
2007 yılında bir araya gelerek, "Ze Tije" isimli müzik grubunu oluşturan beş arkadaş, kiraladıkları bir evin çatı katında yaptıkları şarkılardan oluşan "Yanlışımız var" adlı albümlerini çıkardı. 4' ü derleme olmak üzere 9 parçadan ve 2 bölümden oluşan albüm için 18 Ocak'ta Şişli Kent Kültür Merkezi'nde tanıtım konseri verecek olan grup, uzun ve zahmetli bir emek sonucunda çıkardıkları albümün verdiği mutluluğu paylaştı. Daha önceleri 20-30 kişilik gruplara konserler verdiklerini belirten grubun akustik gitarcısı ve aynı zamanda vokalisti Ali Doğan Gönültaş, önceleri kilamlar, stranlar, tekerlemeler ve hikayeler derlediklerini belirterek, "Sonra bunları bir şekilde bir yerlere kaydetmek gerektiğini düşündük. Aksi halde kaybolup anlam boşluğu yaratacağını düşündük" diye anlattı.
Neden 'Yanlışımız var'
Bir buçuk yıl önce albüm yapma fikrinin ortaya çıktığını belirten Gönültaş, "Bu albümde yanlışlarımız üzerine ortaya çıktık. Bu yüzden albümün adına 'Yanlışımız var' dedik. Yaşadığımız hayatın yanılsamalı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü insan olmanın, doğayla yabancılaşma olduğunu düşünüyoruz" dedi. Albüm ile geldikleri noktada "ne kadar biziz"i tartışmak istediklerini ifade eden Gönültaş, " Sözlerimiz, bir başkasının sözleri, bakışlarımız, bir başkasının bakışları artık ikinci el bir durumda olduğumuzu anladık. 3' üncü ve 4'üncü el olmadan bir söylemle kendimize 'Yanlışımız var' deyip, bunu baştan ortaya koymak istedik" diye konuştu.
'Tutku' ve 'Yabancı'
Albümün Tutku ve Yabancı olmak üzere 2 bölümden meydana geldiğini söyleyen Gönültaş, birinci bölümün "Tutku" olduğunu ve bu bölümde yerleşik Kürt müziğinin daha baskın olduğunu dile getirdi. Söylem ve teknik olarak da bu bölümün daha anlaşılır bir bölüm olduğunu söyleyen Gönültaş, "İlk bölüm aynı zamanda bir aşk hikayesi, ilk görüş, iletişim, ilk birliktelik, ayrılık ve ölüm temaları da ilk bölümde varlık gösteriyor" diye anlattı. İkinci bölüm olan "Yabancı" da ise, ilk bölümle olan yabancılaşmadan bahsedildiğini aktaran Gönültaş, "Aslında bu birazda kendi bilinç dünyamızın durumu. Burada da iletişimsizlik, yalnızlık, anlam arayışı ve temelde ölüm üzerine sorular sorduk. Amacımız bu konuda söz söylemekti" dedi.
Bir belgesel gibi
Gönültaş, yaptıkları işi "el yapımı" olarak niteleyerek, "8 yılda beklenen bir albümü yapmaya çalıştık, piyasanın ve kendi kitlemizin beklediği bir şeyi yapmaya çalıştık. Bir belgesel gibi kendi sürecimizi biraz işleyerek gitmeye çalıştık. Ev konserleri olan 20-30 kişilik dar bir kitlenin olduğu konserler vermeye çalıştık. Kayıtlarımızı kendimiz yaptık. Bir evimiz var çatı katımız var kendi ekipmanlarımız ve kendi imkanlarımız doğrultusunda bir albüm yapmaya çalıştık" diye anlattı.
'Çiroka Zeki'ye söz yazdık
"Bu bizim hikayemiz" diyen Gönültaş, albümün aynı zamanda başkalarının da hikayesi olduğunu ve hikayeyi müzikle anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Gönültaş, "Albümde 3 ezgi derlemeden meydana geliyor. Derlemelerden biri, Bingöl'de 1980'li yıllarda gerilla faaliyetleri yürüten bir kişinin hikayesi olan 'Çiroka Zeki'ye söz yazdık. Albümde geriye kalan ezgiler bestelerimizden oluşuyor" ifadesinde bulundu.
18 Ocak' ta Şişli Kent Kültür Merkezi'nde albümün tanıtım konserinin düzenleneceği bilgisini veren Gönültaş, konserde hem albümde yer alan, hem de yer almayan parçalar seslendireceklerini belirtti.
SİNAN TUNÇDEMİR/DİHA/İSTANBUL