YPJ savunma gücü olarak kabul gördü
Kadın Haberleri —

Rohilat Efrîn
- YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn: “Kadınların orduda yer almasının önünde büyük bir engel görmüyoruz. Kadınlar neden ordu içinde yer almasın? Suriye hükümetinin hassasiyetlerini dikkate alıyoruz. Ancak YPJ olarak bölgemizde kendi gücümüzle kendimizi koruyabiliriz.”
- “YPJ’nin özel bir tugay olarak mı yoksa mevcut tugayların parçası olarak mı yer alacağı konusunda görüşüyoruz. Geçici hükümet, YPJ’nin iç güvenlik güçlerinde yer almasını istiyor. Buna karşı değiliz, ancak YPJ toplumumuzda savunma gücü olarak kabul gördü.”
QSD ile Şam Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak’ta entegrasyon temelinde bir anlaşma imzalandı. Anlaşma çerçevesinde şu ana kadar bazı adımlar atılmış olsa da birçok konuda görüşmeler hâlâ devam ediyor. Şam Geçici Hükümeti anlaşmaya uymuyor ve bazı maddelerde anlaşmanın içeriğini uygulamamaya çalışıyor. Bunlardan biri de YPJ’nin statüsüdür. Anlaşma kapsamında Savunma Bakanlığı ile askeri güçlerin geleceği üzerine görüşmeler sürüyor. Geçici Hükümet, “orduda kadın yok” gerekçesiyle YPJ’nin yeni sistemde bağımsız bir askeri güç olarak yer almasını istemiyor. YPJ bu yaklaşımı reddediyor ve anlaşma imzalandığında kadınların QSD’nin temel bir parçası olarak kabul edildiğini belirtiyor.
YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn, Suriye’deki son gelişmeler, askeri entegrasyon süreci ve yeni anayasa tartışmaları hakkında Ajansa Welat’a değerlendirmelerde bulundu.
Kadınlar olmazsa istikrar olmaz
YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn, Esad rejiminin yıkılmasının ve Şam Geçici Hükümeti’nin gelmesinin ardından Suriye’de birçok tartışma ve çeşitli değişikliklerin yaşandığını belirterek şöyle dedi: “Siyasi, askeri, toplumsal ve genel olarak her alanda entegrasyon süreciyle birlikte derin tartışmalar yürütülüyor. Elbette Suriye’nin tamamen güvenli ve istikrarlı bir hale geldiğini söyleyemeyiz. Bu süreçte tüm bileşenler, tüm renkler, tüm toplumlar ve kadınlar görülmezse, Suriye’de istenen tam istikrar oluşmayacaktır. Biz kadınlar ve YPJ olarak Rojava Devrimi’nde bu toplumun ve kadınların korunması için istenen öncülük rolünü üstlendik, omuzlarımıza düşen görevi yerine getirdik ve hâlâ bu görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek için toplumun ve kadınların korunması hizmetinde olmaya devam ediyoruz.”
YPJ bir savunma modeli yarattı
Rohilat Efrîn, YPJ’nin mücadelesine dikkat çekerek YPJ’nin bir savunma modeli haline geldiğini ifade etti ve şöyle devam etti:
“Kadınlar ve YPJ olarak gerek genel olarak Suriye’de gerekse Rojava’da dış ve iç saldırılara karşı bir savunma modeli oluştu. Şu anda yeni bir anayasa tartışılıyor, aynı zamanda Suriye’deki tüm kurum ve kuruluşlar yeniden tartışılıyor. Çünkü biz de Suriyeliyiz; hem Kürt hem kadın olarak bu değişim ve dönüşümlerden doğrudan etkileniyoruz. Suriye’de arzu edildiği gibi sistem henüz tam olarak oturmadı. Bu sistemin oturması için Suriye’de yaşayan tüm renklerin görülmesi ve özgür bir şekilde yeni Suriye’de yer alması gerekiyor.”
Tek renklilik çözüm getirmez
Rohilat Efrîn, anayasa tartışmalarına da değinerek şunları söyledi:“Anayasada kadınların hakları görülmelidir. Eğer Suriye’de gerçekten kadın haklarının korunması ve güvence altına alınması sağlanırsa, hem Suriye toplumunda hem Kürt toplumunda hem de Rojava toplumunda birçok sorun kolayca çözülecektir. Bizim mücadelemiz, savaşımız ve tüm çabamız, kadınların tam haklarının ve kadın haklarının korunmasının yeni Suriye anayasasında yer almasıdır. Kadınların görülmemesi, yeniden tek renkli bir sistemin kendini dayatması anlamına gelir. Bu tek renkli sistem topluma ve kadınlara çözüm getirmez, tam tersine tıkanıklık getirir.”
Kadınlar anayasada yer almalı
Rohilat Efrîn, 29 Ocak Anlaşması’nı hatırlatarak şöyle konuştu:
“29 Ocak ittifakı genel bir ittifaktı. Yani bu anlaşma sadece bir kişi, bir kesim veya QSD içinde sadece erkekler için yapılmamıştı. QSD tüm bileşenleri ve tüm kesimleriyle bu ittifakta yer aldı, biz de bu ittifakın bir parçasıydık. Anlaşma yapılırken kadınların bu ittifakın dışında olduğu söylenmedi. Bu nedenle hükümetle ve Savunma Bakanlığı ile de bu konuyu görüştük. Şu anda Geçici Hükümet tarafından ‘orduda kadın olmadığı için kadınlar yer alamaz’ deniyor. Ama biz diyoruz ki; bir ittifak yapıldı ve bu ittifak tek bir cinsiyet, tek bir cins veya tek bir kişi üzerine kurulmadı. Kadınlar ve YPJ olarak Rojava’da ve Suriye’de kadın haklarının anayasada güvence altına alınması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bu sağlanmazsa güç de yarım kalır, tam olmaz.”
