Sur’da mahalleler dün tank ve toplarla bombalanırken, "teslim olan yoksa havadan bombalarız" anonsları geçildi. 

Amed’in Sur ilçesindeki kuşatma ve saldırılar 84. gününe girerken, aralarında bebek ve çocukların da bulunduğu 200’e yakın kişinin mahsur kaldığı mahallelere yönelik saldırılar dün de devam etti. Önceki geceden itibaren patlama ve silah seslerinin yükseldiği ilçede mahallere yönelik tank ve top atışları nedeniyle yaşanan patlama sesleri sabah saatlerinden itibaren yoğunlaşırken, yaşanan 3 büyük patlama neredeyse kentin tamamında duyuldu. Saldırılar ise ilçede mahsur kalanların da bulunduğu Hasırlı ve Savaş mahallerinde yoğunlaştı. Tank ve top atışlarında Hasırlı Mahallesi’ndeki Hacı Hamit Cami ve Muallak Sokak’ta bulunan Ermeni Katolik Kilisesi hedef alındı. Tank ve top atışlarının ve helikopter hareketliliğin günboyu devam ettiği ilçenin birçok noktasından gökyüzüne siyah dumanlar yükseldi. 


Valinin akıl almaz teklifi

Cizre benzeri bir vahşetin yaşanmaması ve ilçede mahsur kalanların Sur’dan çıkarılması için girişimler dün de devam etti. HDP Amed Milletvekili Sibel Yiğitalp, valilik nezdinde yapılan girişimlerden sonuç alınamadığını belirtti. Yiğitalp’in verdiği bilgiye göre valinin isteği şöyle: "Yurttaşlar tek tek birer metre mesafeyle ellerinde beyaz bayraklarla gelecek. Sırayla gelenlerden ilk gelen kişi sonraki kişinin kim olduğunu söyleyecek, ondan sonra biz tek tek çıkışlarına izin vereceğiz." 


15 çocuk ve 1 bebek 

Savaş, Fatihpaşa ve Hasırlı mahallerinde 200’e yakın kişinin mahsur kaldığını hatırlatan Yiğitalp, "Bodrumlarda 4 aylık Elif Su bebek ile 11 yaş altı en az 15 çocuk var. İletişim kurduğumuz kişiler diğer mahallelerde de çocukların olduğunu belirtiyor. Bu ablukanın kalkmasını istiyoruz. Bir-iki saat ya da bayrakla olunacak bir durum değil. Zamana yayıp katliam yapmak istiyorlar" diye konuştu. 


Havadan bombalarız!

İlçede "teslim olun yoksa havadan bombardıman yapacağız" tehditleri de sürüyor. Yiğitalp, mahallelerde dün bu yönde anonslar yapıldığını aktardı. 9 Şubat’ta da ilçede zırhlı araçlardan benzer anonslar geçmiş, geçtiğimiz günlerde de savaş uçakları ilçe semaları üzerinde alçak uçuş gerçekleştirmişti. 


Çocuklarıyla birlikte bodrumdalar

Sur’da mahsur kalanlardan birisi de Remziye Tosun. Eşi Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan Tosun, kızları 2 yaşındaki Beritan ve 9 yaşındaki Şevin ile birlikte saldırıların başladığı ilk günden itibaren Sur’da bulunuyor. Anne ve kızları Fatihpaşa Mahallesi’ndeki evlerinin saldırılar nedeniyle yıkılması ardından Abiş ailesiyle birlikte bir evin bodrum katına sığınmışlar. Kızıyla en son dün telefonla görüşen Adem Tarim’in verdiği bilgilere göre Remziye Tosun şunları aktardı: "Sağ ve sol tarafımıza toplar değiyor. Fakat bizim bulunduğumuz yere daha değmedi. Yan taraflarda bulunan bodrumlarda yaklaşık 6 aile var. Ancak yoğun bombardımandan dolayı onlarla iletişimimiz kesildi. Kafamızı bile kaldıramıyoruz." 

Baba Tarim, kızının yanında ayrıca Amine adlı bir kadın ve küçük bir çocuğunun olduğunu söylediğini de belirtti. 


'Onlara güvenmiyoruz'

Kızı ve torunlarının mahalleden güvenli bir şekilde çıkartılması için Valilik ve Çarşı Karakolu'na dilekçe yazdığını "yarım saat öncesinden bize haber versinler ve beyaz bayraklarla çıksınlar" cevabı aldığını ve kızıyla görüştüğünü söyleyen Tarin, "Baba buradakiler onlara güvenmiyor. O yüzden çıkmayacağım" dediğini aktardı. 


