
HDP Eşbaşkanı Demirtaş, PYD ve YPG ile Rojava'nın Türkiye ile dostluk ilişkisi istemelerine rağmen hedef alındığını belirterek, Türkiye'nin oraya müdahale hakkı olmadığını söyledi. YPG'nin çetelerine işgaline son vermeye devam edeceğini kaydeden Demirtaş, Türk Başbakan'a Kezay Kürdistan'daki 20 milyon Kürt nüfusunu hatırlattı. Demirtaş, Kürt güçlerinin Fırat'ı geçeceğini; Davutoğlu'nun da bön bön bakmak zorunda kalacağını söyledi.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında HDP İstanbul İl Örgütü öncülüğünde Florya'da Elit World Otel'de düzenlenen dayanışma yemeğine katıldı.
Zor koşullarda gidilen 7 Haziran seçimleri olmamış gibi bir siyasi darbeyle karşı karşıya kaldıklarını ve zorla 1 Kasım'da yeniden seçime gittiklerini belirten Demirtaş, AKP hile yapmayı başaramazsa HDP'nin yüzde 13'ten daha fazla oy alacağını söyledi.
Niye bu kadar panik yapıyorlar?
Erdoğan ve ekibinin panik ve korkusunun suçlarınnın ağırlığından kaynaklandığını belirten Demirtaş, şunlarn altını çizdi: "AKP'nin kasasına yüzde 10'luk pay verilmeden ödenek alamaz iş verenler. AKP Türkiye'de kamuda iş alanların ortağıdır. Devletin kasasını soydular. Vergileri çalıyorlar. Katliamlar yaptılar. DAİŞ ve diğer çetelerle ilişkileri ortaya çıkacak. Bu nedenle iktidarı kaybetme ihtimali uykularını kaçırıyor."
Geçti o günler
HDP gerçekliğinin anlaşılmasını isteyen Demirtaş, 'Üst akıl yönetiyor' suçlamalarına yanıt verdi: "Senin aklın ve o stajyerinin aklının da üst üste koysan bizim aklımız kadar etmez. Bitti artık, geçti o günler. Bizsiz buralarda siyaset yapamazsınız. Şimdi güçlü bir şekilde ayağımızın üzerinde duruyoruz. Buna tahammülleri yok."
'Bizde yoldaş için ölünür'
TRT'nin 25 günlük istatistiğe göre HDP'ye sadece 18 dakika ayırdığını hatırlatan Demirtaş, "Yerel ve ulusal 600 kanalları,10'dan fazla gazeteleri var. Bizzat Bakan arayıp 'Demirtaş programlara çıkmayacak' diyor. Sansürcü başı Bülent Arınç'a şimdi aynısını yapıyorlar. Bunlar yol arkadaşlarını sata sata buralara geldiler. Bizde yoldaş için ölünür. Yola çıktıklarımız için canımızı veririz. En yakın arkadaşlarını harcayanlar bizi kolay kolay harcarlar. Bunlardan bir hayır gelmez. Hepimizi düşman olarak görüyorlar" diye konuştu.
Terör destikçileri onlar
Gece gündüz hedef gösterildiklerini ve üzerlerine baskı kurulduğunu kaydeden Demirtaş, "Oysa hırsız, katil, terör destekçileri onlar. Cenazelerimizi yerden sürükleyip alkış çalacak, mezarlıklarımızı bombalayacak kadar alçaldılar. Bunların burnunu sürtmek dışında bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Bizim dirimize saygı duymayanlar ölülerimize de saygı duymazlar" dedi.
Davutoğlu bilmiyor
Davutoğlu'nun PYD ve YPG'ye yönelik tehditlerine dikkat çeken Demirtaş, şöyle devam etti: "Orası Kürt halkının, toprağı da Kürdistan'dır. Zoruna mı gitti? Kaç yıldır DAİŞ orada bir vurma olmadı. Kime güvenerek yapıyorsun? 'Bizden habersiz kuş uçmaz' diyorlar. Kuş uçuyor. Sen hiçbir şey bilmiyorsun."