Varlığımızı korumak zorundayız
Rohilat Efrîn, engellerden birinin orduda kadın olmaması olduğunu belirterek, “Kadınların orduda yer almasının önünde büyük bir engel görmüyoruz? Neden ordu içinde kadınlar yer almasın. YPJ olarak, bölgemizde, Rojava'da varlığımızı korumalıyız. Suriye hükümetinin bazı hassasiyetleri olabilir, biz de bu hassasiyetleri dikkate alıyoruz, ancak YPJ olarak bölgemizde kendi gücümüzle kendimizi koruyabiliriz” diye konuştu.
YPJ yalnızca silahlı bir güç değildir
Rohilat Efrîn, Rojava Devrimi’nin 15 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatarak, “YPJ fiziki olarak ne tüm Suriye’de ne tüm dünyada ne de tüm Ortadoğu’da vardı; ancak YPJ’nin omuzlarına aldığı toplumun ve kadınların korunması rolü, bu bilinç ve zihniyet tüm dünyaya yayıldı. Ortadoğu’da doğrudan etki yarattı ve Suriye’de de tüm kadınlar üzerinde etki oluşturdu. YPJ yalnızca silahlı bir güç değildir” dedi.
Rohilat Efrîn, YPJ’nin statüsüyle ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirterek, “YPJ’nin kendi bölgesinde özel bir tugay olarak mı yoksa mevcut tugayların bir parçası olarak mı yer alacağı konusunda görüşüyoruz. Geçici hükümetin taleplerinden biri de YPJ’nin iç güvenlik gücünde yer almasıdır. Elbette kadınlar bu alanda da yeterince yer alabilir, buna karşı değiliz. Ancak YPJ toplumumuzda ordu veya savunma gücü olarak yüksek bir kabul görmüştür” diye konuştu.
Esas olan mirasa sahip çıkmak
Rohilat Efrîn, YPJ’nin varlığının kabul edilmesinin savaş sebebi olmayacağını, tam tersine istikrar getireceğini belirterek şunları ekledi: “Tam tersine, YPJ statüsünün kabul edilmesi huzur ve istikrar getirecektir. Renkliliği artıracak, kadınları güçlendirerek bu sisteme dahil edecektir. En temel amacımız, kadınlar tarafından yaratılan kazanımları korumaktır. Bu, tüm kadınların inandığı bir mirastır. Fazladan hak istenmiyor; esas olan 15 yıllık mirasa sahip çıkmaktır.”
Hedef hakların güvencesi
Rohilat Efrîn, entegrasyon sürecinde birçok çalışmanın tartışıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Entegrasyon, birlikte nasıl yaşayacağımız anlamına geliyor. Bizim için de en büyük hedeflerden biri Suriye’de kadın haklarının güvence altına alınmasıdır. Rojava Devrimi’nin temelde kadın devrimi olduğu söylenmesi boş bir laf değildir. Kadınlar bu sistemde kendi renklerini ortaya koydular, tüm kurumlarda varlıklarını gösterdiler, toplum bunu kabul etti ve yoluna devam etti. Bu temelde inanıyoruz ki yeni Suriye’nin geleceğini korumak için tüm bunların kabul edilmesi gerekmektedir.” HABER MERKEZİ
* * *
Ermeni kadınlardan YPJ’ye destek
Ermeni Kadınlar Birliği Koordinatörü Anahid Kasabyan, YPJ’ye yönelik bir dayanışma mesajı yayınladı. Mesajda, YPJ’nin savaş koşullarında kadınların hem kendilerini hem toplumlarını savunma iradesiyle önemli bir dönüşüm yarattığı vurgulandı. Anahid Kasabyan, Suriye yönetiminin kadınların rolünü tanıması çağrısında bulundu.
Kasabyan mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Acıya alışmış ülkelerde hikayeler yalnızca geçici anlatılar değildir; halkın arasında dolaşan canlı bir hafızadır... Kurtuluş, hikayenin sonu değil, başlangıcıdır…
YPJ yalnızca askeri bir oluşum değil, kadının bilincinde ve rolünde derin bir dönüşümün ifadesidir. Savaşın dayattığı ağır koşullarda kadınlar boyun eğmek ya da direnmek arasında tercih yaptı. Onlar aynı anda hem toplumu hem de kendilerini savunmayı seçtiler.”
Mesajda kadınların rolünün askeri olmanın ötesinde sembolik ve toplumsal bir anlam taşıdığına dikkat çeken Anahid Kasabyan, bu deneyimin Suriye gerçeğinin silinemez bir parçası olarak tanınması gerektiğini belirtti. Anahid Kasabyan’ın mesajını şu sözlerle tamamladı: “Suriye yönetiminin bu deneyimlere gerçekçi ve sorumlu bir şekilde yaklaşması ve kadınların koruma ile toplum içindeki rolünü tanıması gerekmektedir. Hayatta kalanların mürekkebi kurumaz; çünkü o, süs için değil kalıcı olmak için yazılır.”













