Meclis'te kurulan Çözüm Komisyonu önceki gün de dinlemelerini sürdürdü. BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de komisyonda ikinci aşamanın gereklerini yerine getirmeyen hükümeti eleştirdi. Birinci aşamayla ilgili genel olarak ortaya konan çerçevenin silahlardan arındırılmış bir tartışma zemini yaratmak ve demokratikleşmeyle ilgili bu tartışma zemininde somut bir takım adımlar atmak olduğuna dikkat çeken Baluken, Kürt tarafının yasal bir takım güvenceler verilmemesine rağmen bu adımları attığını kaydetti. Baluken bölgede buna paralel bir silahsızlanmanın yapılmadığına işaret ederek, şu hususlara dikkat çekti: "Bir tarafta siz 2 bin dediniz, 2 bin silahlı gerillanın geri çekilme süreci başlamışken 70 bine yakın paramiliter gücün, korucu ya da JİTEM benzeri Gladyo yapılarının da hızla lağvedilmesi, en azından ellerinden silahlarının alınması gerekiyordu. Bölgeye baktığımız zaman örneğin benim seçim bölgemde son iki ay içerisinde yeni korucu kadroları gönderildi. Bitlis'te, Dersim'de yeni korucu kadroları var. Van ile ilgili yeni birtakım ciddi haberler geliyor bize. Yeni karakol yapımları had safhada. Halkın bu karakol inşaatlarına karşı müthiş öfkesi var. Yine biliyoruz ki Genelkurmay karargahlarında da kararlaştırılan güvenlik amaçlı bazı barajların inşaatlarıyla ilgili geri çekilme süreciyle beraber hızlandırılmış bir şey var. Yani bu birinci aşama açısından sizce sıkıntı yaratan bir durum değil midir? Birinci aşama sadece PKK gerillalarının silahlarını bölgeden çıkarması olarak mı algılıyorsunuz? Yoksa bir bütün olarak silahların devreden çıkacağı ve demokratik siyasetle ilgili bir zeminin olgunlaşacağı bir süreç olarak mı değerlendiriyorsunuz?"


'Aşamalar bıçak gibi ayrılamaz'

Birinci aşama ile ikinci aşamanın bıçak gibi birbirinden ayrılan ve biri bittiğinde diğeri başlar şeklinde süreçler gibi görmediklerini ifade eden Baluken, ikinci aşamada demokratik yasal ve anayasal bazı değişikliklerin yapılması gerektiğine dikkat çekti. AKP Hükümeti'nin istemesi halinde yol temizliğinin çok rahat bir şekilde yapılabileceğine işaret eden Baluken, hala TMK'nin, özel yetkili mahkemelerin yerinde durduğunu hatırlattı. "Hükümetin biraz zamana yayan, biraz oyalamaya çalışan, muğlaklaştıran bir yanını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yani illa şöyle mi olacak; Karadeniz'deki son gerilla da Güney Kürdistan sınırına gidecek de ya da Dersim'deki gerilla koşarak gitmeye başlayacak da Haziran sonunda bu süreç tamamlanacak, bu şekilde mi olacak? Yoksa sizce 4 aydır toplumda kan akmaması, cenazelerin olmaması Batı kamuoyunda da hızla silahsızlanmaya dair bir algının oluşması artık bu somut adımların atılmasını önümüze getirmedi mi?" diye soran Baluken şöyle devam etti: "Bu çözüm süreci olmamış olsaydı biz Reyhanlı saldırısında ve bu Gezi Parkı direnişi sürecinde etnik ya da mezhepsel bir iç çatışmadan dolayı ciddi düzeyde siyasal olarak belki de bugünkü zemini tamamen kaybedecektik."

ANKARA