HPG Merkez Karargah Komutanlarından Amed Malazgirt, Zagros alanında bahardan bu yana büyük bir savaş yaşandığını belirterek, “Sırasıyla Şemzînan, Gerdiya, Mêrgê, Adil Beg, Tepe Ronahi, Xapuşkê, Oramar, Ş. Rahime alanı ve şimdi de Ertuş bölgesi. Bu bölgeler coğrafik olarak birbirine paralel olarak bağladır. Amaçları tüm bu alanlarda bize darbe vurarak stratejik noktaları ele geçirmekti. Kendilerine bir hat oluşturup sınırı kapatmayı planlıyorlar. Aslında bahardan bu yana yapılan operasyonun temel amacı da budur” dedi.  

Malazgirt, ANF’nin Türk ordusunun Çukurca ve çevresine yönelik başlattığı operasyona ilişkin sorularını yanıtladı. Malazgirt’in konuşmasının tamamı şöyle:

Türk ordusunun Çelê operasyonu 30 Ağustos akşamı savaş uçaklarının Ertuş Kalesi, Şehit Jihat ve Küçük Garê alanlarını bombardımanıyla başladı. İlk temas ise sabah saat 05.00 civarında Ş. Newal’de yaşandı. Savaş uçakları söz konusu hattı yoğun bombalamayı sürdürdü, ardından çatışmalar yayıldı. Çatışmaların şiddetlenmesi ise 1 Eylül’de Ertuş Kalesi ve Ş. Jihat’taki yakın temasla oldu. 

Düşman bizim elimizdeki stratejik alanları tank, toplarla vurmaya başladı. Ertuş Kalesi ve Ş. Jihat alanı çevresinde iç içe çatışmalar sürüyordu. Ertuş’a yerleşmeleri ardından Ş. Jihat’ı aldılar. Ardından gerillalar saldırıya geçti; Ş. Jihat’ın üst civarı ve Ertuş Kalesi civarı yeniden alındı. Burada 60 cenazeleri arkadaşlarımızın denetimine girdi. Arkadaşlar bu alanları alınca kaçan askerler de oldu. 


2 taburluk takviye

Ardından 2 taburluk özel birlik takviye edildi. Gerillalar da Ş. Jihat’ın tamamını geri almak üzere iki koldan sızma yaparak saldırıya geçti; Ş Jihat tekrar alındı. 


Yeniden savaş uçakları

Çok fazla ölüleri vardı, geri kalanlar da kaçmıştı. Asker ölülerinin görüntüleri de gerilla tarafından kayıt altına alındı. Elimizde görüntüler var. Tepenin yeniden bizim elimize geçmesi ve ölülerinin de denetimimizde kalması sonucu savaş uçaklarıyla kendi ölülerinin de olduğu, arkadaşlarımızın bulunduğu alanı vurdular. Bu saldırıda 5 arkadaşımız şehit düştü. 


Bir kademe çekildi

Çatışmalar uzun bir süre devam etti. Sonra biraz duruldu. Gerillalar tepenin bu tarafındaydı Türk güçleri de diğer tarafında. Gerilla özellikle Ş. Newal tepesi için saldırıya geçti; 10’a yakın asker öldü ve yaralıları da vardı. Çok yoğun teknik kullanılınca gerillayı bir kademe geri aldık. 


Yeniden saldırı

Esas savaşın yaşandığı bölge Ertuş Kalesi ve Ş. Jihat’tır. Stratejik ama biraz çıplak bir arazidir. Ona rağmen gerillalar kapsamlı bir hazırlıkla tekrardan saldırıya geçti. Burada 57 asker cenazesi üzerine gidildi. Çok sayıda yaralı ve kaçan asker vardı. Savaş uçakları ve Kobra helikopterler tekrar devreye konuldu. 


6 gerilla 2 gün boyunca

Kale ve Ş. Jihat çevresinde 1-4 Eylül tarihleri arasında çok şiddetli, iç içe savaş yürütüldü. Düşman ağır kayıplar verdi. Aslında düşman Ş. Newal’e ilk saldırdığında bizim orada sadece 10 arkadaşımız vardı. Onların da 4’ü görevdeydi. Yani binlerce askerin ve yoğun tekniğe karşı bizim 6 arkadaşımız iki gün boyunca savaştı. Türk devleti, 3 ölü ve 7 yaralısını açıkladığında henüz Kale ve Ş. Jihat çevresindeki yoğun çatışmalar başlamamıştı bile. 


3. günün ardından

3. günün ardından başka kollardan saldırıya gitti arkadaşlarımız. Oraya saldıran düşman askerleri anladılar ki; bu tepeyi uzun vadeli koruyamazlar. O yüzden oradaki düşman gücü çekildi. Çekilen güç Ertuş Kalesi çevresine konumlandırdı. Uçar birlikleri ise Ş. Jihat’a yönlendirdi. Çünkü orası çatışma alanının çoğunu denetim altına alabilecek bir tepedir. 

