Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı 2018 raporu: “Türkiye Cumhurbaşkanı aynı zamanda tüm istihbari çalışma meclisinin de yürütücü gücüdür. Birçok istihbari faaliyet diplomatik ve konsolosluk maskesi altında yürütülüyor. Bu hedefler için Almanya’da bulunan ve AKP’ye yakınlığı ile bilinen tüm şahıs ve kurumlardan yararlanılıyor.”
MAHMUT SEVEN
Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı 2018 raporunda Türk istihbarat biriminin Almanya’daki faaliyetlerini yoğunlaştırdığına dikkat çekildi. Rapora göre 8 bin MİT çalışanı var ve Alman kurumlarına sızma girişimlerinde bulunuyorlar. Yine Almanya’daki muhalifler Türk emniyetinin geliştirdiği App üzerinden ihbar ediliyor.
Almanya’nın Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı 2018 raporunu yayınladı. Türkiye istihbarat birimi MİT’in Almanya’daki faaliyetlerini yoğunlaştırdığına dikkat çekildi.
Türkiye, İran, Çin ve Rus istihbarat birimlerinin faaliyetlerine yer verilen raporda, yabancı istihbarat teşkilatlarının Almanya’daki özellikle muhalif vatandaşlarını ve orta ölçekli şirketlerin faaliyetlerini takibe aldığı belirtildi.
MİT’e ayrılan 4 sayfalık bölümde MİT’in 8 bin çalışanı olduğu, 2017 yılından itibaren cumhurbaşkanlığına bağlandığına dikkat çekildi Raporda, “Cumhurbaşkanı aynı zamanda tüm istihbari çalışma meclisinin de yürütücü gücüdür. Bu yetki ile Cumhurbaşkanı, MİT’i tümden denetlediği gibi polis, jandarma ve askeri güçleri de denetimine alıyor. MİT’in yurtdışındaki temel görevi terörist ve muhalefet yapılanmalarını deşifre etmektir. Bunun için birçok yerde legal temsilcileri vardır. Birçok istihbari faaliyet diplomatik ve konsolosluk maskesi altında yürütülüyor. Bu hedefler için Almanya’da bulunan ve AKP’e yakınlığı ile bilinen tüm şahıs ve kurumlardan yararlanılıyor” denildi.
DİTİB ve UID’nin etkisi
Raporda, Almanya’daki Ankara bağlantılı kurumların da istihbarat faaliyetleri için nüfuzlarını kullandığı belirtildi. Türk makamları en başta da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve merkezi Köln’de bulunan AKP’yi temsil eden Uluslararası Demokratlar Birliği’ni (UID/eski adıyla UETD) eskisine göre daha yoğun bir biçimde Türkiyeli gruplar üzerinde nüfuzunu artırmak için kullanıyor. Türk devletinin 20 Ocak 2018’de Efrîn’e yönelik gerçekleştirdiği işgal harekatına destek verici içeriklerin DİTİB’e bağlı camilerde çocuklara gösterildiğini belgeleyen bir video da buna örnek olarak gösterildi.
UID’nun diasporada yaşayanlar arasında düşünce ve karar mekanizmalarını etkilediği ifade edilen raporda, 2018’de ağırlıklı olarak başkanlık seçimi ve askeri darbe girişiminin 2. yıldönümü üzerine çalışma yürüttüklerine vurgu yapıldı. UID için, “2018’deki seçimlerde oy kullanan 1,4 milyon seçme hakkı olan Türk vatandaşlarının çoğunluğu birliğin çalışmaları neticesinde cumhurbaşkanına oy verdiler. Bu da onların buradaki örgütlenme potansiyelini göstermektedir” denildi.
İhbar App’i
Raporda, Türk hükümetinin ’15 Temmuz darbe girişimi’ ardından özellikle Fetullah Gülen Cemaati mensupları ve PKK’ye yönelik operasyonları arttırdığı ve bu konuda yurtdışında yaşayan vatandaşlarından şüpheli gördükleri kişi ve olayları Türk emniyet birimlerine iletmeleri çağrısında bulunduğu kaydedildi. İhbarcılığı yaygınlaştırmak için mobil uygulamalar da devreye koyuldu. Raporda bu konuyla ilgili şu ayrıntılar paylaşıldı: “15 Temmuz 2016’dan önce ihbar telefon ve mailleri hazırlanmıştı. Devlete bağlı kişiler buralara ihbarlarını yapıyor. Örneğin; PKK tarafları yada Gülen hareketinin taraftarları ispiyonlanıyor.
Eylül 2018’de ise bunlar SmartPhone App’i, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Mobil ile mobil uygulamaya dönüştürüldü. EGM, merkezi Ankara’da olup direk İçişlerine bağlıdır. Bedava olan App kullanıcılarına şikayet hakkı veriyor. Aynı zamanda kişiler hakkında bilgilerde güvenlik güçlerine veriliyor. İlgili kişiler ise bunu normal koşullarda Türkiye giriş-çıkışlarında çıkan zorluklardan anlıyor.”
Sızma denemeleri
Raporda, MİT’in Almanya’daki sızma hareketlerinin de güvenlik güçleri tarafından bilindiğine yer verilerek “Belirli şahısları belirli çalışma alanlarından kazanma yada oralara sızdırma girişimleri var. Yakın bir süreçte Berlin’de bir polis memuruna MİT ile beraber çalıştığı ve muhalefeti ispiyonladığı gerekçesiyle dava açıldı” hatırlatmasında bulunuldu.