Zap, Avaşîn, Metîna direnişinin ilk sonuçları

Forum Haberleri —

.

.

  • Zap, Avaşîn, Metîna gerillası AKP-MHP faşist iktidarının, soykırımcı TC’nin 2023 yılı hedeflerini şimdiden yerle bir etti. Savaştan yenilgiyle çıkmış, hüsrana uğramış AKP-MHP iktidarına ömrünün sonunu gösterdi.
  • 8 aylık varlık ve özgürlük savaşı, TC’yi ekonomik olarak adeta çökertti. Daha önce merminin ne kadar olduğunu soran faşist şef Erdoğan’ın yerini, şimdi her bir bombanın fiyatının ne kadar olduğunu soran çapsız yardımcısı aldı.
  • Kürt’ün varlığını ve özgürlüğe yürümesini mümkün kılan ve fedailerin yürüttüğü bu büyük savaş; TC’nin içteki her şeyini, tüm dış politikasını, dolayısıyla hegemonik güçlerle ilişkilerini ve bölgesel gelişmelerin tümünü önemli ölçüde etkiledi çoğunlukla da belirledi.

İSA TAŞÇI
AKP-MHP faşizmi Bakûr ve Türkiye’de artık savaşın bittiğini, güvenliğin sağlandığını, Kurdistan ve Türkiye’ye huzurun geldiğini propaganda ederek artık dış seferler zamanının geldiğini yıl boyunca pompaladı. Buna göre, bölgesel ve giderek de küresel güç haline gelmeye başlayan TC’nin ve onun ‘kahraman’ askerinin önünde kimsenin durmaya gücü yoktu ve ‘bir gece ansızın’ gidilen her yer çok kısa bir sürede alınabilecekti. Bu ruhu ulusal duygularını istismar ettiği Türkiye toplumuna aşılamak için de tamamen Erdoğan - Bahçeli ikilisinin uydurması olan bir tarih yazımına dayalı film ve diziler ardı sıra geldi. 

İşte bu ruh hali içinde AKP-MHP faşizmi 14 Nisan’da Zap, Avaşîn ve Metîna’ya yönelik zafer tamtamlarıyla işgal saldırısı başlattı.
Faşist bir ruhla sanal dünyada yapılan planlamaya göre, NATO’dan devşirilen ileri teknikle birkaç haftada Medya Savunma Alanları alınacak, Kurdistan özgürlük gerillası ezilerek Kürt Özgürlük Hareketi etkisizleştirilecek, ardından ise Rojava’ya girilerek Bahçeli’nin yol göstericiliğinde ‘taş üstünde taş, gövde üstünde baş’ bırakılmayacaktı. Böylelikle Cumhuriyetin ikinci yüzyılına yani 2023’e 100 yıllık Kürt soykırımı başarılmış olarak girilecekti. 14 Nisan ile başlayan Medya Savunma Alanları’nı işgal saldırısının hedefi tam olarak böyleydi.

Şimdi birkaç hafta olarak düşünülen ‘savaş’ demeye dillerinin varmadığı, ’düşük yoğunluklu çatışma’ olarak tanımladıkları şeyin 9. Ayına girildi. Merak edenler, bir vuruşta en az 7 kişiyi devireceğini düşünen Türk ordusunun Zap, Avaşîn, Metîna savaşında verdiği kayıpların bilançosunu HPG’nin 14 Aralık tarihli açıklamasında bulabilir.

Tabi bu faşist iktidar ve kendisini onun havasına kaptıranlar şimdi birkaç haftalık planlamaya ne olduğunu sormakta ve birbirini suçlamaktadır. Binlerce askerin ölüsünü; süpürüldükleri, ardına bakmadan kaçmak zorunda oldukları tepeleri gördükçe, gerçek dünyaya Türk savaş bakanının tedirgin yüz ifadesiyle uyandılar. 2022 yılı boyunca kendini soykırımcı hayallere kaptıranlar şimdi ecel terleri döküyor.

