BDP'nin Ceylanpınar'daki seçimlere ilişkin yaptığı itiraz, Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedildi.
BDP'nin yerel seçimlerde hukuksuzluk ve usulsüzlükler yapıldığı gerekçesiyle Yüksek Seçim Kurulu'na yaptığı itiraz, dün oybirliğiyle reddedildi. Kurulun aldığı kararın hukuksuz ve taraflı olduğunu söyleyen BDP Ceylanpınar Belediyesi Eşbaşkan Adayı İsmail Arslan, Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edeceklerini belirtti. BDP'nin aynı gerekçelerle İlçe Seçim Kurulu ve İl Seçim Kurulu'na yaptığı itirazlar da daha önce reddedilmişti.

Ateşli tandır: Ceylanpınar

Nuh tufanıyla ilgili birçok belgede "ateşli tandır" olarak geçen bölge olarak anılır Ceylanpınar. Tandır bilindiği üzere "yere çukur kazılarak yapılan bir tür fırın"dır ve bu yönüyle dağın içindeki volkanik ateşe işaret ediyor. Bölge, Suriye'deki iç çatışmaların başladığı 2012 yılının Kasım ayından bu yana fokur fokur kaynayan ateşli bir tandırı andırıyor. Suriye'nin iç kesimlerinde başlayan, daha sonra paramiliter çetelerin Rojava halkına saldırmasıyla devam eden çatışmalardan birebir etkilenen, savaş alanına dönen, çok sayıda yaralanma, ölüm, göç akınına uğrayan bir ilçe Ceylanpınar.

Gerçek adı Serêkaniyê

Ceylanpınar, 1921 yılında yapılan Ankara anlaşmasıyla çekilen tel örgülerle ortadan iki ayrıldı. Gerçek adı Serêkaniyê olan kentin Suriye tarafında kalan bölümüne "Araplaştırma" politikaları nedeniyle Rasulayn, Türkiye tarafında kalan bölümüne de "Türkleştirme" politikaları nedeniyle Ceylanpınar adı verildi. Burada kurulan istasyon, işçilerinin barınmak için kurduğu bir kaç kerpiç ev ve çadırdan oluşan yerleşim alanı, zamanla büyüyerek 1937 yılında nahiye, 1960 yılında ise belediye statüsüne kavuştu. Ceylanpınar, 1982 yılında da nahiye olarak bağlı olduğu Viranşehir'den ayrılarak ilçe oldu. Urfa ilinin 141 kilometre uzağında bulunması itibariyle il merkezine en uzak ilçe konumunda.

DTP ile değişim başladı

2004 yılına kadar 10 belediye başkanı gören Ceylanpınar'da, belediyecilik anlamında tüm bölgenin en geri kalmış ilçesi konumunda. Bu geri kalmışlığı nedeniyle "çamur köy" sıfatı alan ilçe, 2004 yılında SHP, 2009 yılında DTP'den aday olan Av. İsmail Arslan'nın belediye başkanı seçilmesiyle bir değişim-dönüşüme tanık oldu. "Çamur Köy" sıfatlı ilçe, 2 dönem boyunca Kürt hareketinin yerel yönetim anlayışı gereği tüm bölgenin en fazla hizmet yapan, örnek belediyeleri sıralamasında en üstlerde yer alan bir yer oldu.

Suriye savaşı, Rojava ve çeteler

Suriye'ye yönelik saldırılar sonrası patlak veren savaş, Rojava'nın Serêkaniyê kentinde 12 Kasım 2012'de Baas rejimine bağlı savaş uçaklarının kenti bombalamasıyla kendini göstermeye başladı. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adıyla oluşturulan ve Suriye halkının kurtuluşu için mücadele ettiğini iddia eden oluşumun içinde yer alan çok sayıda gruptan biri olan El Nusra Cephesi, zamanla Esad güçleriyle savaşmaktan vazgeçerek Rojava'daki halklara saldırmaya başladı. Rojava'nın kendini savunmak için YPG adıyla oluşturduğu halk savunma güçleri ve bu çeteler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan gibi birçok devlet tarafından desteklenen bu çetelere, Türkiye'nin açıktan askeri, lojistik ve her türden desteği vermesine rağmen halk savunma güçleri karşısında ağır kayıplar vererek büyük yenilgiler almasına mani olamadı. Çatışmalar boyunca sınırın Türkiye tarafında kalan Serêkaniyê'nin diğer yakası ise bu çeteler için dinlenme, koordine ve tedavi olma üssü olarak kullanılmaya çalışılsa da, bunun farkına varan halkın demokratik tepkisi projenin kısmen ertelenmesine neden oldu. Bu ertelenmede Serêkaniya Binxet'in bütünüyle birlikte sınır hattının da kontrolünün YPG'nin eline geçmesinin büyük etkileri vardı. Daha sonra Rojava'da ilan edilen "Demokratik Özerklik" ile birlikte kurulan üç kantondan biri olan Cizîrê kantonun içinde yer alan bir kent oldu Serêkaniyê.

