılı bir açıklamayla kamuoyunu bilgilendirdi.  Açıklamada, şöyle denildi: “ABD’nin öncülük ettiği Uluslararası Koalisyon’un devreye girmesiyle, akan kanın durması ve sivillerin güvenliğinin sağlanması için Türk ordusu ile ateşkes sağladık. Bu ateşkes, geçtiğimiz akşam Sacur nehri kıyısındaki güçlerimiz ile işgalci Türk ordusu arasında devreye girmiştir. Ateşkes için devreye giren kesimler bu ateşkesin sürekli olmasını temenni etmekte. Ateşkesin Türkiye’nin Cerablus işgalini kabul etmemiz anlamına gelmediğini bütün kamuoyuyla paylaşıyoruz.”


Beyaz Saray memnun

Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Türkiye ile Cerablus Askeri Meclisi arasındaki tansiyonun düşmesini olumlu karşıladı.

Josh Earnest, günlük basın toplantısında, “Türk ordusu ile IŞİD’e karşı mücadele eden öteki gruplar arasında gece boyunca çatışma çıkmamasını olumlu karşılıyoruz” dedi. ABD’nin önceliğinin IŞİD ile mücadele etmek olduğunu vurgulayan Earnest, ABD’nin IŞİD’e karşı savaşan taraflar arasında düşmanlık olmaması ve kayıp yaşanmaması konusunda tüm tarafları teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby de düzenlediği basın toplantısında, son 12-18 saat aralığında TSK ile Kürt gruplar arasında çatışma yaşanmadığını ve bunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Kirby, “Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında çatışma olması IŞİD’e karşı mücadeleye yarar sağlamaz” diye konuştu. Kirby, ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin Suriyeli Kürt grupları barındıran YPG’nin Fırat Nehri’nin doğusuna çekildikleri bilgisini verdiklerini de belirterek “Fırat Nehri’nin doğusuna geçti. Türkiye’nin ne yapacağına ilişkin bir şey söyleyemem. Ancak, Türkiye’nin o bölgedeki harekatının planlandığı gibi sınırın belirli bir bölümünün korunması için yapıldığını gördük ve bunu oldukça yapıcı buluyoruz” dedi.

John Kirby, ’ABD’nin Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk yapıp yapmadığı’ sorusunu da “Hayır. Bizim böyle bir rolümüz yok. İki tarafla da ayrı ayrı görüştük. Bizim isteklerimizi ve öncelikli amacımızın IŞİD ile mücadele etmek olduğunu anlattık. Ancak arabuluculuk gibi bir görevimiz yok” diye yanıtladı.


Türk yığınağı sürdü

Türk tarafı önceki gün ve dün Cerablus’a askeri yığınağını sürdürdü. Cerablus’un batısındaki Keklice köyüne onlarca tank ve zırhlı araç ile asker konuşlandırıldı. Cerablus’un güney hattında da Türk askeri ve çeteleri yoğun bir hareketlilik içerisinde. Cerablus ve Ezaz arasındaki 2 km aralıklarla karakol inşa etmeye başladı. Yine Kobanê’nin Ziyaret ve Aşmê köyü karşısındaki Kuzey Kürdistan sınırında da karakol inşa edildi.Türk devletinin karakol inşalarının ‘tampon bölge’ planları çerçevesinde yapıldığı beliritiliyor.


Türkiye: Anlaşma yok

Türk devleti, ABD’nin açıklamalarından rahatsız oldu. Dışişleri Bakanlığı hemen yazılı bir açıklama yaparak, YPG’nin Fırat’ın batısında kalmaması gerektiğini belirtip ABD’den bunun sağlanmasını istedi. 

Ankara’da basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın da “Zaman zaman özellikle Amerikalı yetkililerden, Türkiye ile PYD ve YPG terör örgütünü adeta aynı kefeye koyan onları eşitleyen açıklamalar duyuyoruz. Bunlar kabul edilemez” diye konuştu. Kalın, “PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK’nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle, bunun o koluyla bu koluyla herhangi bir ilişkisi, anlaşması, vesairesi söz konusu değildir” ifadesini kullandı.