Burada arkadaşlarımız büyük bir fedakarlıkla çatıştı. Sıkı bir çatışma yaşandı ancak arkadaşlar tepeyi bırakmadı. Bizim “bir kademe geri çekilin” önerimize rağmen Mervan arkadaşın öncülüğündeki gerillalar, “hayır, geri çekilmeyeceğiz gelirlerse saldırılarını kıracağız” dedi. Sonrasında Çiçek arkadaş onlar da Mervan arkadaşların savunması için bir koldan saldırıya geçtiler. Düşmanı bir kademe gerilettiler. Sadece Ertuş Kalesi ve Ertuş boğazında düşman yer tutabilmişti kendisine. 

3. günün ardından diyebilirim ki en az 10 yerde yakın temaslı çatışmalar akşam saatlerine kadar sürdü. 


11 Eylül itibariyle durum

11 Eylül itibariyle durum şöyledir: Türk güçleri Ertuş Kalesi çevresine ve Ş. Jihat’a yerleşti. Ş. Jihat’tan Ertuş Kalesi boğazına kadarki bölümde büyük bir Türk gücü konuşlandı. 3 tank bu alana Güvenlik Tepesi dediğimiz yere de 4-5 tank  getirildi. Kendilerini koruma amacıyla geniş bir araziye yayılmış durumdalar. Etraflarında da gerilla var. Şimdilik bekleyiş var. Ağır kayıplar verdiler, özel kuvvetleri de dahil ve durum değerlendirmesi yapıyorlar. Teknikleri olmasaydı bir adım dahi ileri gidemezlerdi. 


Gerillanın kaybı 188 mi?

O alanın bütününde o kadar gerilla yok. Türk devleti de bunu biliyor. 2 arkadaşımız şehit düşüyor, 20 asker ölüyor. Türk devletinin açıklaması “20 öldürdük 2 askerimiz öldü!” şeklinde oluyor. Mesela Xapuşke’de 1 gerilla şehit düşmüştü ama 19 asker canezesinin üzerine gidildi. Türk devlet basını 19 kaybımız olduğunu, 1 askerin de öldüğünü yazdı. Yabancısı olmadığımız psikolojik savaş tarzıdır.

Tabii ki kayıplarımız da oldu. Göğüs göğüse çatışmada 17 arkadaşımız şehit düşmüştür. Operasyonun başından bu yana yapılan diğer saldırılarda ise 21 arkadaşımız şehit düşmüştür. Ve toplam yaralı sayımız da 9’dur. Tabi bu kayıplar bizim açımızdan fazladır. Ertuş alanı çok geniş bir araziye sahiptir ve şimdiye kadar sadece Ş. Jihat ellerindedir. Kendisine bunu büyük bir başarı sayıyor! Bir tepedir, ki zaten daha önce de onların elindeydi. Kaldı ki tepenin çevresi arkadaşlarımızın çemberindedir. 

Genelkurmay’ın abartılı açıklaması, kendi askerlerinin çok fazla ölmesi itibariyle yapılmıştır. 64 asker sadece ilk günlerin sonuçları. Ayrıca 72 asker de başka kollarda öldürüldü. Arkadaşlarımızın çektiği görüntüler de vardı. Yani sayıyı biz yaklaşık olarak söylüyoruz. Daha fazla da olabilir. Ayrıca cenazelerini bırakıp kaçtılar. Savaş uçakları da gelip cenazelerle birlikte arkadaşlarımızı vurdu. O zaman birkaç arkadaşımız şehit düştü. 


Savaşın seyri ne olacak

Bu savaş boyutlanacaktır. Zaten onlar da biz de ona göre hazırlık yapıyoruz. Kendi aramızda tartışıyoruz, durum değerlendirmesi yapıyoruz. Düşmanın da bu yönlü bir duruşu var. 

Şimdi 4-5 tane insansız hava aracı 24 saat boyunca alan üzerindedir. 6-7 savaş uçağı da sürekli bombardıman yapıyor. Bu tekniğe rağmen arkadaşlarımız, eylemler yaparak darbeler vuruyor. Bu savaş Ertuş’la sınırlı kalmayacak. 


Amaçları nedir?

Zagros alanında bahardan bu yana büyük bir savaş yaşanıyor ve düşman büyük bir darbe yedi. Sırasıyla Şemzînan, Gerdiya, Mêrgê, Adil Beg, Tepe Ronahi, Xapuşkê, Oramar, Ş. Rahime alanı ve şimdi de Ertuş bölgesi. Bu bölgeler coğrafik olarak birbirine paralel olarak bağladır. Amaçları tüm bu alanlarda bize darbe vurarak stratejik noktaları ele geçirmekti. Kendilerine bir hat oluşturup sınırı kapatmayı planlıyorlar. Aslında bahardan bu yana yapılan operasyonun temel amacı da budur. 

