Öcalan'ın bir dönem avukatlığını yapan Cüneyt Caniş, 2009'dan günümüze kadar yurtdışında ve İmralı'da Öcalan ile devlet ve hükümet yetkilileri arasında Kürt sorununun çözüme ilişkin görüşmelerin yürütüldüğünü hatırlatarak, "Ancak her ne hikmetse Kürtlerin bütün çözüm çabaları ve tutarlı duruşlarına rağmen hükümet ve devlet kanadından buna ilişkin net bir duruş ortaya konulmadı. Genelde de bu görüşmeler seçimlerin yaklaşmasına yakın tarihlerde yapılıyor ve seçime kurban ediliyor. Şu anda da bir şekilde İmralı'da görüşmeler yapılıyor ve çözüme yakın bir noktada hükümet süreci tıkama ve sabote etme çabasına girmiş durumda" dedi. "Diyalog ve müzakere süreçlerinde, sadece tek tarafın üzerine düşeni yapmasıyla süreç yürütülemez. Karşılıklı güven verici adımların atılması gerekir" diyen Av. Caniş, Kürt tarafından güven arttırıcı adımlar atılması rağmen devlet tarafından en ufak bir adım atılmadığını belirtti. Av. Caniş, "Bu da devletin Kürt sorununun çözümü noktasında halen ne kadar ciddi bir kafa karışıklığına sahip olduğunu gösteriyor. Ve kimi zaman da 'PKK ayrı düşünüyor, Öcalan ayrı düşünüyor' diyerek, bir ikililik yaratmaya çalışıyor" dedi.


Avukatlar gidebilmeli

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Temmuz 2011'den itibaren avukatlarıyla görüşmesinin engellendiğini hatırlatan Av. Caniş, ekledi: "Defalarca avukatların adaya gitmesinin gerekliliğine ilişkin açıklamalar yapıldı. Ancak bugüne kadar, buna ilişkin en ufak bir adım atılmadı. Avukatların Öcalan ile görüştürülmemesi sürecin hızlı bir şekilde ilerlemesi önünde çok ciddi bir engel. Süreç AKP tarafından ciddiye alınsaydı, avukat görüşleri engellenmezdi."

Tecrit kalkmalı

İmralı'ya gitmek için başvuru yapan gazetecilere de izin verilmediğini anımsatan Av. Caniş, BDP heyetinin dahi İmralı'ya gidişinin tamamıyla hükümetin inisiyatifine bırakıldığına dikkat çekti. "Bu anlamda Öcalan'ın eli nasıl rahatlayabilir ve manevra alanından bahsedilebilir ki" diye soran Caniş, "Açıkçası çözüm konusunda gördüğümüz kadarıyla hükümetin Türkiye kamuoyunu rahatlatma gibi bir gayesi yok. Eğer siz kendiniz rahatlatacak yaklaşımları göstermiyorsanız, aydın ve yazarların İmralı'da görüşmeler yapmasına izin vermelisiniz" dedi.

Çözümü Kürtler getirir

Görüşmelerin kesilmesi tehlikesine ilişkin ise Av. Caniş, şunları söyledi: "Hükümet ve devlet sorunun çözümü noktasında çözümsüzlüğü dayatabilir. Ancak Kürtler demokratik hak talepleri ve tepkilerini ortaya koyarak, bir şekilde Kürdistan coğrafyasına çözümü getirecektir. Kürt sorununun çözümü için demokratik çözüm ısrarı Kürtlerde mutlaka devam edecek. İmralı'da yapılan müzakereler bir şekilde son bulursa Kürtler, hükümet ve devlet yerine kendi çözümlerini kendi elleriyle getirmek zorundadır."


HASAN YOLDAŞ/DİHA/VAN