Efrîn sınırında bulunan Kırıkhan ilçesine bağlı Yalankoz, İncirli, Camuzkışlası, Demirkonak, Gültepe, Sucu, Kamberli, Adalar ve Kaletepe gibi Kürt köyleri, söz konusu çetelerin tercih etmediği güzergâhlar olurken, köylüler sınırın diğer tarafında denetimin YPG ve YPJ güçlerinde olmasını kendileri için avantaj olarak görüyor.

Sinan Aymaz isimli yurttaş, sınırın öte tarafının YPG ve YPJ güçlerinin kontrolünde olmasından dolayı topraklarında rahat bir yaşam sürdürdüklerini belirterek, “Sınırın diğer tarafı YPG ve YPJ güçlerinin elinde olmuş olmasaydı, diğer bölgelerde olduğu gibi her gün üzerimize top mermileri düşebilirdi. Sınırın diğer tarafı YPG ve YPJ tarafından korunurken, aslında bizi de koruyorlar” dedi. 

Savaşın başladığı ilk yıllarda “cihatçı” grupların köyleri üzerinden geçişler gerçekleştirdiğini kaydeden Aymaz, YPG ve YPJ güçlerinin denetimi tam olarak sağlamasının ardından kendilerinin de rahat ettiğini söyledi. Aymaz, YPG ve YPJ güçlerinin aslında Türkiye sınırını da koruduğuna vurgu yaptı. 

Hüseyin Bal isimli yurttaş ise savaşın başladığı dönemde sınır diye bir şey kalmadığını ancak kontrolün YPG ve YPJ’nin eline geçmesiyle birlikte denetimlerin sıklaştığını ve Efrîn sınırının tamamında askeri denetimin artırıldığını kaydetti. Kürt güçlerinin denetimi sağlamasının ardından askerin sınır hassasiyetinin arttığına dikkat çeken Bal, köylerinin Kürt köyü olmasından kaynaklı çeteleriuzak tuttuğunu belirtti. Bal, “YPG olmasaydı bugün sınırın bu tarafında da bu barbarlar cirit atar, bizleri de katlederlerdi. Zaten askerin sınır hassasiyeti de YPG’nin sınırı kontrol etmesinin ardından başladı. Çeteler bu saatten sonra böyle bir girişimde bulunsalar dahi artık sınırın Türkiye tarafındaki Kürtler de onlara izin vermezler” şeklinde konuştu.