Daha büyük operasyon hazırlıkları da vardır. Zaten Şemzînan’da bir haftadır operasyon var. 10 günden fazladır Gerdiya alanı özellikle Mergê, Ronahi Tepesi ve Xapuşkê’de operasyon var. Ertuş operasyonunu nalattım. Çarçella ve Herkî’de hava saldırıları sürüyor. Başlayan operasyon genişleyebilir. Yani Şemzînan, Gever/Oremar hattı Çarçella’ya kadar; Herkî hattı Gerdiye kadar operasyon alanlarıdır. Sert bir şekilde çatışmalar yürüyecektir. Son durum budur. 



İşbirlikçilere düşman muamelesi

Açık söylüyorum; savaşın boyutları değişecek. Özellikle de Zagros alanında yürüteceğimiz savaşta değer yargılarımızla oynayan; Kürt olup ama Kürdistan’a ihanet edenler, AKP ile birlikte hareket edenler hepsi hedeflerimiz arasındadır. Öldürülürlerse sorumlusu biz değiliz. Çünkü AKP’den daha beter kötülük yapıyorlar. Çete ve kontralar operasyonlarda yerini alıyor. Bunlar da hedefimizdir. Zagros alanında AKP kurumları ve yanında yer alan Kürt olsa dahi hepsi hedefimizdedir. Hem dağda hem de şehirde ve ovada. 

Mesela belediyelere getirdikleri kontra tipler de hedefimizdir. Zagros mıntıkası genelinde bundan sonra üst düzey bir savaş yürütülecektir. Bedelleri belki ağır olabilir ama düşman tarafına da büyük bedeller ödetilecektir. Bu çok nettir. 


Burunlarından fitil fitil getirilecek

Basına çıkan Kürt halkına, Kürt hareketine saldırıp küfür ediyor. Bunu da kendine hak görüyor. Bu sözlerin sahiplerinin hepsinin burnundan fitil fitil getireceğiz. Savaş tarzımızı bunlara karşı gözden geçireceğiz. Mikrofon kime uzatılıyorsa hakaret etmek marifet midir? Özellikle de Kürt diye geçinen insanlarımızın, Kürt halkının kanı üzerinden AKP’den para alanlar ve bize hakaret edenlerin hepsi bunun hesabını verecek. Şimdi bu sözleri söylüyorum ve bunun pratiği de hayata geçirilecektir!

Halkımızın, Kürdistan’ın, PKK’nin değer yargılarına hakaret edenler bunun hesapsız kalmayacağını bilmeliler. Özellikle de AKP işbirlikçisi alçak Kürtler, Zagros alanı başta olmak üzere Kürdistan genelinde bunlardan hesap sorulacaktır. 

İkincisi; kim güvenlik yolları, yani karakol ve tepelerin yapımının ihalesini alır, çalışırsa bizim hedeflerimiz arasındadır.

Kürtlerse ve dostlarsa geri çekilmelidirler. Aksi taktirde hedef olacaklardı.



Şehitlerin kahramanlığı

Ertuş’ta şehit düşen her gerilla büyük bir direniş sergileyerek şehit düştü. Bazıları operasyon başlayınca görevlerinden dönerek direk savaşın içerisine girdi. Mesela Heval Mervan, 2 gece uzaklıktaydı, geldi ve küçük bir grupla hiç durmadan Ş. Jihat’a geçerek orayı aldı. Kale boğazına kadar ilerledi. Çiçek arkadaş da farklı bir koldaydı, bayağı kayıp da verdirdiler düşmana. Mervan arkadaş cephane takviyesi istedi. Çiçek grubuyla birlikte önünü temizleye temizleye Mervan arkadaşa yetişti ve birlikte bir hat oluşturup düşmana saldırdılar. Düşmanın esas kaybı da bu saldırılarda oldu. Çatışmalarda da şehit düşmediler. Düşmanı gerilettiler ardından savaş uçaklarının saldırısı oldu. Aslında yaralı ve ölü askerlerin yakınındaydılar ama düşmanın kendi askerlerinin bulunduğu alanı vurdu. Çiçekler bir kademe geri çekilirken yapılan hava saldırısında şehit düştüler. Bazı arkadaşlar da bu direnişi görünce izinsiz olarak, o alanın gücü olmadıkları halde dahil olmuşlar. Daha sonra cihazdan öğrendik. Ve bir kısmını bir kademe geri çekebildik. 


 ARGEŞ SERHAT/BEHDİNAN