
Ablukanın kaldırılması ve mahsur kalan yaralılara almak için Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Girê Mîra Mahallesi’ndeki direniş nöbetinin 12 günü olan dün halk bir kez daha Cizre’ye yürümek istedi. Yürüyüş hazırlıkları sürerken mahallenin etrafı ve nöbet eyleminin sürdüğü Girê Mîra Halkevi devlet güçleri tarafından zırhlı araçlarla ablukaya alındı. Engellemeye rağmen yürüyüşte ısrar eden kitleye polis, gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı.
Aralarında yaşlıların da bulunduğu halk, zırhlı araçların geçişini engellemek için taşlardan barikatlar oluşturdu. “Bijî berxwedana Cizîrê“ ve “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganıyla direnen halk, devlet güçlerine taşlarla karşılık verdi; çatışma uzun süre devam etti. Çok sayıda kişi gazdan etkilenirken, bir genç ise başına isabet eden gaz bombası kapsülüyle yaralandı.
150’ye yakın gözaltı
Aralarında Özgür Gün TV çalışanları Ayşe Kara ve Eren Siverek’in de bulunduğu onlarca kişi gözaltına alındı. Mahalledeki taziye evine de baskın düzenleyen Türk güçleri, çok sayıda evi de basarak gözaltılara devam etti. Gözaltına alınarak Nezirhan Jandarma Karakolu’na götürülen 147 kişiden 50’si kimlik kontrolleri ardından serbest bırakıldı. Gazetemiz baskıya hazırlandığı sırada 97 kişinin gözaltı işlemleri devam ediyordu. Mahalledeki abluka sürerken, taziye evinin çatısına da özel harekat timleri konumlandırıldı.
Saldırı haberinin duyulması ardından mahalleye gitmek isteyenler ise polis tarafından engellendi. İHD Mardin şubesi yönetici ve üyelerinden oluşan heyetin köye girişine izin verilmedi.
Aileler de nöbette
Nusaybin’de Girê Mîra Mahallesi’nde başlatılan ve iki haftadır süren nöbete şimdiye kadar Kürdistan ve Türkiye kentlerinden farklı inanç ve halklardan temsilciler, kadın ve emek örgütleri, siyasi partiler ve aktivistler katıldı. Cizre’de bodrum katında mahsur kalan yaralılar ile cenazeleri rehin tutulan gençlerin aileleri de nöbete katılıyor. Kobanê direnişinde Suruç’ta devam eden uzun süreli nöbete katılanlar da bu direnişte yerlerini alıyor.
80 yaşındaki Anuk: Ayağa kalkma günü
İlerleyen yaşlarına rağmen nöbete katılanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Bunlardan birisi de 80 yaşındaki Sofi Ahmet Anuk. Mardin’den gelerek nöbete katılan Anuk, Cizre’deki yaralılara insanlıkdışı işkence yapıldığını belirterek, “Bu zulme karşı boğazımdan yemek geçmiyor. Bizler özgürlük, onlar kölelik diyorlar. Kürtler eski Kürtler değil, köleliği kabul etmezler. O dönemler geride kaldı” dedi. Kendisinin de 90’larda işkence gördüğünü, bu köleliği ve işkenceyi kabul etmeyeceklerini vurgulayan Anuk, “Hele bir yaz gelsin, seslerini çıkartamayacaklar. Kürtler Botan halkı için başkaldırsınlar ve yürüyüşe geçsinler. Gün Botan halkı için ayağa kalkma günüdür” diye konuştu.
Hasta eşini bırakıp katıldı
Ayine Ayhan (65) da Cizre’de yaşanan insanlık dışı kuşatmaya sessiz kalamayarak, hasta eşi ve 3 çocuğunu evde bırakarak Nusaybin’in Girê Mîra Mahallesi’ndeki direniş nöbetine katıldı. Daha önce Kobanê direnişi sürecinde Suruç’taki nöbet eylemine de katılan Ayhan, abluka kalkmadan geri dönmeyeceğini söylüyor. Siirtli olan Ayhan’ın eşi cezaevinde işkence tezgahlarından geçirildiği için hala bir çok hastalıkla boğuşuyor. 90’lı yıllara gelindiğinde asimilasyon politikaları, koruculuk dayatmaları ve köy yakmaları nedeniyle önce Alanya’ya göç eden Ayhan, burada da peşlerini bırakmayan baskılar nedeniyle Antep’e yerleşmiş. Oğlu Necmettin Ayhan ise 7 yıldır cezaevinde. Girê Mîra’na gelmeden önce hasta eşi ile üç çocuğuna bir leğen ekmek ve bir tencere yemek yapıp evden çıktığını söyleyen Ayhan, “Abluka kalkıncaya kadar burada olacağız. Ne olursa olsun mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
DİHA/MARDİN