Aşiret reisliği gibi belediyecilik

Her zaman sisteme yakınlığıyla bilinen bir aileden gelen AKP adayı Menderes Atilla'nın babası 2, dayısı 1 ve ağabeyi Mehmet Sait Atilla, Ceylanpınar'da 2 dönem belediye başkanlığı yaptı. Son 20 yıl boyunca da tüm seçimlere ağabey-kardeş dönüşümlü katıldı. Aile, iktidarlar ve yerli işbirlikçilerinin tüm çabalarına rağmen seçimi kazanamadı. Özellikle ağabey M. Sait Atilla, bölgede dönemin Başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve Bucak aşiretiyle yakınlığıyla tanınan bir isim. Arap ve Türk milliyetçiliği yapan Atilla, Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde karanlık ilişkilerinde içinde yer aldı.

AKP Teşkilatı bile kaldıramadı

2014 yerel seçimlerinde AKP Genel Merkezi'nin belediye başkanlığı adaylığını Atilla ailesine vermesi üzerine ailenin bu ilişkilerini bilen AKP İlçe Teşkilatı, bir basın açıklaması yaparak topluca istifa etti. 55 kişiden oluşan istifa, tüm ülkede ses getirse de içinde özellikle Urfa Valisi (şimdi ki Büyükşehir Belediye Başkanı), AKP Urfa Milletvekilleri Seydi Eyüpoğlu ve Abdulkerim Gök'ün bulunduğu bir lobi tarafından belli bir çıkar karşılığında sürekli olarak desteklendi. Öyle ki dünyanın en geniş arazisine sahip olan ve istenilirse bütün Türkiye'ye istihdam sağlanabilecek bir potansiyele sahip olan TİGEM'e (Tarım İşletmeleri Müdürlüğü) bu kesimler tarafından 2 bin kadrolu işçi alma sözleri bile verildi.

Ceylanpınar'da ne oldu?

30 Mart yerel seçimlerinin yapıldığı akşam BDP, Ceylanpınar'da seçimlerde tehdit, tek imzayla toplu oy kullanımı, zihinsel engelli yurttaşların oy kullanımı, sandık görevlileri ve müşahitlerin tehdit edilmesi, sandık bölgelerinde BDP'ye "evet" mührü basılmış oy pusulalarının yakılması, yurtdışında bulundukları halde yerlerine oy kullanılan yurttaşların bulunması nedeniyle hukuksuzluk ve usulsüzlükler bulunduğunu duyurmuştu.
31 Mart sabahı BDP'nin, İlçe Seçim Kurulu'na seçim sonuçlarıyla ilgili itirazda bulunacağının duyulması üzerine on binlerce yurttaş iradesine sahip çıkmak üzere Hükümet Konağı'nın önünde bir araya geldi. Polisin tüm 'dağılın" uyarılarına rağmen halkın kararlı bekleyişi devam etti. Aynı gün Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'nde bulunan Atatürk İlköğretim Okulu'nun A, B ve C bloklarında yer alan 1106, 1014, 1020 ve 1022 no'lu sandıklarda BDP'ye "evet" mührü basılmış yanmış oy pusulaları bulundu. Bunlar olay yerine çağrılan avukatlar ve olay yeri inceleme ekipleri tarafından tutanak altına alındı.

İlçe savaş alanına döndü

BDP'nin İlçe Seçim Kurulu'na resmi itiraz dilekçesini verdiği gün, polis, Adliye binasının önünde bulunan kitleye gaz bombaları, plastik mermi ve tazyikli suyla çok sert bir müdahalede bulundu. Bunun üzerine başlayan çatışmalar tüm ilçe geneline yayılarak gece boyunca devam etti. Tüm ilçe bir anda savaş alanına döndü. Müdahale esnasında çok sayıda kişi yaralanırken, 22 kişi gözaltına alındı.
1 Nisan günü ise tekrar Hükümet Konağı önünde bir araya gelmek isteyen yurttaşlara, polis bu kez izin vermedi. Sabah saatlerinde 4 kişi gözaltına alınarak İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Bunu üzerine kalabalık grup, Hükümet Konağı'nın karşısında bulunan Gençlik Parkı'nda bekleyişine devam etti. Alman Sol Parti milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 12 kişilik Alman heyet, aynı gün Ceylanpınar'a geldi. Heyet adına açıklama yapan Alman Parlamenter Damen Herren, yaptıkları gözlem ve incelemelerde Ceylanpınar'da demokrasi ve hak ihlallerinin yaşandığını belirtti.