Şevin’in doğum günü 

Gözyaşları içinde "Beritan daha iki yaşını bile doldurmadı. Bugün Şevin'in doğum günü ama üstüne bombalar yağıyor" diyen Tarim, kızı ve torunlarının her an katledilebileceğini belirterek, acilen insani yaşam koridorunun açılmasını istedi. 


'Çocuğumla bodrumda öleceğiz'

Remziye Tosun ile birlikte aynı evin bodrumunda mahsur kalan Emine Abiş’in yeğeni Birgül Çağırıcı, halası ile yaptığı görüşmede, "Çocuğum ile birlikte bu bodrumda öleceğiz. Bu son konuşmamız olabilir" dediğini aktardı. Halasıyla en son önceki gün görüştüğünü aktaran Çağırıcı, "1 dakikalık bir görüşmeydi. Aşırı top ve silah seslerinden dolayı konuşamıyordu. Bana bir bodrum katında mahsur kaldıklarını ve dışarıya çıkamadıklarını söyledi. Ses tonu bayağı tedirgindi. Cizre'deki vahşet bodrumlarının bir benzerinin Sur'da yaşanabileceği kaygısını taşıyordu" diye konuştu. Emine Abiş, emniyetin "beyaz bayraklarla çıksınlar" teklifine ise "Burada sürekli havan topu atılıyor ve evler yıkılıyor. Biz top atışlarından dolayı bodrumdan çıkamıyoruz, nasıl farklı bir yere gidebiliriz ki? Üstelik can güvenliğimizi de vermiyorlar" diyerek tepki gösterdi. 


Elif Su hiç iyi değil 

Sur’un Savaş Mahallesi’nde ise 4 aylık bebeği Elif Su ile birlikte Eda Aslan bir evin bodrumunda mahsur kalmış durumunda. Beraberinde 30-35 kişi daha bulunuyor. Bunlardan birisi de Seniha Sürer. Anne Aslan, Sürer’in ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşadıkları zorlukları da aktardı. Telefon iyi çekmediği için yarım kalan görüşmede çocuk sesleri de duyuluyor. Seda Aslan görüşmede kızının durumunun iyi olmadığını belirterek şunları aktarıyor: "Elif hiç iyi değil. Sürekli bağırıyor… Bizim zaten buradan çıkışımız yok." 


Kadın, çocuk ve yaralılar

Sur’da mahsur kalan 25 yaşındaki Hülya Erkaplan'ın babası Recep Erkaplan ise kızının yanlarında içecek su dahi olmadığını ve durumlarının çok kötü olduğunu ifade ettiğini aktararak, saldırıların derhal durdurulmasını istedi. Yengesinin evinin tank ve top atışlarından dolayı yıkıldıktan sonra kızının bir bodruma sığınmak zorunda kaldığını aktaran Erkaplan, kızıyla en son 4 gün önce görüştüğünü söyledi: "Kızım bana yanında 7-8 tane kadın, yaklaşık 10 tane çocuk ve 3 yaralının olduğunu söyledi. Bir bodrumda mahsur kaldıklarını, yanlarında içecek su bile olmadığını ve durumlarının çok kötü olduğunu aktardı."


 HABER MERKEZİ 




10 işgalci öldürüldü


Türk devlet güçlerinin saldırılarının tırmandırıldığı Sur’da şiddetli çatışmalar yaşanıyor. YPS, 21 ve 22 Şubat’ta yaşanan çatışmalarda en az 9 Türk savaş elamının öldürüldüğünü duyurdu.  Açıklamada şu ayrıntılar paylaşıldı: 

*  21 Şubat’ta Sur ilçesinde 3 farklı noktada çatışmalar yaşandı. Çoğu bordo berelilerden oluşan toplam 9 Türk savaş elemanı öldürüldü.

* 22 Şubat günü (dün) sabah saatlerinde girdikleri bir binaya sabotaj eylemi yapıldı. Kayıpları netleştirilemedi. 

Kimlik bilgileri açıklandı

Açıklamada, 21 Şubat’ta yaşanan çatışmada şehit düşen YPS savaşcısının kimlik bilgileri de duyuruldu Açıklamaya göre şehit düşen YPS’li, Amedli Barış Koç (Baran). 

Öte yandan Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan ve Cahide Öztürk’e ait olduğu belirtilen cenazenin YPS-Jin savaşçısı Asya Taşçı, Müslim Xelil’e ait olduğu belirtilen cenazenin ise Silvan doğumlu Faruk Kaçman ait olduğu belirlendi. İki savaşçının cenazeleri dün aileleri tarafından teşhis edildi.