Abdullah "Bizler, Kürt kadını olarak bir tek kendi özgürlüğümüz için değil, tüm ezilen kadınların, halkların özgürlüğü için mücadele veriyoruz. Yapacağımız devrimle yaşanabilecek daha güzel bir dünya kurmak istiyoruz. Kadın ve çocukların özgür olacağı bir dünya düşlüyoruz. Top sesleriyle değil, çocukların sevinç çığlıklıklarıyla uyanmak istiyoruz. Bunları yaparken Kürt kadını ve halkı olarak enternasyonal desteğe ihtiyacımız var. Onun için gün, Kobanê devrim ve mücadelesine sahip çıkma, destek verme günüdür" dedi. Abdullah devamla, Rojava Devrimi'nin iyi anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı. Abdullah "Bu tür etkinlikler daha fazla yapılmalı. Daha fazla insana ulaşılmalı" dedi.
DAİŞ tesadüfen ortaya çıkmadı
Program çerçevesinde ertesi gün de başka bir etkinlik gerçekleştirildi. 'Kobanê halkıyla dayanışma' adı altında gerçekleştirilen etkinliğe Avrupa Parlamentosu Sol Grubu Milletvekili Claudia Haydt katıldı.
Haydt, "Türkiye sürekli Kobanê'den gelen 200 bin mülteci aldığından bahsediyor. Bizim milletvekili arkadaşlarımız ve bir kaç delegasyon oraya gidip araştırmalarda bulundu. Suruç ve çevresindeki durumu gördü. Biz biliyoruz ki, Türkiye sadece 6 bin mülteciye bakıyor. Geriye kalan mültecilerin bakımını Kürt örgütleri ve halkı üstlenmiş durumda" dedi.
Sürecin ABD'nin 2003'de Irak'ı işgali ile başladığını belirten Haydt, "ABD Irak'a saldırarak, her şeyi yakıp yıktı. Ama yerine bir şey koymadı. Üçe bölünen Irak, sorunlarıyla başbaşa kaldı. Bu durum bir tesadüf değildi. Şimdi ise Irak'ta o silahlarla kuşanan DAİŞ, Şengal ve Kobanê'ye saldırıyor. Çünkü Rojava'daki demokratik özerklik hem bölge hem de bölge dışındakilerin gözüne batan bir diken. Türkiye DAİŞ'in elindeki rehineleri almak için bir anlaşma yaptı. Karşılığında vagonlar dolusu silahları DAİŞ'e verdi. DAİŞ bu silahlarla şimdi Kobanê'ye saldırıyor" dedi.
Haydt, yaşanan son süreçle birlikte Almanya'da PKK yasağının da hemen kaldırılması gerektiğini de belirtti.
İki günlük programda ayrıca Kobanê ile dayanışma amacıyla bağış da toplandı.
GÜL GÜZEL/STUTTGART