OHAL dönemi!

Aynı gün İlçe Kaymakamlığı bir ay boyunca gösteri, miting, basın açıklaması ve yürüyüş yasağı kararı aldı. Bu kararın belediye anons sistemi aracılığıyla anons edilmesinin hemen ardından ilçede "sıkıyönetim" uygulamaları başladı. Polis bu saatten sonra ilçede neredeyse iki kişinin bir arada durmasına müsaade etmedi.
BDP'nin seçimlere şaibe ve hile karıştığına dair gerekçelerinden yola çıkarak yaptıkları itiraz başvurusu ise İlçe Seçim Kurulu tarafından reddedildi. Kararın hemen ardından polis, Gençlik Parkı içinde bulunan kitleye yine gaz bombaları, plastik mermi ve tazyikli suyla müdahale etti. Müdahale esnasında polisin kötü muamele ve şiddet görüntüleri kameralara yansıdı. Aynı anda Menderes Atilla'nın yakınları kontralar, Viranşehir Caddesi üzerinde barikat kuran gençlere gerçek, silah ve mermilerle ateş açtı. Şans eseri ölü ve yaralanmanın olmadığı olaydan sonra polis tarafından birçok yerinden darp edilen 2 kişi, Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. 2 Nisan günü savaş alanına dönen ve gerginliğin devam ettiği ilçede kontralar, ellerindeki sopa, taş ve gerçek silahlarla mahalle aralarında gezerek yurttaşları tehdit edip saldırdı.

Çeşitli eylemlerle protesto edildi

Çevre il ve ilçelerden sevk edilen binlerce polisle 12 Eylül darbesi görüntülerinin meydana geldiği ilçe tamamıyla abluka altına alındı. Sadece BDP'lilere uygulanan "sıkıyönetim" yasaları ilçe içine binlerce kişi ve silahlı adamlarıyla yürüyüş yapan AKP adayı Menderes Atilla'ya uygulanmadı. Bu da Ceylanpınarlı yurttaşlar tarafından gelecek 5 yılın ilk sinyalleri olarak algılandı. HDP Urfa milletvekilleri İbrahim Ayhan ve İbrahim Binici, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ve BDP PM üyesi Sait Üçlü, Ceylanpınar'a gelerek burada bir açıklama yaptı. Milletvekili Ayhan, "Ceylanpınar'ı halkımıza ve partimize kapatmak istiyorlar" dedi.
Gözaltına alınan, işkence ve kötü muameleye maruz kalan yurttaşlar ellerindeki raporlarla polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç durusunda bulundu. BDP Genel Merkezi alınan karar doğrultusunda ayrı il ve ilçelerden seçilmişlerin Ceylanpınar'ı ziyaret etmesi konusunda bir planlama yaptı. BDP'nin Ceylanpınar ve Birecik ilçeleri için yaptığı itiraz başvurusu İl Seçim Kurulu tarafından reddedildi. BDP itirazları delilleriyle birlikte Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) taşıma kararı aldı.

Polis sevkiyatı durmadı

BDP'nin seçilmişlerin her gün Ceylanpınar'ı ziyaret etmesi kararının ardından, zaten kişi başına neredeyse bir polisin düştüğü ilçeye çevre il ve ilçelerden binlerce polis zırhlı araçlarla birlikte sevk edildi. Sevkiyat esnasında Urfa Büyükşehir Belediyesi'ne ait şehir içi otobüslerinin tahsis edilmesi "AKP'li Belediye başkanının ilk icraatı" olarak yorumlandı.

Seçilmişlerin ziyareti

BDP'li seçilmişlerin Ceylanpınar'ı ziyaretleri başladı. İlk olarak Urfa'nın BDP'li seçilmişleri Ceylanpınar'ı ziyaret etti. Daha sonraki gün Amed ve Mardinli seçilmişler beraberlerindeki yüzlerce kişiyle Ceylanpınar'a gelmek istedi ancak kentin girişini ablukaya alan polis, asker ve özel harekatçılar ancak seçilmişlerden 30 kişinin kente girmesine izin verdi.
BDP Ceylanpınar ve Birecik'te yapılan seçim sonuçlarına itiraz etmek üzere Ankara'da Yüksek Seçim Kurulu'na başvuruda bulundu.

Yüksek Seçim Kurulu'nun dün oybirliğiyle ret kararı açıklanırken, ilçedeki olağanüstü uygulamalar devam ediyor.

DİHA/ URFA