
Amed’de 30 Haziran’da devlet güçleri ile girdiği çatışma sonucu şehit düşen Vedat Ulugana’yı (Agit Kahraman) ailesi anlattı. Oğlunun Adilcevaz Anadolu Lisesi’nde asimilasyona ve faşizan yaklaşımlara karşı mücadele verdiğini belirten baba Alaattin Ulugana, “Diyebilirim ki Vedat okulunun en başarılı öğrencilerinin arasında yer alıyordu. Biz belki asimile ve inkarla birlikte yaşamayı kabul ettik. Fakat Vedat bunu asla kabul etmiyordu, ana dil üzerinde gelişen tahammülsüzlük ve Kürt kazanımlarına karşı gelişen saldırılara tepkisi had safhadaydı. Bazen öyle ağırdı ki soruları cevap vermekten zorlanırdım. Çoğu zaman ‘Vedat te dîsa dest pê kir (Vedat yine başladın) diyerek sorularının önünü kesmeye çalışırdım. Odaya kapanır kitaplara sarılırdı; soruların cevabını almaya çalışırdı” diye konuştu.
Vedat’ın yüzündeki gülümsemeyi hiç eksik etmediğini ifade eden baba Ulugana, “Savaşçı olmak, devrimci olmak Vedat’ın ruhunda vardı. Ben Vedat’ı çok geç tanımanın kahrını yaşıyorum. Böyle şerefli ve onurlu bir insanın babası olmak beni onurlandırıyor.”
Gideceğini anlamadım
Vedat’ın Sakarya Üniversitesi’ni kazandığını duyduğundan çok sevindiğini kaydeden baba Ulugana, şöyle devam etti: “Postacı zarfı getirdiğinde Vedat zarfı elimden alıp kaçırmaya çalıştı ama başaramadı. Zarfı açtığımda Sakarya Üniversitesi’ni kazandığını ve üç aydır okula gitmediğini okudum. Bunun üzerine Vedat’a gülümseyerek ‘İnşallah benim oğlum, seneye okulundan başarı haberini bana verecek. Benim oğlum büyük adam olacak’ dedim. Bunun üzerine Vedat bana, ‘Baba halkımızın özgürlüğü paramparçayken, her gün ölüm haberlerini alırken bu kazanıma sevinmem ve sahiplenmem doğru olamaz. Kürt halkı özgürlüğünü kazanmadığı sürece benim elde ettiğim kazanım anlamsızdır. Fakat sana söz veriyorum; belki büyük adam olamam ama senin ve Kürt halkının gururu olmak için elimden geleni yapacağım’ diyerek söz verdi. Ben anlamıştım gideceğini. Vedat özgürlük saflarına katıldı.”
Anneliğini kutsallığını hatırlattı
Vedat’ın en büyük çocuğu olduğunu ifade eden anne Songül Ulugana ise şunları paylaştı: “Vedat benim ilk göz ağrımdı. Kederime ve sevincime ortaktı. Yüreği kocamandı. ‘Anne benim büyük bir hayalim var, seni bu hayalimle onurlandıracağım. Sen o zaman anlayacaksın anneliğin ne kadar kutsal olduğunu’ dediğinde okul okumaktan söz ettiğini sanmıştım. Oysa o zaman bir özgürlük düşü varmış Vedat’ımın. Vedat bana dediği gibi anneliğin ne kadar kutsal olduğunu hatırlattı. Vedat’ımın annesi olmaktan gurur duyuyorum. Tek isteğim kahramanımın mezarını görmek ve koktuğu o toprakları koklamaktır.”
İDRİS YILMAZ/DİHA/BİTLİS