
Derginin ‘Anlatılan Senin Hikayendir’ başlığıyla çıkan editör yazısında, modernitenin ortaya çıkış koşulları ile birlikte günümüzdeki eşitsizliklerin kaynağı haline nasıl geldiği ele alınıyor. Dergide anti-kapitalist Müslümanları destekleyen R. İhsan Eliaçık ile “Siyasal İslam’ın Kapitalist Modernite Algısı” üzerine yapılan röportaj, Ali Fırat’ın “Pozitivizm Çağdaş Putçuluktur”, Aydın Söğüt’ün “Kapitalist Modernite ile Hesaplaşan Halk: Kürtler” ile Fadile Yıldırım’ın “Kadın Mücadelesi, Ulus-Devlet ve Demokratik Ulus” yazıları dikkat çekiyor.
Kapitalizm iftar sofralarında
İslamiyet ve kapitalizm, islamiyet ve demokrasi arasında var olan gerilimi; demeçleri, yazıları ve kitaplarında irdeleyen R. İhsan Eliaçık ropörtajda da devletin Türkiye’de yaşayan farklı kültürleri içinde barındıran adalet devleti olması gerektiğini belirtiyor. Eliaçık, çokça tartışılan bir kavrama da açıklık getiriyor. Kamuoyunda ifade edilen islam sosyalizmi yerine daha çok sosyal islamın savunduğunu ifade ediyor. Ropörtajda islamın yoksul ve ezilenlerin savuncusu olması gerektiğini de söyleyen Eliaçık, kapitalizmin şimdiki iktidar tarafından bu coğrafyanın en ücra köşelerine, iftar sofralarına kadar sokulduğunu da vurguluyor.
Kutsal ideoloji pozitivizm
Ali Fırat, “Pozitivizm Çağdaş Putçuluktur” başlıklı yazısında pozitivizm eleştirisi yapıyor. Pozitivizm ile gerçekleşeninin sosyalizm değil küresel kapitalizm olduğunu tezleyen Fırat, kapitalizmin kutsal ideolojisinin pozitivizm olduğuna değiniyor. Pozitivizmin, bilimcilik kılıfı ile tarihin en putperest düşünsel akımı olduğunun altını çizen Fırat, görünürde laik ve dünyevi olduğunu özde ise dinci ve hayalperest olduğunu vurguluyor. Pozitivizmin, toplumsal gerçeklik ile fiziksel gerçekliği bir tuttuğunun kritiğinin yapıldığı yazıda Fırat, bu mekanik yaklaşımın bilim adına çok yanlış sonuçlar doğurduğunu da kaydediyor.
Kürt devrimi zorunlu
Dergide Ortadoğu’da gerçekleşen devrimlerinin en önemli öncülerinden olan Kürtlerin modernite ile olan ilişkisi de ele alınıyor. Aydın Söğüt, “Kapitalist Modernite ile Hesaplaşan Halk: Kürtler” adlı yazısında Ortadoğu'daki açmazların Kürt devrimini zorunlu hale getirdiğini ifade ediyor. Fadile Yıldırım’ın “Kadın Mücadelesi, Ulus-Devlet ve Demokratik Ulus” adlı yazısı ise insanlık tarihinde kadının köleleştirilmesi ile sonrasındaki mücadelesini ele alıyor. İlk sömürge ve köleliğin kadının köleliği üzerinden geliştiğinin altını çizen Yıldırım, bu köleliğin toplumsal forma kavuşmasının da modernizmin icadı olan ulusla gerçekleştiğini kaydediyor.
Farklı yönlerle modernite eleştirisi
Kapitalist modernitenin farklı yönleriyle ele alındığı diğer yazılar ise şunlar: Metin Yamalak-Ergin Atabey: “I.Wallerstein ve A.Gunter Frank’ın Dünya Sitemi Analizi ve A.Öcalan’ın Merkezi Uygarlık Kuramı”, M. Sabri Yakut: “Anthony Giddens’in Kapitalist Modernite Anlayışı ve Eleştirisi”, Mesut Yurtsever: “Nietzsche’nin Modernite Algısı: Kirli Nehire Karşı Deniz Olmak”, Ayhan Bilgen: “Din Milliyetçilik İlişkisi: Sos mu Panzehir mi?”, Sercan Aydın: “Bir Modernite Masalı: Yüzükteki İktidar”, Ferhat Çiçek: “Kapitalist Modernite’nin Resmi İdeolojisi: Liberalizm”, Dr. Eser Sağlam: “Kapitalist Modernite Döneminde Kültür ve Ahlakın Başlıca Özellikleri”, Zeynel Günaydın: “Uygarlık-Demokratik Uygarlık, Modernite-Demokratik Modernite”, Suat Gökalp: “Kürtler Açısından Türkiye’de Sınıf Mücadelesi ve Ulusal Sorun İlişkisi”, Özgür Yıldız: “Zorbalı ve Yalana Dayalı Düzene Karşı Özgürlük ve Adalete Dayanan Düzenin Direnişi”.
KÜLTÜR SERVİSİ