Bu hafta, TBMM’nin açılışının yıldönümü haftasıydı.
Resmi olarak, ülke yönetiminin halkın iradesine sunulmasının ilk adımı sayılabilecek meclisin açılması dolayısıyla 23 Nisan, çocuk bayramı olarak da kutlanıyor.
Hatta, millet iradesini temsil eden meclisin açılmasından çok, çocukların bayramı olması dolayısıyla kutlanan ve gündeme gelen bir gün olarak gelenekselleşti 23 Nisan.
Ülke genelinde tatil olan bu günde, sözde devletin çocuklarımıza verdiği büyük önemin altını çizme adına, bazı devlet dairelerindeki makam koltukları bir iki saatliğine çocuklara devredilir.
Daha önceden seçilmiş, örnek(!) uslu çocuklara bırakılan makam koltukları, medyanın büyük ilgisini çeker hep. Patlayan flaşlar eşliğinde, çocuklara ezberlettirilen sorular ve verilen yanıtlara gülünür hep beraber.
Yıllardır değişmeyen bu tabloda, TC genelinde bütün çocuklar bu koltuklara oturtulan şanslı azınlık gibi okula gitmekten başka sıkıntısı olmayan, geleceğimizin mutlu mirasçıları olarak sunulur.
Devletin ve devlet yanlısı basının ısrarla görmekten imtina ettiği, çocukların çoğunluğunun yaşadığı içler acısı tablo ise diğer günlerde olduğu gibi o günde de hiç ciddiye alınmaz.
Devlet-lümüzün çok sevdiği “mutlu çocuklar tablosu”nun yanına yakışmayacak biliyorum. Ama bu ülke çocuklarının içinde bulunduğu asıl korkunç tablodan en çarpıcı birkaç rakamı, durumun vahameti ve çözümün ertelenmez acilliği bakımından, bir kez daha ve yorumsuz olarak ortaya koymak istiyorum.
Bu hafta itibariyle;
-Dokuz milyonu aşan çocuk, açlık sınırı altındaki ekonomik koşullarda yaşıyor,
- 959.000 çocuk, iş yaşamına atılmış, çocuk işçi statüsünde, (bu rakam ILO verilerine göre, dünya genelinde 158 milyonu aşmış durumda)
- Sadece İstanbul’da 30 bin sokakta çalışan çocuk var. Bunların içinden 8 bin çocuk, kalacağı herhangi bir yer olmadığı için sokakta yaşıyor,
- Sanık çocukların sayısı, 200 bine dayanmış durumda,
- Dünyada her yıl, 500 bin ile 1,5 milyon arası çocuk şiddete maruz kalıyor. (Ülkemizde şiddet, günlük rutinler arasına girdiği için bu konuda sağlıklı bir istatistiki veri yok maalesef)
- Son 23 yılda 390 Kürt çocuğu, polis veya asker kurşunuyla katledildi (YAKAY-DER kayıtlarına göre)
- 450’ye yakın çocuk mahkum veya tutuklu olan anneleriyle birlikte, hapishanelerin ölümcül ortamında büyümek zorunda kalıyor.
Senede bir kez çocuklarını hatırlama gereği duyan devletin asıl unuttuğu gerçek; bütün çocukların, çocuk masumiyeti ve çocuk güzelliğinde bir yaşamı hak ettikleridir. Çocukların hatırlandığı birkaç gün geride kalırken, diğer taraftan 30 yıldır hayatımızı karartanların göstermelik yargılanmaları, gündemi meşgul etmeye devam ediyor.
Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak suçundan, 2 yıl göstermelik bir hapis yatacak olan Mehmet Ağar’a, konforuna göre cezaevi seçenekleri sunuluyor.
Suç işlemek için kurulduğu sabitlenen örgütün işlediği suçlardan, örgütü kuranın hiç sorumlu bulunmamasının samimiyetsizliği bir kenarda dursun.
TC anayasasına göre “bütün vatandaşların yasalar önünde eşit olduğu” ilkesinin muhalifler, azınlıklar, demokrat ve devrimciler söz konusu olduğunda işletilmediğini biliyoruz. Buna rağmen, yüzlerce insanın katlinde parmağı olduğu tescillenen birinin, bir kez daha yasalardan üstün tutularak, keyfine ve isteğine göre cezaevine yollanması demek; milyonlarca mağdur insanla dalga geçmek demektir.
Adalet ilkesinin adamına göre yorumlanıp işletildiği bu ülkede, insandan ve demokrasiden yana olan herkes işkence ve ölümlere yollanırken, kadrolu katillerin sözde hapis yatacakları bilmem kaç yıldızlı otellere yollanması, iktidar tarafından oynanmaya devam eden demokrasicilik oyununun zavallılığını kanıtlıyor.
Mehmet Ağar’ın yaptıklarına karşılık verilen komik ceza, bir anlamda yargının acizliğini de yeterince ortaya koyuyor. Ancak bu komik ceza, çocuklara adanan bu haftada bizzat katledilen, anne-babaları öldürülen, işkence gören, sürülen binlerce çocuğa verilebilecek en iğrenç armağan olarak da tarihe geçmiş bulunuyor.
Sadece buradan bakılsa bile, çocuklara çifte standart uygulamalarını reva gören egemenlerin, sahte mutluluk pozlarıyla dolu 23 Nisan törenlerindeki ikiyüzlülüğü, net olarak görülebiliyor.
YORUMSUZ