Yine Yunus’un ‘Büyüyünce polis olacağım’ dediği yönünde haber yapılmasına ise birlikte sigara sattığı ve sürekli polislerden birlikte kaçtığı arkadaşı cevap veriyor; “Bir gün polisler bizi parka kadar kovaladılar. Yunus hiçbir zaman bana, ‘polis olacağım ’ diye bir şey demedi. Biz Yunusla hiçbir zaman Türkçe konuşmadık ki, hep Kürtçe konuştuk.”
Depremden 11 saat sonra Erciş’te enkaz altından sağ çıkarılan Yunus Geray, bir dizi ihmalin sonucunda yolda hayatını kaybetmiş, basın Yunus’u günlerce manşetlere taşımış, depremin simgesi ilan etmişti. Yunus, enkaz altından sağ çıkarıldıktan sonra en yakın hastaneye hava yoluyla ulaştırılacağına, Erciş’ten yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta bulunan Erzurum’a kara ambulansıyla götürülürken yolda hayatını etmişti. Bu can alıcı ihmali manşette taşıyan Özgür Gündem gazetesi ise Taha Akyol’un başını çektiği bazı ırkçı köşe yazarlarının hedefi olmuştu.
 10 çocuklu Geray ailesinin Erciş’in Salihiye Mahallesi’ndeki evinde, Yunus’un babası Yusuf ve annesi Müyesser Geray ile yaşananları ANF'ye konuştu.

“YUNUS’U FAKİRLİK ÖLDÜRDÜ”

Yunus’un 7’inci sınıf öğrencisi olduğunu, okuldan sonra ayakkabı boyacılığı yaptığını ve sigara sattığını söyleyen baba Yusuf Geray, “Yunus en uslu çocuğumdu. Bana çok düşkündü. ‘Okuyacağım’ diyordu. Fakirlik işte. Yunus’u fakirlik öldürdü” diyor. Depremin ilk saatlerinde Yunus’a bir türlü ulaşamadıklarını, daha sonra bir internet kafede sigara satarken depreme yakalandığını öğrendiğini belirten Yusuf Geray, “Enkazdan çıkarıldığı sırada bazı gazeteciler de ordaymış. Gazetecilere saati soruyor, sonra da diyor ki ‘beni hemen eve götürün geç oldu babam kızar.’ Sonra işte yolda öldü” dedi. 

Baba Yusuf Geray’ın da işaret ettiği gibi, depremden önce Erciş’te yüzlerce küçük çocuk, sigara yasağına uymayan korumasız internet kafelerde kaçak sigara satıyor. Belediye ve polis tarafından hiçbir şekilde denetlenmeyen bu internet kafelerde her türlü yozluğu bulmak mümkün.

“HALEN İNANAMIYORUM”
Acılı anne Müyesser Geray ise taziye esnasında bile hiçbir yetkili ve yardım kuruluşunun kendilerine ulaşamamasından yakınırken, komşuları da mahallelerine Kızıltepe, Silvan, Patnos gibi BDPli belediyelerden gelen yardım kamyonlarının dışında hiçbir yardımın gelmediğini belirtiyorlar. 15 yıl önce Patnos’un Kokin köyünden Erciş’e göç ettiklerini söyleyen anne Müyesser Geray, “Yunus benim dokuzuncu çocuğum. Deprem Yunus’u omzunda boya sandığı ve ellerinde sigara paketleriyle yakaladı. Küçükken çok yaramazdı. Son zamanlarda çok değişmişti. Derslerine çok asılmıştı. Yunus’un öldüğüne hala inanmıyorum. Çünkü görmedim. Nasıl oldu? Nasıl çıkardılar? Nasıl öldü? Hiçbir şey bilmiyorum” dedi.

ERCİŞ’E ‘GERCÜŞ’, KÜRDE ‘TÜRK’ DİYEN AKYOL

Depremin yarattığı büyük yıkımlar, Geray ailesi gibi yüzlerce ailenin yaşadığı acılar halen tazeliğini koruduğu günlerde, bazı gazeteciler ve yazarlar bu konu üzerinden duygu sömürüsü yaptılar. Bunlardan en dikkat çekeni ve ilginç olanı ise Taha Akyol’un Haber Türk televizyonunda yaptığı yorumlardı. Yunus üzerinden duygu sömürüsü yapan Taha Akyol’un ne kadar samimi olduğunu kullandığı ifadelerden görmek mümkün. Öncelikle sık sık deprem bölgesi Erciş için ‘Gercüş’ ifadesini kullanan Akyol’un bu ‘bilgisi’ bölgeyi ne kadar bildiğini ortaya koyuyor. Akyol’un bir diğer ifadesi ise Yunus’un Kürt olmadığını öne sürmesi idi.

ANNE DE BABA DA KÜRT

Akyol’un bu ırkçı ifadesine en güzel cevap ise sohbetimiz sırasında sadece Kürtçe konuşan ve tek bir kelime Türkçe bilmeyen anne Müyesser Geray. Baba Yusuf Geray’ın Serhat bölgesinde yerleşik olan Kürt Berjêri Aşireti’ne mensup olduğu da Erciş’te herkes tarafından biliniyor. Taha Akyol’un bu iddiasını baba Yusuf Geray’a sorduğumuzda, acısını bir an unutup gülümsüyor. Medyada benzer bir haber de Fettullah Gülen cemaatine bağlı Cihan Haber Ajansı tarafından yapıldı. Habere göre Yunus büyüdüğünde polis olacaktı! Haberdeki bu ifadelere ilişkin ise baba Yusuf Geray şunları söylüyor: 

“Yunus ilkokuldayken ‘polis olacağım’ diyordu. Büyüyünce fikrini değiştirdi. Bu televizyon kanallarının bizim fakirliğimiz üzerinde fazla durmayarak, Yunus’un küçükken polis olmak istemesi üzerinde bu kadar durmalarını anlayamıyorum.”

“POLİSLER BİZİ KOVALARDI”
Deprem günü Yunusla beraber olduğunu söyleyen mahalle arkadaşı 12 yaşındaki Özcan Cingöz adlı çocuk, “Deprem olduğunda aynı binadaydık. Beni iki saat sonra enkaz altından çıkardılar. Yunus kaldı” dedi. Polislerin kaçak sigara satan çocuklara engel olduğunu, ama aynı kaçak sigaraları satan marketlere karışmadığını belirten Özcan, “Bir gün bizi parka kadar kovaladılar. Yunus hiçbir zaman bana, ‘polis olacağım ’ diye bir şey demedi. Depremden sonra Samanyolu Tv ve Haber Türk muhabirleri evlerimize gelip bize bilgisayar bıraktılar. Televizyonda Yunus için ‘Kürt değil’ demişler. Biz Yunusla hiçbir zaman Türkçe konuşmadık ki, hep Kürtçe konuştuk” diyerek de aslında söz konusu yorum ve haberlere gereken cevabı veriyor.

SEDAT ULUGANA -ANF