SAFİYE ALAĞAŞ / JINNEWS/İSTANBUL

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak ve yüzde 86 engelli Mevlüde Başdaş’ın sağlık sorunlarından dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı tahliye başvurusuna 5 ay sonra ret yanıtı verildi.

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak listesinde yer alan ve yüzde 86 engelli raporu bulunan Barış Annesi Mevlüde Başdaş’ın sağlık durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Kalp, şeker, böbrek ve tansiyon hastası. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yüzde 86 engelli raporu verilmişti. Mayıs ayında rapor almak için Adli Tıp Kurumu’na (ATK) başvuruda bulunan Başdaş’a 5 ay sonra “cezaevinde kalabilir” yanıtı verildi.

Yazmak işkenceye dönüştü

 Okuma ve yazması olmayan Başdaş’ın mektup ve dilekçeleri ise aynı odada birlikte kaldığı Sibel Mustafaoğlu tarafından yazılıyor.Mektuplarını yazan Mustafaoğlu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) gönderdiği faksta birçok mektuba el konulduğunu belirterek, “Yazdığım ve el konulan mektuplardan belimi doğrultamayınca yazmak işkenceye döndü. İşin aslı yazmak istediğim çok şey var. Fakat bildiğiniz üzere elinize ulaşamayacaktır. Dağ gibi birikiyor ama nafile” dedi.

Savcılık tahliye talebini reddetti

 Mevlüde Başdaş ile ilgili son gelişmeleri yazan Mustafaoğlu, savcılığın tahliye talebini reddettiğini aktardı. Savcılığın tahliye talebinin gerekçesini aktaramayanMustafaoğlu, şunları söyledi: “Yadê Mevlüde ile ilgili son gelişmeleri yazmak istedim. 5 ay önce sağlık sorunlarından kaynaklı yapmış olduğumuz tahliye başvurusuna savcılık tarafından ret cevabı geldi. İtiraz için Anayasaya başvuru hakkımız var mı? Varsa ne temelde ya da hangi yasal dayanarak üzerinden yapabiliriz? Bu konuda lütfen en kısa zamanda bizi bilgilendirin. Mevlüde annenin buradaki durumu, yaşadığı sorun ve sıkıntılara dairde size anlatmak istediğim sayfalarca şey var. Ama maalesef ki yazamıyorum.”

Oğlu Metin Başdaş da bütün hukuki olanakları kullanıp her yere başvuracaklarını belirterek, Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) kadar gideceklerini söylemişti.