Anadolu Ajansı Editör Masası’nda soruları yanıtlayan Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik de “Şunu kesinlikle kabul etmiyoruz, bunu bazı ülkelerin sözcüleri de söylüyorlar, ‘Türkiye’yle Kürt unsurlar arasında PYD’yi kastederek bir uzlaşma ya da bir ateşkes sağlandı‘ gibi. Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir, meşru bir devlettir. Bir terör örgütüyle eşit değerlendirilerek bu ikisi arasında bir mutabakat varmış, bir anlaşma varmış gibi, bu değerlendirilemez” dedi.


Fırat’a batıdan ilerleme

Cerablus hattında çatışmalar dün itibariyle yaşanmazken DAİŞ’in saldırısı üzerine Efrîn ve Şehba bölgesinde önceki gün başlayan çatışmalar dün de devam etti. 

DAİŞ’in Ceyş El Siwar mevzilerine saldırmasıyla başlayan çatışmalara Bab Askeri Meclisi ve El-Şîmal el Demokratî Tugayı da katıldı. Yaşanan şiddetli çatışmalar ardından dün öğleden önce itibariyle Um Hoş, Herbil ve Um El-Qura köyleri kurtarıldı. Böylece QSD bileşeni güçler, Efrîn’den Bab’a doğru üç köy daha ilerlemiş oldu. Çatışmalar Bab’a doğru Hasiya ve Hisajek’e doğru devam ediyordu. 

Ceyş El Siwar Genel Komutanı Mehmûd Sultan (Ebû Arec), kurtarılan Um Hoş köyünde yaptığı açıklamada, çeteleri topraklarının tamamından atana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. 


 HABER MERKEZİ






Rusya: Kürtlere saldırma


Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türk tarafını seçici olmaya çağırarak Kürt grupları vurmamasını istedi.

Haftalık basın toplantısında konuşan Zaharova, “Tüm tarafları terörle mücadeleye odaklanmaya çağırıyoruz” dedi. Sözcü Zaharova, “Türk partnerlerimizi, terörle mücadele operasyonu kapsamında hedeflerini belirlerken seçici davranmaya ve muhalif güçler ile IŞİD’le mücadele eden Suriyeli Kürtler de dahil olmak üzere etnik grupların konuşlandığı yerlere saldırı düzenlememeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. “Tüm tarafları Suriye’deki terörist gruplarla mücadeleye odaklanmaya çağırıyoruz” diye devam eden Zaharova’ya göre ‘şu anda en önemli olan görev IŞİD başta olmak üzere terör tehdidiyle tek cephe olarak mücadele etmek.’ 

Zaharova, Kürtlerin bel kemiğini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin, Türk tarafı ile arasındaki çatışmalara odaklandığı için Reqa’yı IŞİD’in elinden alma amacıyla düzenleyecekleri operasyonun hazırlıklarını ertelediğini anımsattı.


İran’dan ‘Cerablus’ açıklaması

İran’dan Türkiye’nin Suriye operasyonunun ‘kabul edilemez bir toprak egemenliği ihlali olduğu’ yönünde bir açıklama geldi. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, “Tüm ülkelerin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarına saygı göstermesi gerektiğini” vurguladı. Kasımi, “Türkiye’nin Suriye topraklarında varlığını sürdürmesi, bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirecektir. Çatışma alanının Suriye’nin kuzeyine genişlemesi, daha fazla masum insan ve sivilin ölmesine neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

İranlı Sözcü, “Terörizmle mücadele, bölgenin istikrar ve güvenliğinin sağlanması, bölgedeki barışçıl ülkelerin dış siyasetteki değişmeyen temel kurallarından biridir. Ancak bu konu, merkezi yönetimle koordine olmadan başka bir ülkenin toprak bütünlüğü ihlal edip askeri operasyon yapmasına gerekçe oluşturamaz” dedi.