
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 8. yıldönümünde anıldı. Önceki gün mezarı başında yapılan anmanın ardından dün de Taksim'den başlayarak Dink'in katledildiği Agos gazetesinin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Taksim'deki Divan Oteli önünde toplanan onbinlerce kişi "Yüzleşin! Hrant'la, soykırımla", "1915'ten Hrant'a soykırım devam ediyor" pankartları eşliğinde yürüdü. Yürüyüş boyunca Ermenice, Kürtçe, Türkçe ve başka dillerde hazırlanmış, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" ile "Adalet halkın elleriyle gelecek", "Buradayız Ahparig/Kardeşim" yazılı dövizler ve karanfiller taşındı.
Kortejin en önünde Dink'in eşi Rakel Dink ve çocukları ile ağabeyi yer alırken, Dink ailesine, Gezi'de katledilen Berkin Elvan'ın ailesi, HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da eşlik etti. Yürüyüş kolunda Hrant Dink, Gezi şehitleri, Kobanê şehitleri Arin Mirkan, Sibel Bulut, Suphi Nejat Ağırnaslı, Serkan Tosun'un fotoğrafları da taşındı. HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü'nün de aralarında bulunduğu HDP MYK ve PM üyelerinin oluşturduğu kortej ise İstiklal Caddesi'nden yürüyüş koluna katıldı. Agos önünde toplananlar Dink'in vurulduğu yerde mumlar yakarak, karanfiller bıraktı.
Karanlık mirasınla yüzleş
Agos gazetesi önünde bu yılki konuşmayı "Hrant'ın Arkadaşları" grubu adına şair ve yazar Murathan Mungan yaptı. Agos gazetesinin penceresinden seslenen Mungan, "Hrant Dink tüm halkların eşitliğine inanmış biri olarak barışın diliyle konuşuyordu. Hrantla öldürülmek istenen bu barış diliydi" dedi. Dink'in en büyük rüyasının Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınır kapısının açılması olduğunu ifade eden Mungan, "O kapının açılması 2015'e yakışacak" dedi. Ermeni Soykırımı'nın 100. yıldönümüne girildiğini kaydeden Mungan, "Ermeni Soykırımı'nın reddi Türkiye'nin yüzyıllık yalnızlığıdır. Türkiye bu gerçeğiyle yüzleşerek bu karanlık mirasın ağırlığından kurtulmalı" diye belirtti.
Katili devlet
HDK, Dink cinayetinin 8. yılında açıklama yaparak, "Cinayetin arkasında devlet var" dedi. HDK Eş Sözcüleri imzasıyla yapılan açıklamada şöyle denildi: "Hrant Dink’i soykırım geleneğiyle siyasi suikastlar geleneğine sahip olan devlet öldürdü. Planmalar yaptı, tetikçileri ayarladı, yargı sistemini çalıştırdı, kan dökmeye doymayan medyasına propaganda yaptırdı, çeteleri Hrant Dink’in haksız bir şekilde yargılandığı mahkemelerin önüne getirdi. Bugünlerde cinayeti devletin tüm kurumları birbirine üstüne yıkmaya çalışıyor. AKP paralele, paralel AKP’ye, Genelkurmay çetelere, Erdoğan 'münferit bir olaydır' diyerek belirsizliğe yıkmaya çalışıyor. Bugün artık biliyoruz ki hepsi yalan söylüyor. Hepsi kendisini aklamaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Buna izin vermedik. 'Cinayeti çözmek namus borcumuzdur' diyen Erdoğan, Hrant Dink’in öldürülmesi sürecinde ihmali bulunan, kardeşimiz Hrant’a yönelik kampanyaya katılan, hakkında ölüm kararı anlamına gelen yargı kararlarına imza atanları, kamu görevlilerini, bırakalım yargılamayı, terfi ettirerek cinayetin üstünün örtülmesi için elinden geleni yapmıştır. Hrant Dink’i bir kaç tetikçi öldürmedi. Cinayetin arkasında devletin bütün kademelerinden unsurlar var."
Türkiye'nin ayıbı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan mesajda ise şu ifadelere yer verildi: “Kamu vicdanı, ancak adil bir yargılama ile bu cinayetin ardındaki gerçek suçluların ortaya çıkmasıyla rahatlayacaktır. Günümüz Türkiye’sinde aralarında Hrant Dink’in de bulunduğu 64 gazeteci cinayetinin tetikçi ve failleri ortaya çıkarılamamış, ülke bu ayıpla baş başa bırakılmıştır."
Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM), "Bu dava halkların vicdanında çoktan sonuçlanmıştır. Bizler Hrant’ı nasıl bir işbirliği içinde katlettiğinizi çok iyi biliyoruz! Sizin adalet oyununuza tarihin hiçbir döneminde seyirci kalmadık, kalmayacağız" derken, İHD Hrant Dink ve tüm faili meçhul cinayetlerin açığa çıkarılması için hakikat komisyonlarının kurulması gerektiğini belirtti.
HABER MERKEZİ