'Türkiye'nin geleceği HDP'nin elinde'
Türkiye'yi yönetenlerin Kürt fobisinden kurtulması halinde Suriye'de Kürtlerle güçbirliği yapabileceğini belirten Demirtaş, "Partiler bu gün var yarın yok. Halk her zaman vardır. PYD, PKK, HDP değişecek dönüşecek ama Kürt halkı hep var olacak. Kürt halkı kimi öncü görüyorsa sen ona saygı duyacaksın devlet olarak. Federe Kürdistan için de yıllarca aynı teraneleri okudular. Şimdi ala renginin altında iş anlaşmaları imzalıyorlar. Kürdistan bayrağı olan antetli kağıdı imzalıyorlar. Onların siyaseti de böyle olur. 10 milyon dolar tek taraflı anlaşma yapıyorlar. Türkiye böyle ayakta duruyor" diye konuştu.
'YPG Fırat'ın ötesine geçer'
Demirteş, Davutoğlu'nin 'Biz YPG'yi iki defa vurduk' itirafından bulunup 'Fırat'ın diğer yakasına geçerse vururuz' dediğine işaret eden Demirtaş, şöyle seslendi: "DAİŞ Cerablus'ta niye vurmuyorsunuz? DAİŞ'e daha terör örgütü diyemediniz. PYD'ye çıkmış terör örgütü diyorsunuz. Yok Fırat'ın diğer yakasına geçemezmiş. Geçecek. Davutoğlu bak, YPG Fırat'ın ötesine geçecek ve sende suyun bu tarafından mal mal bakacaksın."
Bön bön bakacaksın!
Demirtaş, dün sabah da Taksim'de bir otelde, Süryani, Ermeni, Rum toplumu başta olmak üzere farklı inanç ve halk kesimlerinin temsilcileri ile bir araya geldi.
Demirtaş, konuşması sonrası basının sorularını yanıtladı. "PYD Fırat'ı geçecek Başbakan da mal mal bakacak" yönündeki açıklaması sorulan Demirtaş, bu soruyu şu şekilde yanıtladı: "Şu anda resmi olarak Rojava Kürdistan, Suriye'nin dahilinde. Türkiye'nin toprağı değil, bir araya gelmişler meclis oluşturmuşlar, birlikte yaşam, birlikte yönetmek istiyorlar. Şu anda onlar açısından en büyük tehdit DAİŞ. DAİŞ, Cerablus'ta hakim. Başbakan'ın DAİŞ'in elinde olmasına itirazları yok. PYD 'DAİŞ'i temizleyeceğiz' diyor. 'Uluslararası koalisyonla yapacağız' diyor. Bizim Başbakan ne diyor? 'Fırat'ı geçerseniz vururuz.' Yani 'DAİŞ'i vuramayız' diyor. Bize senin Kürt'ün gibi bakıyorsun zarar veriyorsun da, oradaki Kürt'ün, oradaki halkların sana ne zararı var? Fırat'ın suyu yatağını bulacak. PYD Fırat'ı geçecek bön bön bakacaksın. Orayı özgürlüğüne kavuşturacak. Yapacağın en akıllıca şey oradaki insanların elini dostça tutmaktır. Kürtler gidip kutuplarda arazi bulsa Davutoğlu oraya da müdahale edecek. Nasıl bir düşmanlıktır?
Kuzey'deki 20 milyon Kürt
Buradan oradaki Kürtlere tehdit yağdırırken, burada 20 milyon Kürt ve onların binlerce dostu var, ülkenin yarı nüfusuna sen tehdit yağdırmış oluyorsun. Biz PYD'yi terör örgütü olarak görmüyoruz. Türkiye'ye ne zarı oldu, bir saygısızlığı dahi olmadı. Onlar, DAİŞ'e 'Yaramaz çocuk' diyor, PYD'ye 'Terör örgütü' diyor. Çok sürmeyecek bu durum."
90 yıldır mücadele ediyoruz
Türkiye'de farklı inançların süs gibi algılandığını, aksesuar olarak ele alındığını; egemenlerin aklına bu zenginliğin asli unsur olduğunun gelmediğini belirten Demirtaş, Türkiye'de sadece 1923'ten sonra "halk yaşamaya başladı" algısı yaratılmaya çalışıldığını söyledi. Medyadan sivil toplum alanına kadar tekleşme dili kullanıldığını kaydeden Demirtaş, bir enkazın üzerine görkemli bir bina inşa edilmeye çalışıldığını ve başarılı olunmadığını vurguladı. 90 yıldır bu tekleşme anlayışı ile mücadele ettiklerini söyleyen Demirtaş, "Bu çözülmediği müddetçe biz demokratik toplum olamayacağız. Acı geçmişimizi yok sayarak Türkiye'de demokrasiyi inşa edemeyeceğiz" dedi.
'Allah sadece AKP'lileri mi yarattı?'
