Cezaevlerinde 52 gündür sürdürülen açlık grevi eylemleri yeni katılımlarla büyürken, toplumun farklı kesimlerinden destek açıklamaları da geliyor. 

Şakran T2 ve T3 bölümünde 13 tutsak, 52 gündür; Şakran T4 bölümünde 8 tutsak, 39 gündür; Şakran Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 46 gündür; Sincan Kadın Cezaevi’nde 7 tutsak 45 gündür; Tekirdağ T-1 bölümünde 10 tutsak 32 gündür; Tarsus Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 26 gündür; Erzincan T Tipi Cezaevi’nde 24 gündür; Şakran T4 bölümünde 7 tutsak, 18 gündür; Bolu F Tipi Cezaevi’nde 10 tutsak 12 gündür; Hatay T Tipi Cezaevi’nde 11 tutsak, 8 gündür; Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 tutsak, 8 gündür; Silviri L Tipi Cezaevi’nde 10 tutsak, 3 gündür, Kepsüt Balıkesir Cezaevi’nde 6 tutsak, 5 gündür ve Bandırma T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 21 tutsak 3 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Bütün PKK ve PAJK’lı tutsakların açlık grevi ise 23. gününde.

Aralarında sanatçı, yazar, akademisyen, gazeteci ve hukukçuların bulunduğu 350 isim, yayımladıkları açıklamayla hükümeti cezaevlerindeki koşulları iyileştirmek üzere adım atmaya ve uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmeler zemininde temel hak ve özgürlükleri esas alan diyaloga açık bir yaklaşımla talepleri değerlendirmeye çağırdı. 

“Ülkemizin duyarlı insanlarına” başlığı ile yayımlanan metinde, “Aliağa-Şakran Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 50. gününü aşmış durumdadır. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevleri dışında birçok hapishanede 5’er günlük dönüşümlü açlık grevleri devam etmektedir. Son avukat görüşmelerinden gelen bilgilere göre açlık grevine giren mahpuslarda ciddi kilo kaybı, mide bulantısı, mide krampları, kokuya ve ışığa hassasiyet gibi rahatsızlıklar ortaya çıkmıştır. Eylemcilerin vitaminlere erişemediği ve cezaevi yetkilileriyle görüştürülmediği yönünde haberler gelmektedir. İnsan hakları kuruluşları, adli ve idari yollara başvurulmuş olmasına rağmen, sürgün ve sevk uygulamaları, keyfi disiplin cezaları, mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi, ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesi gibi ihlallerin sürdüğünü bildirmektedir. Son olarak 3 Nisan 2017 tarihinde Şakran Cezaevi’nde görüşe giden tutuklu yakınlarına ve tutuklulara jandarma ve gardiyanlarca saldırıldığı iddiası ise son derece kaygılandırıcıdır” denildi. 

Çare ölüm olmamalı

Çarenin ölüm olmadığı bir ülkede yaşamak istediklerini belirten imzacıların çağrı metninde şu ifadelere yer verildi: “Bedenlerini tüketerek hak aramak zorunda kalan hükümlü ve tutukluların ölüme ilerlemekte olduğu her gün insanlığımızdan biraz daha kaybettiğimizi düşünüyoruz. Daha fazla ölüm acısı yaşamamak için yetkilileri acilen mahpusların sağlık ve iyi hali için gerekli adımları atmak üzere sorumluluk almaya, cezaevlerindeki koşulları iyileştirmek üzere adım atmaya ve devletin uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmeler zemininde temel hak ve özgürlükleri esas alan, diyaloga açık bir yaklaşımla talepleri değerlendirerek çözüme kavuşturmaya çağırıyoruz.”  


Bayburt Cezaevi: Sesimizi duyurun

Bayburt Kapalı Kadın Cezaevi’ndeki tutsaklar, seslerinin duyurulmasını istedi.  Kadın tutsaklar, önceki gün aileleri yaptıkları telefon görüşmelerinde şunları dile getirdi: “Sesimizi basına duyurun. Gardiyanlar üst noktalarda koğuş pencerelerimizi gözetliyorlar. Her sabah 40-50’ye yakın gardiyan koğuşlarımızı iğneden ipliğe didik didik arıyor. Odaya kamera yerleştirildi. Gece müdürle birlikte sık sık baskın yapılıyor.”


Tek kişilik hücrede 30 gündür grevde

Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Deniz Özdemir, “tek kişilik hücreden çıkma” talebiyle 30 gündür açlık grevinde. 

Bir yıldır tek kişilik hücrede tutulan Özdemir, cezaevinde sosyal aktivitelerin yasaklanması, ailesinin kendisine gönderdiği kitapların cezaevi idaresi tarafından verilmemesi, berber yasağı ve kaldığı tek kişilik hücreden çıkarılmaması nedeniyle açlık grevi eylemi başlatıp talebi karşılana kadar bu eylemi sürdüreceğini ailesi aracığıyla kamuoyuyla paylaştı. Açlık grevi eylemi 30. günde olan Özdemir, talepleri karşılana kadar direnişte olacağını bildirdi.

Özdemir, Kulp ilçesinde 29 Mayıs 2016’ta gözaltına alınıp tutuklandı ve o günden bu yana tek kişilik hücrede tutuluyor.


Tutuklu İHD Başkanı: Sorumluluğumuz arttı


Karaman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, insan hakları savunucularının sorumluluklarının arttığına dikkat çekti.