Hiç kuşku yok ki 14 Nisan ile başlayan işgal saldırısının AKP-MHP faşist iktidarının hezimetiyle sonuçlanması, saldırının azlığından değil, Kürt özgürlük gerillasının fedai çizgide yürüttüğü büyük özgürlük savaşından oldu. Ancak ve ancak fedai çizgide yürütülebilecek ve gerçekten de fedailerin yürüttüğü büyük gerilla direnişi bu sonucu doğurdu.

Zap, Avaşîn, Metîna gerillası AKP-MHP faşist iktidarının, soykırımcı TC’nin 2023 yılı hedeflerini şimdiden yerle bir etti. Savaştan yenilgiyle çıkmış, hüsrana uğramış AKP-MHP iktidarına ömrünün sonunu gösterdi.

8 aylık varlık ve özgürlük savaşı, TC’yi ekonomik olarak adeta çökertti. Daha önce merminin ne kadar olduğunu soran faşist şef Erdoğan’ın yerini, şimdi her bir bombanın fiyatının ne kadar olduğunu soran çapsız yardımcısı aldı. Böylelikle TC’nin yaşadığı ekonomik çöküntünün nedeninin söz konusu savaş olduğunu itiraf etmiş oldular.

Zap, Avaşîn, Metîna direnişini kıramayan AKP-MHP faşizmi Rojava’yı işgal edecek faşist sürüyü denkleştiremedi ve Rojava’yı işgal planı kursağında kaldı. Bu defa da soykırıma uğratmak istediği Kürtler karşısında büyük kaybetmemek için daha önce Kürtlere saldırtmak ve Suriye rejimini devirmede kullanmak istediği devşirme çetelerini kurban etme pahasına ‘Esed’ diye aşağıladığı Esad ile görüşmek için kırk takla atar hale geldi. İşte Zap, Avaşîn, Metîna’daki özgürlük gerillasının direnişi soykırımcı TC’nin Suriye politikasını böyle değiştirdi.

Direniş TC’nin Irak’taki tüm hesaplarını da bozdu. Yıl boyunca işbirlikçi ihanetçilik ve hegemonik güçlerin verdiği destekle ve kimyasal silahlarla, termobarik ve taktik nükleer bombalarla işlediği suçları gizleyebilen TC, Perex’de katlettiği insanları gizleyemeyince Irak hükümeti tarafından BM’ye şikayet edildi. Gerilla direnişi karşısında istediğini alamayınca Irak üzerinde de yeterli etkiyi oluşturamadı ve bu Irak’taki iktidar değişimine de etki etti. Irak’ta TC ve KDP’nin istemediği bir hükümet kurulurken; KDP ise TC ile içine girdiği ihanetçi tutumdan dolayı daha fazla teşhir oldu ve zamanı gelmesine rağmen seçim yapamaz hale geldi.

Fedai çizgide ve kadın özgürlük gerillasının öncülüğündeki büyük savaş Rojhılat’ı da etkiledi ve Jîna Amînî’nin ahlaksızlık polisleri tarafından katledilmesi Rojhılat’ta ve İran’da 3 ayı aşkındır süren kadın öncülüğünde bir toplumsal devrimi getirdi. 

Kısacası Kürt’ün varlığını ve özgürlüğe yürümesini mümkün kılan ve fedailerin yürüttüğü bu büyük savaş; TC’nin içteki her şeyini, tüm dış politikasını, dolayısıyla hegemonik güçlerle ilişkilerini ve bölgesel gelişmelerin tümünü önemli ölçüde etkiledi çoğunlukla da belirledi.

Soykırım koşullarında olunmasına rağmen, Kürtler açısından silahlı mücadelenin zamanının dolduğunu söyleyenlerin Kürt varlık ve özgürlük savaşının sonuçlarına bir de bu açıdan bakmaları gerekir. O zaman  görülecektir ki böylesi bir talep, sadece ve sadece sömürgeci soykırımcı rejimi kurtarmaya ve Kürt soykırımının sürdürülmesine yarar… 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.