
Seçim sonuçlarını değerlendiren DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, halkın darbe koşullarında seçime zorlandığına dikkat çekerek, "Bu gerçek görülmeden seçim sonuçları doğru değerlendirilemez. Adeta toplumun başına silah dayatılarak bir seçim yapıldı. Devletin tüm aygıtları ile toplum baskı altına alındı" dedi.
Son 3 ay içerisinde 20 belediye eşbaşkanının tutuklandığını, 30'unun görevden alındığını, binlerce insanın gözaltına alınarak tutuklandığını vurgulayan ve devlet şiddeti nedeniyle 600 bin insanın göç ederek oy kullanamadığını hatırlatan Yüksek, "Zorla seçim yaptırılmış. Şimdi bunun sonucunu da milli irade olarak ifade ediyorlar. Kesinlikle bu sonucu meşru görmüyoruz" diye konuştu.
Bundan böyle daha aktif bir siyasi mücadele sürecine girildiğinin altını çizen Yüksek, "Önümüzdeki süreç bir anayasa ve rejimi şekillendirme süreci olacak. Bu süreçte de kesinlikle sadece Parlamento'da değil, aktif bir şekilde toplumsal zeminde mücadele yürütmek gerekiyor. İktidarın tek başına bu rejimi ve anayasayı şekillendirmesine müsaade etmemek zorundayız. HDP'nin toplumun tüm ezilen kesimlerinin çıkarına sonuçların oluşması için öncü bir rol oynaması gerektiği sonucu ortaya çıktı" dedi.
Irmak: Muhafazakar oylar kaydı
HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eşbaşkanı Selma Irmak da HDP'nin kriminilize edilmesine rağmen oy oranını başarı olarak değerlendirdi.
Oy düşüşünün muhafazakar ve sermaye çevrelerinde yaşandığını belirten Irmak, "AKP ve Erdoğan, 7 Haziran'dan sonra programlı bir şekilde kaos planını hayata geçirdi. Erdoğan 'Beni tek başına iktidar yapmazsanız, huzur bulamayacaksanız' dedi. Kitleler ne yazık ki bu korku ve teslim alma politikasına yenik düştü" diye konuştu. "Türkiye'de demokrasi ve kendi gücüyle değiştirme kültürü ne yazık ki zayıftır" diyen Irmak, "En önemlisi baskı ve tehdit atmosferinin dağıtılması gerekiyor. Demokrasinin bağışıklık sistemini güçlendirmek bizim önümüzdeki dönem en büyük meselemiz olacak" ifadesiyle sözlerini noktaladı.
Bilgen: Yeniden yapılanmalıyız
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen de güçlü bir özeleştiriyle yeniden yapılanma çalışmalarına başlanması gerektiğini ifade etti.
“Siyasette rakibinizin gücü, sizin zaaf ve zayıflığınızın mazareti olamaz. Yeniden yapılanma çalışmalarına başlamalıyız" diyen Bilgen, toplumsal siyasetin sandıkta bitmeyeceğini vurguladı. Bilgen, "Barış için siyaset yapanlar koltuk ve kasa için siyaset yapanlardan daha çok çalışmak, daha disiplinli olmak, işini daha iyi yapmak zorundadır" diye konuştu.
Kürkçü: Darbe süreci devam ediyor
HDK Eşsözcüsü ve HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, ortaya çıkan tablonun AKP’nin 7 Haziran öncesinden başlayan darbe girişiminin kendisine parlamenter bir meşruiyet elde etmesinden ibaret olduğunu belirtti. İzmir 2’nci bölgeden vekil seçilen Müslüm Doğan'la birlikte basın toplantısı düzenleyen Kürkçü, "Darbe süreci devam etmektedir. AKP ve Tayyip Erdoğan darbesi karşısında HDP Türkiye’nin en kararlı, en önü açık politik gücü olarak üzerine düşen öncülük görevini yapmaya devam edecek. Bu darbe rejiminin karşısında durmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Baluken: Barış talebi dimdik ayakta
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken ise, savaş ve çatışma ortamında seçimlere gidildiğine işaret ederek, "Seçim sonuçları, yaratılan savaş konseptine, Türkiye coğrafyasının dört bir tarafında ortaya konan gerilim ve kutuplaştırma politikalarına rağmen HDP etrafında barış, özgürlük ve demokrasi talebinin dimdik ayakta olduğunun göstergesidir" dedi.
Fırat: Sonu belli olmayan bir tünel
Seçim sonuçlarını yorumlayan HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, sonuçların Türkiye için "hayırlı bir sonuç olmadığını" belirterek, "Çünkü bence (Türkiye) sonu belli olmayan bir tünele girmiştir” dedi. Fırat, AKP'nin bundan sonraki yol haritasına ilişkin de “AKP’nin tek başına iktidarı ve Anayasa değişikliğiyle Türk usulü başkanlık sisteminin referanduma sunulması süreci başlayacaktır" yorumunu yaptı.
HABER MERKEZİ