Ali Tanrıverdi tutuklu bulunduğu Karaman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşadıkları sıkıntıları şube binasına gönderdiği mektupla anlattı. Cezaevindeki sorunları anlatan Tanrıverdi, tüm bu uygulamalara karşı morallerinin, dirençlerinin yerinde olduğunu ve asla acizlik içerisinde olmadıklarını vurguladı. Tanrıverdi, son yaşanan bu süreçte İnsan Hakları’nın ayaklar altına alındığı bu dönemde derneğin sorumluluklarının artacağına dikkat çekerek, “Toplumun tüm kesimlerinin Arapların, Kürtlerin, çocukların, kadınların mağduriyetlerinin giderilmesi için dernek olarak elimizi taşın altına koyarak çalışmalıyız” dedi. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin artacağını ve her zaman olduğu gibi yine teşhir edeceklerini vurgulayan Tanrıverdi, son olarak şunun altını çizdi: ”Haksızlığa ve adaletsizliğe karşı dik duruşumuza devam edeceğiz.”


Silivri Cezaevi’nde işkence 

Avukat Şükriye Erdem, Avukat Şükriye Erdem, Silivri 2 No’lu Cezaevi’nde postallarla darp edilen müvekkillerinin kelepçeli bir şekilde 7 saat süngerli odada tutulurken, Silivri 9 No’lu da ise gardiyanlar tarafından kolları bükülerek görüşe çıkartılan tutsakların sakatlandığını söyledi.

5 Nisan günü Silivri 2 No’lu Cezaevi’nde siyasi tutsakları ziyaret eden Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Şükriye Erdem, tutsakların önce işkenceden geçirilip, sonra avukat görüşüne çıkartıldığını aktardı. Müvekkillerinin görüşe yüzleri mosmor çıktığına dikkat çeken Erdem, ANF’den Zeynep Kuray’a şunları aktardı: “Muharrem Cengiz’in yüzünde postal izi ve burnunda yaralar vardı. Ne olduğunu sorduğumda, gardiyanlar tarafından feci şekilde darp edildiklerini söyledi. Cengiz, sabah sayıma gelen gardiyanların, 6 kişi kaldıkları hücrede arama yapmaya kalkışması üzerine tartışma çıktığını belirti. Yüzlerine ve vücutlarına postalarla vurup, çiğneyen gardiyanlarca yerlerde sürüklenerek hücreden çıkartıldıklarını anlatan Cengiz, ellerine demir, ayaklarına ise plastik kelepçeler takıldıktan sonra 7 saat süngerli odada tutulduklarını belirti.” 

7 saat kelepçeli olarak

Elleri ve ayakları kelepçeli bir şekilde süngerli odada saatlerce tutulan müvekkili Muharrem Cengiz’in oksijensizlikten iki kez baygınlık geçirdiğini anlatan Av. Erdem, aynı işkencelere maruz kalan üç müvekkiliyle görüştükten sonra gardiyanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Av. Erdem, “Görüştüm siyasi tutsakların tümünde işkence izleri vardı; ayakta duramıyorlardı. Kelepçe izlerinin bariz bir biçimde görüldüğü bilekleri aşırı derecede mordu” diye konuştu.

İki tutsak da sakatlandı

Ziyaretten bir gün sonra, 6 Nisan’da bu kez Silivri 9 No’lu Cezaevi’nden işkence haberi geldiğini aktaran Av. Erdem, görüşe kolları bükülerek çıkartılan siyasi tutsaklardan Ali Önay ve Remzi Uçucu’nun sakladığını; Uçucu’nun omzunun çıktığını belirtti. Silivri İnfaz Kurumu’nda tutsaklara cezaevi savcının gözetiminde işkence yapıldığını vurgulayan Av. Erdem, bu işkencelerden Adalet Bakanı başta olmak üzere hükümetin sorumlu olduğunu altını çizdi.



KONGRA GEL: Sahip çıkalım

KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı, Türk cezaevlerinde devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar vurgulandı:

“Zindan direnişçileri; Önder Apo’nun üstündeki tecridin kaldırılmasını ve savaş konseptinden vazgeçilerek çözüm eksenli olarak Önder Apo ile masaya dönülmesini ve zindanlardaki hak ihlallerinin durdurulmasını talep ediyorlar.

Bu talepler aynı zamanda Kürdistan halklarının ve tüm Türkiye demokrasi güçlerinin de ortak talepleridir. Bu nedenle de özgürlük ve demokrasi isteyen herkes bu taleplerin arkasında durmalı, zindanlardaki direnişlere destek amaçlı olarak her alanda açacakları çadırlarda açlık grevi ve oturma eylemi gibi farklı eylemlerle, zindan direnişlerinin sesini tüm dünya kamuoyuna duyurmalıdır.

Halklarımız, zindan direnişlerine karşı ahlaki ve insani sorumluluklarını en etkili bir şekilde yerine getirmenin çabası içinde olmalıdır. Bulunduğumuz her alanda yoldaşlarımıza sahip çıkmalıyız.“


Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve bileşenleri, 52. gününe giren açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, HDP milletvekili Hüda Kaya, HDK Eş Sözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Onur Hamzaoğlu, 78’liler Girişimi, Barış Anneleri Meclisi, Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) temsilcileri ve üyeleri destek verdi. “Zindanlar direnişte açlık grevine ses ver, ölümler olmasın” pankartı açıldı. HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, “Bir an önce hapisteki yaşam koşullarının yerine getirmesini talep ediyoruz” dedi. HDK Eş Sözcüsü Gülistan Yiğit Koçyiğit de “Umuyoruz ki Adalet Bakanlığı çok uzatmadan açlık grevindekilerin taleplerine cevap verir” diyerek açlık grevindeki tutsakların taleplerini hatırlattı. 



İSTANBUL