
Kürt kadının en zor savaş koşullarında yıllardır sürdürdüğü mücadelesi ardından kadınların tarihi Rojava’da, Kobané’de yeniden yazılıyor. Kadın mücadelesi yeni bir boyuta taşınıyor. Son günlerde en elit kesimlerin, dünya basının ve hatta moda dergilerinin de gündemine giren bu direniş, Kürt kadını ve Kürt halkını da yeniden tanımlıyor. DAİŞ vahşetine karşı silah kuşanırkan, binyıllardır kadına dayatılan köleleşmeye, şiddete, erkek egemen zihniyet ve bunun yarattığı sisteme karşı da savaşıyorlar. Rojava’daki kadın gücü YPJ’nin (Yekîneyên Parastina Jin-Kadın Savunma Birlikleri) verdiği mücadeleyi değerlendiren Flimmor’dan Melek Özman, YPJ’nin direnişiyle etkisinin de her geçen gün arttığını belirtti.
21. yüzyılın amazonları
Kadınların emeğine, bedenine, kimliğine, düşüncelerine hatta hayallerine el konulduğunu dile getiren Özman, “Daha iyi bir hayat düşleyemiyoruz ve o yüzden bin yıllardır bu sömürü ve ezilme sürüp gidiyor. Bizim başka türlüsünü düşlemek için de başka türlüsünü düşüneceğimiz imgelere ihtiyacımız var” ifadesini kullandı. YPJ’nin Kobanê direnişi ardından moda derglerine dahi kapak olduğunu hatırlatan Özman, YPJ’nin ‘’başka hayatları düşleyebilen kadınların imgesi olarak’’ görülmesinin önemli olduğunu belirtti. Özman, “Çünkü bizim sadece bir amazon mitimiz var ve varlığı deformasyona uğramış bir mit. Ama YPJ’li kadınlar 21’inci yüzyılın amazonları. Üstelik mit de değiller, varlar ve direniyorlar. Hem sadece bir bölgeyi savunmak için değil, özgür bir yaşam için direniyorlar” dedi.
‘Umudun büyümesine ihtiyaç var’
YPJ’li kadınların 21. yüzyıla çok uzak olan bir hikayeyi yazdıklarını vurgulayan Özman, bu hikayenin Ortadoğu coğrafyasında yazılmış olmasının daha da anlamlı olduğuna işaret ederek, “Bütün dünya Ortadoğu’da recm edilen kadınları izliyor, köle kamplarında tecavüze uğramış kadınları izliyor ve o coğrafyanın kız çocukları bu hikayeleri dinleyerek büyüyor, onlar için çok umutsuz bir tablo” ifadesini kullandı. Özman, bu korkunç gerçekliğin içinde kız çocuklarının ellerine geçen dergilerde direnen kadınları görmesinin oldukça önemli olduğunu vurguladı ve umudun büyümesine de ihtiyaç olduğuna değindi.
Biat eden kadından direnen kadına
Bu umudun ana akım medyada da yer alması gerektiğini vurgulayan Özman, YPJ’li kadınların ana akım medyada yer almasının onların direnişlerinin içinin boşaltılacağı anlamına gelmediğini söyledi. Özman, şunları belirtti: “Popüler kültür her şeyin içini boşaltıp tüketim objesi haline getiriyor. Ancak YPJ için durum farklı. Bizim direnen kadınların imgelerini o dergilerde görmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar gerek sinemada, gerek hayat bilgisi kitaplarında pirinç ayıklayan, erkeğin iki dudağı arasına bakan, biat eden kadın figürleri ile büyüdük. Bizim rol modelimiz düğünlerinde, arkalarından eteklerini tutuşturup koşturduğumuz kabarık gelinlikli ablalarımızdı. Oysa şu an başka bir resmi var karşımızda. Özgürlüğü için her türlü riski göze alan kadınlar rol model alınıyor.’’
EYLEM DAŞ/JİNHA/İSTANBUL