Tam 20 yıl geçti. Geçen zamana rağmen faillerin ortaya çıkarılması için adım atılmazken hemen hemen her hafta üst üste kayıp ve faili meçhul dosyalarının zaman aşımı nedeniyle kapatıldığı haberleri düşüyor.
Kayıp ve faili meçhul soruşturmalarının etkin bir şekilde yürütülmediği hepimizin bildiği bir gerçek. Halen binlerce kişinin akıbeti belirsizliğini korurken suçluların cezalandırılması konusunda savcılar-hakimler pek de girişken değil.
Batılı ülkelerde halen 90 yaşını devirmiş Naziler hakim karşısına çıkarılırken sayısız faili meçhulden sorumlu yetkililer etkin bir şekilde soruşturulmuyor bile.
Arjantin’de kirli savaş dönemi konusundaki ilk yargılamalar cuntanın üzerinden 30 sene geçmesinin ardından gelmişti. El Salvador ve Nikaragua’da da aynı şekilde. Bu ülkelerde cinayet ve kayıp durumlarında açılan soruşturmalar zaman aşımına uğramıyor.
Bundan 20 sene önce işkence yapan, kaçırarak adam öldüren, cinayetler işleyenlerin halen toplum içinde olması kimseyi rahatsız etmiyor mu?
Anlaşılan pek değil.
***
Mardinli Mahir Ökmen de bunlardan biri. 1995 yazında Savur’da köyden karakola çağrılıyor ve gözaltında 16 gün kalıyor. Savcılığa çıkarılan ve serbest bırakılan Ökmen adliye çıkışında sivil giyimli kişiler tarafından kaçırıldı. O günden bu güne de kendisinden hiçbir haber alınamadı.
Ökmen kaybedildiği tarihte 1 yaşında olan oğlu bugün 20 yaşında. Babasını hiç tanımadı.
Ökmen’in dosyası da yeni delil ve ifadeler ortaya çıkmazsa pek yakında zaman aşımına uğrayacak.
***
İşkence ve insanlığa karşı işlenen suçlar için Türkiye’de zaman aşımı 2013 yılında kaldırıldı. Ancak bu düzenleme sadece 2013 sonrası işlenen suçlar için geçerli. Düzenleme bu şekliyle Kürdistan’daki faili meçhullerin tümünün aklanmasından başka bir şey değil.
Örneğin Mehmet Ağar şu anda sadece aklanıyor. Susurluk davası soruşturmasından ceza aldığı için benzeri suçlarla kendisini yargılamak da mümkün olmayacak.
***
Kayıplar ve hakikatlerin ortaya çıkarılması barış görüşmelerinin olmazsa olmazlarından biri. Bugün yüzlerce Kürt, Türk genci kayıp, binlercesi de faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş durumda. Onların akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve suçluların cezalandırılması barış sürecinin garantilerinden biridir.
Bu davalar açık görülmesi ve iyi işlenmesi gereken gelişmeler. Özellikle Türk halkı, Kürtlerin savaş sürecinde karşı karşıya kaldığı işkenceler ve uygulamalar bu davalarda çok daha yakından görebilecek.
Bir anlamda Kürtlere yapılan tarihi haksızlığın hikayesi işte bu kayıp insanların hikayesiyle en iyi özetlenebilir.
Devlet halen bu soruna ciddi bir şekilde eğilmiyorsa barış sürecinde açık bir samimiyetten bahsetmemiz çok mümkün olmayacak.
Zamanaşımı meselesi
1993-94 yılları Kürt bölgesinde 30 senelik ordu-PKK çatışmasının en kanlı dönemine sahne olmuştu. Bu dönemde aynı zamanda faili meçhuller ve kayıplar da büyük artış göstermişti.