Nisêbîn’in Marine Köyü’nde halkın kitlesel katılımıyla Bagok Dağı’na yürüyen kadınlar, “Özgürlük ateşiyim; dolaşıyor ruhum, Lice’de Rojava’da Gezi’de” pankartı ve DÖKH, KCK, PKK ve sarı, kırmızı, yeşil flamaları taşıdı. Kadınlar, “Ez çîyayê Bagok’um, devlet êrîşê pîrozî û welatê me yê qedim dike, serhildan im”, “Özgür kadın özgür toplum”, “Tecavüze kadın cinayetlerine, uyuşturucuya, fuhuşa karşı sessizliği yırt. Özgürleş“, “Ben Seyhan Doğan… 13 yaşında gözaltında kaybedildim. Dün kemiklerim bulundu. Beni kaybeden şuan belediye başkanı! Merak ediyorsanız buradayım, size söyleyeyim” ve “Ben Ahmet barışa can veriyordum. Yüksekten düşürdü beni devlet, isyandayım” yazılı dövizleri taşıdı. Kadınlar yol boyunca zılgıt ve alkışlar eşliğinde, “Biji berxwedana Rojava”, “Jin jiyan azadî”, “Têkoşîn” ve “Berxwedana HPG” sloganları attı. Kadınlar, devlet tarafından öldürülen, tecavüze uğrayan, tecavüzcülerin devlet tarafından korunan kadınların hikayelerinin yazılı olduğu önlükleri üzerlerine giydi. 


Direniş sürecek
Grup adına açıklamayı okuyan DÖKH aktivisti Zeynep Sipçik, devletin egemen sistemin dışında hiç kimseye tahammül etmediğini söyledi. Ermeni halkının soykırıma uğradığını dile getirdiği için Hrant Dink’in öldürüldüğünü ve hala katillerin korunduğunu kaydeden Sipçik, “Katillerden bir an önce hesap sorulsun. Hepimiz Hrant Dink’iz” diye konuştu. Türkiye’nin özgürleştirilmesi için Gezi Direnişi’nin yapıldığını ve bu direnişin ise dinamik bir direniş olduğunu ifade eden Sipçik, “Ancak, AKP polisi bu direnişte 7 gencimizi katletti. Bugün burada Ahmet, Ethem ve Ali İsmail’leriz” dedi. Kürt halkının, Rojava’da sömürgeci sisteme karşı direndiğini vurgulayan Sipçik, “Kürtler, erkek egemen, kapitalist devletler, Ortadoğu’da halkların üzerine çökerttiği karanlığı delecek” dedi. Özgürlük ateşinin Lîcê, Rojava ve sokaklarda yandığını kaydeden Sipçik, “Serhildan ruhuyla köy köy, mahalle mahalle ve kent kent örgütlenerek, meclislerimizi, komünlerimizi kuracağız” diye kaydetti. Tecavüzcüler, kadın katliamı, toplumun yozlaştırılması durduruluncaya kadar mücadelelerine devam edeceklerini vurgulayan Sipçik, “Rojava devrimi Kürdistan’a taşımadıkça özgürleşmeyeceğiz. Kadınların direnişi, kadınları özgürleştirinceye kadar direnişimiz devam edecektir” diye konuştu.
Yapılan açıklamanın ardından kadınlar sloganlar eşliğinden mezarlıktan ayrıldı. 


Amed’de karşılama
4 günlük yürüyüşün ardından eylemlerini noktalayan kadınlar, gecenin geç saatlerinde Amed’e döndü. Ofis semtinde bulunan AZC Plaza önünde çok sayıda kadın kurumu temsilcisi tarafından karşılanan DÖKH aktivistleri, buradan Sanat Sokağı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık “Bijî berxwedana Rojava” ve “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı. Yürüyüş ardından kısa bir açıklama yapan aktivistlerden Elif Berk, yürüyüşlerine ilişkin kısa bir bilgilendirme yaparak, yürüdükleri yol güzergahı boyunca halkın göstermiş olduğu dayanışma örneğinin 190 kilometre boyunca kendilerini ayakta tutan bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti.

DİHA/AMED