Türkiye toplumunun çoğulcu bir toplum olduğunu; bilime, sosyolojiye ve ahlaka aykırı bir şekilde tekleştirmeye çalışıldığını ifade eden Demirtaş, "Huzurunu kaçırdığınız her topluluk daha geniş bir huzursuzluk olarak geri döner. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı 'Biz ne dedik, tek dil dedik, tek miller dedik' diyor. Sanıyor ki bunu duyan 80 milyon insan halaya duruyor. Birçok insanın tüyleri diken diken oluyor. Biz bu slogandan bizi yok edeceklerini anlıyoruz. Bu biz dediğim Türkiye'nin yarısından fazlayız. Sonra da 'Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz' diyor. Allah sadece AKP'lileri yarattı böyle mi sanıyor acaba? AKP'ye oy vermeyenler kim?" diye sordu.
'Toplum güvercin tedirginliği yaşıyor'
"Değerleri arkadaşlar size, sizi anlatacak değilim, bütün acıları yaşayarak gelmiş sizlersiniz, ne yapacağımızı konuşmamız lazım. Başımıza getirenler yeterince konuşuldu halen daha başımıza gelmeye devam ediyor" diyen Demirtaş, "Çatışma, kaos dönemleri en çok da toplumda 'az' olanlarda kaygıyı arttırır. Tarihsel bellek sürekli onu hatırlatır. Az olarak tanımlanan bizler ortaya çıkan kaosun ilk mağdurları haline geliyoruz" dedi. Birçok insanın ülkeyi terk etme aşamasına geldiğini ve Hrant Dink'in deyimiyle "güvercin tedirginliği" yaşadığını ifade eden Demirtaş, "Çocuklarımızın da aynı sorunları yaşamaması için bizlerin harekete geçmesi gerekiyor" diye konuştu.
'Teklik yerine birlik'
Çözümün çoğulcu yapıyı kurmak olduğunu söyleyen Demirtaş, birleşerek daha da güçlenmenin önemine değindi. "Tek olmalıyız yoksa bölünürüz" duygusunun hep dayatıldığını dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti: "Oysa bize dayatılan kavramın kendisi toplumdaki arızanın bir nedenidir. Biz ona teklik değil 'birlik' diyoruz. Teklik yerine birlik diyoruz. Onları inkar etmeden ötekileştirmeden nar gibi çok sayıda tanenin bir arada durabilmesi. Dolayısı ile gelecek Türkiye'sinin inşa edilmesinde bu ana kavram etrafında birleşmemiz gereken kavramdır diye düşünüyoruz."
3 sorun alanı
Geleceği inşa ederken 3 temel sorun alanını çözmek gerektiğini söyleyen Demirtaş, özetle şöyle izah etti: "Tekçiliğe karşı çoğulculuk. Bunu toplumsal gerçekliğe uygun demokratik çoğulcu anayasa ile güvenceye almalıyız. Katı, merkezi yönetim yerine yerinden yönetim. Bu yönetim de bütün farklılıkları barındırmalı, yerel güvenlikten eğitime kadar kararları alabilmeli. Bunun adı özerklik veya öz yönetim olur. Üçüncüsü de üretimi ve adil paylaşımı esas alan toplumsal ekonomi."
'Er ya da geç gidecek'
AKP'nin hedefinin HDP'yi baraj altında bırakmak olduğunu; HDP karşıtı bir seçim kampanyası örgütlediğini dile getiren Demirtaş, şunları söyledi: "HDP barajı altında kalırsa zulüm kendi ömrünü biraz daha uzatmış olur. Er ya da geç gidecekler. Biz istiyoruz ki daha çabuk gitsinler. Ödenmiş ve ödenecek bedeller az olsun. Adeta zalim Dehak'a karşı direnen Demirci Kawa gibi bir mücadele verildi. Dehak, kanla, canla besleniyor. Dehaklara karşı Kawalar var. Dehak'dan hemen kurtulmak gerekiyor."
1 Kasım'da yine yapacağız
İktidarın kendisini dev aynasında gördüğünü, 7 Haziran'da devrilmiş iktidar oldukları gerçeğine gözünü kapattığını, toplumda düşmemiş gibi algı yarattığını belirten Demirtaş, "Biz onları düşürdük. İyi ki de yaptık, başardık. 1 Kasım'da da yine yapacağı" dedi.
Demirtaş, buradaki programının ardından kayyum atandıktan sonra polis baskısına maruz kalan Bugün TV'yi ziyaret etmeye gitti.
DİHA/İSTANBUL