Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulun ve 110 gündür açlık grevinde olan Fatma Yıldırım, alanlardan yükselen her sesine kendilerine moral verdiğini söyledi.
Ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde tecrit kırılmadığı sürece eylemi bırakmayacaklarını belirten Fatma Yıldırım, “Biz bu tecridin kırılacağına da inanıyoruz. Moral ve motivasyonumuz ilk günkü gibi yüksek. Alanlardan çıkacak ses tecridi daha erken kıracaktır. Biz buna inanıyoruz. Barış isteyen halkımızdan böyle bir beklentimiz var. Alanlardan yükselen her sesten moral alıyoruz. Büyük coşku ile karşılıyoruz” dedi.
Anne Huziyet Yıldırım, kızının 2 yıl Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kaldığını, bir yıl 3 aydır da Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’nde olduğunu söyledi. En son 28 Mart’ta görüşebildiğini kaydeden annesi, görüşte yaşadıklarını anlatırken duygulu anlar yaşadı. Görüş sırasında kızını tanıyamadığını belirten Huziyet Yıldırım, şunları dile getirdi: “Görüş sırasında neredeyse 15 gardiyan etrafımızda duruyordu. Ben bir yıl 3 aydır kızımı görmemiştim. Gardiyanlar yüzünden doğru düzgün göremedim. Doğru düzgün konuşamadık. Zaten 3 aile aynı anda görüşebiliyorduk. Çok zayıflamıştı. Elleri buz gibiydi. Ellerine dokunmama izin vermedi. Ben üzülmeyeyim diye kardeşiyle daha çok konuştu. Daha sonra telefonla aradığında bana ‘Anne seninle konuşamadım içimde kaldı’ dedi.
Kızımla en son görüştüğümde bana ‘Daha fazla bir şey yapamıyoruz. Ne yapılacaksa sizler yapabilirsiniz. Sesinizi çıkarın. Sesinizi duyalım. Sesiniz bize güç versin’ dedi. Talepleri insani ve haklıdır. Tecrit insanlık suçudur. Bizim tek talebimiz tecridin kaldırılması, barışın yolunun açılmasıdır. Bu kadar zor mu? Adalet Bakanlığı’na, CPT’ye ve insan hakları kuruluşlarına sesleniyoruz; Gözlerini, kulaklarını açsınlar. Biz annelerin yüreği paramparça oldu. Yüreğimiz iki parçaya bölündü. Biri evde biri zindanlarda. İnsanın yüreğinden bir parça koparsa evinde durabilir mi?”
AMED
Avukat görüşmesine kısıtlama
Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi ile T Tipi Kapalı Cezaevi idareleri, açlık grevine giren tutsakların avukatları ile görüşmelerine kısıtlama getirdi.
Edinilen bilgilere göre, bu karar doğrultusunda tutsaklar, avukatları ile haftada sadece bir kez olmak üzere bir saat görüşebilecek. Bir gardiyanın hazır bulunacağı bu görüşmeler yine video ve ses kaydı ile kayıt altına alınacak.
Uygulamaya konulan bu kısıtlama kararları nedeniyle kimi tutukluların tepki amaçlı avukat görüşmelerine çıkmadığı öğrenildi.
Hücrelere atıldılar
Açlık grevlerinin ardından baskı ve hak ihlallerinin arttığı Bayburt M Tipi Cezaevi’nde eylemdeki çoğu tutsağın hücrelere konulduğu ve mektuplarına el konulduğu öğrenildi.
Sürekli hücre ve keyfi disiplin cezaları ile gündeme gelen cezaevinde, grevde olan tutsaklara gelen mektup ve eşyaların verilmediği, Ocak’tan bu yana grevde olan 6 tutsağın ise son 2 aydır hücrede tutulduğu bildirildi. Kardeşi Nudem Durak’ın son telefon konuşmasında grevde olan onlarca tutsağın hücrelere alındığını ifade ettiğini belirten Aynur Durak, şunları söyledi: “Kardeşim en son aradığında zaten telefon kapatılmıştı. Biz 2 yıldır onu göremiyoruz, açık görüşlerine gidemiyoruz. Her gitmeye çalıştığımızda ona bir ceza veriliyor. En son aradığında da artık nefes alamaz durama geldiklerini söyledi. Grevde olan tutsakların tek bir bahanede hücrelere atıldığını aktardı. 1 Mart’tan bu yana grevdeler, morali çok iyiydi ama onlardan önce greve başlayan tutsakların sağlık durumlarının kötüye gittiğini söyledi. Greve başladıkları günden bu yana kendilerine gelen tek bir eşyanın dahi verilmediğini belirtti. Ellerinde olan mektuplarda onlardan alınıyormuş. Biz sessiz kalmayacağız, bir çözüm bulunana kadar biz de ayakta olacağız. Onlar orada biz de burada birlikte direniyoruz.”
Kürtçeye telefon kapatılıyor
Afyonkarahisar Cezaevi’nde 55 gündür açlık grevinde olan oğluyla yaptığı telefon görüşmelerinin bazen Kürtçe konuştuğu için kesildiğini belirten Akide Ertaş, “Annelerin yüreği daha ne kadar yanacak?” diye sordu.
Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mervan Ertaş, 1 Mart’tan beri açlık grevinde. 7 yıldır cezaevinde olan ve “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Şırnaklı Ertaş’ın amcası Resul Ertaş da tutuklu bulunduğu Konya Cezaevi’nde aynı taleple açlık grevinde.
En son 2 ay önce açlık grevindeki oğluyla görüşen anne Akide Ertaş, sadece sesini duyduğu oğlunun son telefon görüşmesinde eylemi hakkında, “Yaşamak için direniyoruz” dediğini aktardı. Oğlunun sesinin iyi gelmediğini kaydeden anne Ertaş, “Durumunuz nasıl diye sorduğumda, ‘Biz iyiyiz, bizi merak etmeyin. Annelerin yüreği yanmaması için mücadele ediyoruz’ dedi. Moralli olmamızı istedi” dedi. Anne Ertaş, oğlunun telefon görüşmesinde, 3 arkadaşının bir süre önce hücreye alındığını ve kendilerinden haber alamadıklarını söylediğini belirtti. Cezaevlerindeki tutukluların durumlarının her geçen kötüye gittiğine dikkat çeken anne Ertaş, “Annelerin yüreği daha ne kadar yanacak?” diye sordu.
Anne Ertaş, son olarak oğluyla yaptığı telefon görüşmelerinin birkaç defa kesildiğini söyleyerek, “Ben Kürtçe dışında konuşamıyorum. Kürtçe konuştuğum için telefonu kapatıyorlar. Oğlumla konuşamıyorum. Avukata gidip dilekçe vereceğim” dedi.